Geri Dön

Üremik kemik hastalığının türünün belirlenmesinde serum prolidaz aktivitesi ve insülin benzeri büyüme faktörünün (IGF-I) değeri

The role of insüline like growth factors (IGF-I) and serum prolidase activity in determining the type of uremic bone disease

  1. Tez No: 142352
  2. Yazar: MUAMMER KARA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. T. RIFKI EVRENKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Kronik böbrek yetmezliği (KBY), çeşitli hastalıklara bağlı olarak gelişen, nefronlann ilerleyici ve düzelmesi mümkün olmayan kaybı ile karakterize bir sendromdur. Kemikte, böbrek yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu bozukluklar genel olarak üremik kemik hastalığı (ÜKH) başlığı altında toplanmıştır (1). Bu çalışmada, son dönem böbrek yetmezliği (SDBY)'nde karşılaşılan ÜKH türünü belirlemede, invazif ve pahalı yöntemler yerine, kemik metabolizmasının biyokimyasal belirteçlerinin değerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bunun için serum prolidaz aktivitesi ve insülin benzeri büyüme faktörünün (IGF-I) serum düzeylerinin tespit edilerek, bu değerlerin değişik çalışmalarla ortaya konmuş diğer biyokimyasal belirteçlerle karşılaştırılması planlanmıştır. Bu çalışma, 28 HD, 16 PD (19 Kadın, 25 Erkek, ortalama yaş: 56,8 ± 15.6) hastası olmak üzere, toplam 44 SDBY hastasında yapılmıştır. Kontrol grubu olarak, 33 postmenapozal kadın (ort yaş: 56,5 ± 7,0) alındı. Hastalar RRT türüne bakılmaksızın, serum bAP düzeyleri temel alınarak üç gruba ayrılmıştır. bAP>20 ng/ml (yaklaşk 77 U/l) olan hastalarda YKH (n=18, ortalama yaş: 58,3 ± 13,); serum bAP düzeyleri < 50 U/L olan hastalarda DKH (n=14, ortalama yaş: 59,0 ± 15,9) (85,87) ve serum bAP düzeyi belirtilen iki değer arasında olan hastalarda da normal döngülü kemik hastalığı (n=12, ortalama yaş: 51,9 ± 18,7) olduğuna karar verilmiştir. Hastaların IGF-I değerleri, kontrol grubuna göre, ileri derecede anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (P<0,001). UKH türüne göre yapılan karşılaştırmalarda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir (P>0,05). Bu bulgular, serum IGF-I düzeyinin, tek başına ÜKH'nın türünün belirlenmesinde tanısal bir belirteç olmadığını; diğer IGF VE IGFBP'lerle birlikte değerlendirildiğinde tanısal yetkinliği arttırabileceğini düşündürmüştür. Hastaların serum prolidaz düzeyleri herhangi bir değişkenle ilişkili bulunmamıştır. ÜKH türlerine göre yapılan karşılaştırmalarda, gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır (P>0,05). Prolidaz aktivitesinin vücutta en fazla olduğu dokunun böbrek dokusu olduğu gösterilmiştir (38). Çalışmamızda yer alan SDBY hastalarının işlev gören böbrek dokuları çok düşük rniktardadır. Bu nedenle, SDBY hastalarında serum prolidaz değerlerinin ÜKH türünün belirlenmesinde tanısal olmadığı sonucuna varılmıştır. 46

Özet (Çeviri)

SUMMARY THE ROLE OF INSULIN LIKE GROWTH FACTOR (IGF-I) AND SERUM PROLIDASE ACTIVITY IN DETERMINING THE TYPE OF UREMIC BONE DISEASE Chronic renal failure (CRF) is the progressive and irreversible degeneration of the nephrons and can be secondary to several diseases. The bone damage secondary to CRF is summarized as uremic bone disease (UBD). In this study the type of UBD was aimed to be determined by use of the biochemical markers of the bone metabolism, instead of invasive and expensive methods. For this purpose, we planned to determine the serum prolidase and insulin like growth factor (IGF-I) levels, and then to compare the results with the other biochemical markers found by several other studies. This study was performed on 44 patients with end stage renal failure of whom 28 were on hemodialysis and 16 were on peritoneal dialysis. There were 19 female and 25 male patients and the average age of the patients was 56.8± 15.6 years. The control group was consisted of 33 postmenopausal females (average age, 56,5 ± 7,0 years). Regardless with the RRT type, the patients were divided to three groups according to serum bone alkaline phosphatase (bAP) levels. The patients whose bAP levels waf£20 ng/ml (approximately 77 U/l) were accepted as having high-turnover UBD (n=18, average age 58,3 ±13 years), the patients whose bAP levels was< 50 U/L accepted as having low -turnover UBD (n=14, average age 59,0 ± 15,9 years), and the patients whose bAP levels was between these two values were accepted as having bone disease with normal turnover (n=12, average age 51,9 ± 18,7 years). The IGF-I levels of the patients were significantly higher than those of the control groups (p<0,001). When the type of the uremic disease considered there was no statistical significance between the groups (p>0,05). These findings suggest that when considered separately serum IGF-I level is not a diagnostic marker of UBD but when considered with other IGF and IGFBP, the diagnostic value of IGF-I level could be increased. The serum prolidase levels of the patients were found to have no relationships with the variables. There was no statistical significance when the types of the UBD were compared. (p>0,05). The most prolidase-rich tissue of the human body is the kidney and there is almost no functional kidney tissue in the patients with end-stage renal failure. This was thought to be the reason of the similar serum prolidase results in patients with high and low-turnover UBD. 47

Benzer Tezler

  1. İncir işletmelerinde açığa çıkan hurda incirlerin tek hücre proteini üretiminde substrat olarak kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA OKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KARAPINAR

  2. Türkiye'de yonga levha endüstrisi sorunları ve çözüm yolları

    Die spanplatten indüstrie in der Türkei ihre probleme und lösungsmöglichkeiten

    ABDİ EKİZOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. METİN ÖZDÖNMEZ

  3. Ayçiçeği tablalarından pektin eldesine pektin kalitesini etkileyen faktörler ve konu ile ilgili teknolojik öneriler

    The Factors effecting the quality of pectin in the production of sunflower head pectin and the evaluation of the related technological problems

    E.ÖZGÜL EVRANUZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. İHSAN ÇATALTAŞ

  4. Türkiye'nin ekonomik gelişmesinde tarımın parasal sorunları ve tarımsal kredi uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    AHMET CEMAL SİVASLIGİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiCumhuriyet Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

  5. İşçilik maliyetleri muhasebesi ve Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Ankara makina fabrikası uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    GÖKHAN ÖZER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İşletmeGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. KAMİL BÜYÜKMİRZA