A model-based test generation approach for agile software product lines
Çevik yazılım ürün hatları için bir model-tabanlı test üretim yaklaşımı
- Tez No: 631049
- Danışmanlar: DOÇ. DR. TUĞKAN TUĞLULAR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrol, Computer Engineering and Computer Science and Control
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2020
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Bilgisayar Mühendisliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Yazılım ürünleri geliştirilmesinde, kaliteli ve hızlı bir şekilde ürün geliştirebilmek, ürünlerden beklenen işlevselliği elde etmek kadar önemlidir. Yüksek kaliteli yazılım ürünleri, müşteri memnuniyetini artırırken dağıtım sonrası maliyetleri azaltır. Günümüzde, yazılım ürünlerinin alıcıları, sadece yüksek kaliteli değil, aynı zamanda ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen ürünleri de beklemektedir. Bu nedenle, ürün yapılandırılabilirliği, ensdütriyel anlamda daha önemli hale gelmiştir. Yazılım üretiminin, bu yapılandırılabilir geliştirme sürecine uyum sağlaması gerekmektedir. Yazılım ürün hattı (YÜH), belirli bir alana ait yazılım ürünlerinin, yüksek kaliteli bir şekilde ve daha hızlı geliştirilmesini amaçlayan bir paradigmadır. Bu tez, yazılım ürün hatlarında kalite güvencesi üzerine yoğunlaşmakta ve mevcut test paydaşlarını yeniden kullanmayı amaçlayan, tam test sırası birleştirme ve artırımlı test sırası birleştirme isimli model tabanlı yaklaşımlar sunmaktadır. Tam test sırası birleştirme yaklaşımında, yalnızca mevcut test modelleri yeniden kullanılmaktadır ve bir ürün varyantının test sıraları her oluşturulduğunda, test modellerine ait test sıraları sıfırdan birleştirilmektedir. Artırımlı test sırası birleştirme yaklaşımında ise hem test modelleri hem de ürün varyantlarının mevcut test sıraları yeniden kullanılabilir ve bir ürün varyantının test sıraları birleştirilirken, bu yeni ürünün elde edilmesini sağlayan taban ürüne ait test sıraları ve bu mevcut ürünü artıran özelliklere ait test sıraları birleştirilmektedir. Bu tez kapsamında önerilen iki yaklaşımı ve klasik, tek-model test üretim yaklaşımlarını karşılaştırırken, sonuçlar, artırımlı test sırası birleştirme yaklaşımının hem test kümesi boyutu hem de test üretim süresi açısından en iyi olduğunu; ful test sırası birleştirme yaklaşımının ise test kümesi boyutu bakımından tek-model test üretimi yaklaşımından daha iyiyken, test üretim süresi açısından daha kötü olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Achieving fast development of good-quality software products is as important as achieving pure functionality. Qualified software development provides client satisfaction, reduces post-deployment costs and certificates the products. In addition to increasing quality, clients expect to tailor the products according to their needs and therefore, product configurability becomes more and more critical. Hence, the software manufacturing is required to adapt this configurable development process correspondingly. Software product line is a paradigm that purposes faster development of qualified software products that belongs to a particular domain. This thesis concentrates on quality assurance in software product lines and provides novel model-based approaches which are full test sequence composition and incremental test sequence composition approaches that aim to reuse existent test artefacts. Full test sequence composition approach reuses the existing test models and the test sequences are composed from scratch each time a product variant's test sequences are generated. Incremental test sequence composition approach reuses both of the test models and the existing test sequences of product variants. Whenever a product variant's test sequences are generated, existing test sequences and features which are incrementing the existing product are composed. The proposed approaches and the classical test generation of ESGs are compared, the results show that the incremental test sequence composition is the best in terms of both test set size and test generation time, the full test sequence composition is better than the single model ESG test generation in terms of test suite size but not in terms of test generation time.
Benzer Tezler
- Transonik Eksenel Kompresörün Bütünleşik Tabanlı Şekil Optimizasyonu
Adjoint Based Shape Optimization of a Transonic Axial Compressor
ABDURRAHMAN GÜNDÜZ
- Zafiyet veritabanlarına göre trafo merkezlerindeki akıllı elektronik cihazların firmware analizörü
Firmware analyzer of intelligent electronic devices in substations based on vulnerability databases
KHOULOUD GARGOURI
- Binalarda enerji ve rüzgâr simülasyonlarının aynı algoritma üzerinden parametrik üretilebilmesi için model geliştirilmesi
Development of a model for parametric generation of energy and wind simulations in buildings through a single algorithm
OĞUZHAN KORAL
- A smart intrusion detection systemagainst cyber attacks in unmanned aerial vehicles
İnsansız hava araçlarında siber saldırılara karşıakıllı saldırı tespit sistemi
BURCU SÖNMEZ SARIKAYA
- Comparative numerical and experimental study of homogenized and full-scale fe models for sandwich structures with re-entrant and anti-tetrachiral auxetic cores
Re-entrant ve antı-tetrachıral auxetıc çekirdekli sandviç yapıların homojenleştirilmiş ve tam ölçekli modelleri üzerine sayısal ve deneysel karşılaştırmalı bir çalışma
ÖZGÜR DEĞİRMENCİ
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
İstanbul Teknik ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...