Geri Dön

Doğumdan sonra prepisyumdaki seks hormon reseptörlerinin yaşlara göre değişimi

Age-related changes in sex hormone receptors in the prepuce after birth

  1. Tez No: 938288
  2. Yazar: TOLGA AÇIKAL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERİM ERDEM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Prepisyum, Androjen, Östrojen, Hipospadias, Prepuce, Androgen, Estrogen, Hypospadias
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sünnet derisi, tıbbi ve cerrahi amaçlar için faydalı bir dokudur. Hipospadias ameliyatında, greftleme işlemlerinde ve çocukluk çağı yanıklarında flep olarak son derece kullanışlıdır. Sünnet derisi, vücudun diğer bölümlerinden farklı özelliklere sahiptir. Doğum sonrası sünnet derisinin farklılaşması hakkında çok az veri bulunmaktadır. Penil anatomi, fizyoloji ve histolojisi yaşla birlikte değişiklik göstermektedir. Son zamanlarda, testosteronun insan sünnet derisinde anjiyogenezi artırdığı ve sünnet derisi nakil modelinde erken fibrozisi azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca, şiddetli yanıklar sonrası androjenlerle tedavi edilen hastalarda sünnet derisinin yara iyileşmesinde aktif rol oynadığı kanıtlanmıştır. Benzer şekilde, östrojenin, kısmen VEGF seviyelerini yukarı yönde düzenleyerek, glans penis bütünlüğünün korunmasında rol oynadığı ve penisin iyileşmesini kolaylaştırarak bu süreci desteklediği sonucuna varılmıştır. Çalışmamızda sünnet grubunda 6 yaş sonrası prepisyumda hem ER hem AR boyanmalarında artış izlenirken hipospadias grubunda ER için 6 yaş sonrası artış görülse de AR için hem 6 yaş öncesi hem 6 yaş sonrası boyanma hiç izlenmedi. Tüm bu veriler ışığında planlanacak operasyonların ve operasyon öncesi topikal tedavilerin 6 yaş sonrası yapılması gerektiği kanısına vardık. Özellikle hipospadias onarımında topikal androjen tedavilerinin gerekmeyebileceği, topikal östrojenlerin daha uygun olabileceğini düşünmekteyiz. Çalışmamız, penisin hasar gördüğü doğuştan kaynaklanan hastalıkların ve travmaların patofizyolojisinin aydınlatılması ile bu durumlar için tedavi stratejilerinin uygulanmasının gerekliliğine ve cerrahi müdahale için en uygun yaşın belirlenmesine katkıda bulunmaktadır.

Özet (Çeviri)

The foreskin is a valuable tissue for medical and surgical purposes. It is highly useful as a flap in hypospadias surgery, grafting procedures, and pediatric burn treatment. The foreskin possesses unique characteristics that distinguish it from other body tissues. However, there is limited data on the postnatal differentiation of the foreskin. The anatomy, physiology, and histology of the penis undergo changes with age. Recent studies have demonstrated that testosterone enhances angiogenesis in the human foreskin and reduces early fibrosis in a foreskin graft model. Additionally, it has been proven that the foreskin plays an active role in wound healing in patients treated with androgens after severe burns. In rats, testosterone has been reported to induce an increased and prolonged inflammatory phase in the early stages of urethral wound healing, followed by a delayed and extended proliferative phase. Similarly, estrogen has been found to contribute to the maintenance of glans penis integrity, at least in part by upregulating VEGF levels, thereby supporting the healing process of the penis. In our study, an increase in both ER and AR staining in the prepuce was observed after the age of six in the circumcision group, whereas in the hypospadias group, although ER staining increased after the age of six, no AR staining was detected either before or after the age of six. In light of these findings, we concluded that surgical interventions and preoperative topical treatments should be planned after the age of six. Particularly in hypospadias repair, we believe that topical androgen treatments may not be necessary and that topical estrogens might be more appropriate. Our study contributes to understanding of the pathophysiology of congenital disorders and traumatic injuries affecting the penis and emphasizing the necessity of implementing appropriate treatment strategies and determining the optimal age for surgical intervention.