Geri Dön

Adli vakalarda kullanılmak üzere transplantasyon sonrası oluşan kimerizmin devamlılığının analizi

Analysis of the continuity of chimerism after transplantation for use in forensic cases

  1. Tez No: 1005487
  2. Yazar: YASEMİN SÜMEYYE ÖNÜGÖREN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ TUĞBA ÜNSAL SAPAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Adli Tıp, Hematoloji, Forensic Medicine, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
  10. Enstitü: Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Bilimler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Biyolojik kalıntılardan elde edilen DNA profilleri, adli bilimlerde kimliklendirme ve suçların aydınlatılmasında temel kanıtlar arasında yer almaktadır (Butler, 2015; Goodwin, Linacre, & Hadi, 2007). Olay yerinden elde edilen kan, tükürük ve diğer biyolojik örneklerden oluşturulan DNA profilleri, ulusal DNA veri tabanları aracılığıyla şüphelilerle karşılaştırılarak birçok adli vakanın çözümlenmesine katkı sağlamaktadır (Çetli, Tatar, & Özkoçak, 2019; Butler, 2015). Bununla birlikte, kemik iliği nakli gibi bazı tıbbi uygulamalar bireyin genetik profilinde kimerizme yol açarak adli DNA analizlerinin yorumlanmasını güçleştirebilmektedir. Kimerizm, genetik olarak farklı hücre popülasyonlarının aynı bireyde bulunması durumu olup, doğal ya da hematopoietik kök hücre nakli (HSCT) sonrasında gelişebilmektedir (Reich ve ark., 2003; Ziętkiewicz ve ark., 2012). Özellikle kemik iliği nakli sonrası periferik kanda donör DNA'sının baskın hâle gelmesi, adli kimliklendirme süreçlerinde hatalı değerlendirmelere yol açabilmektedir (Parson & Roewer, 2010; Kayser & Schneider, 2009). Bu tez çalışmasında, kemik iliği nakli uygulanmış ve nakil üzerinden en az iki yıl geçmiş olan 16 bireyde kimerizmin uzun dönemli stabilitesi değerlendirilmiştir. Nakilden 22–60 ay sonra alınan periferik kan örneklerinden elde edilen DNA profillerinin 15'inde (%93,75) donöre ait DNA profilinin stabil olarak korunduğu, yalnızca 1 olguda (%6,25) kan DNA profilinde donör dışı bir değişiklik geliştiği saptanmıştır. Ayrıca, 5 olguda eş zamanlı olarak çalışılan tükürük örneklerinin 4'ünde (%80) alıcı ve donöre ait DNA'nın birlikte bulunduğu karışık kimerizm profili gözlenmiştir. Bu bulgular, kemik iliği nakli sonrası periferik kan DNA profilinin büyük oranda donör kökenli olarak stabil kaldığını; buna karşın epitel hücrelerinden zengin biyolojik örneklerde karışık kimerizmin uzun dönemde de devam edebildiğini göstermektedir. Çalışma sonuçları, adli genetik uygulamalarda biyolojik örnek türünün seçiminin ve bireyin nakil öyküsünün DNA profillerinin doğru yorumlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

DNA profiles obtained from biological traces constitute fundamental evidence in forensic science for personal identification and the resolution of criminal cases (Butler, 2015; Goodwin, Linacre, & Hadi, 2007). DNA profiles generated from blood, saliva, and other biological samples collected at crime scenes are routinely compared with suspects through national DNA databases, thereby contributing significantly to the clarification of forensic cases (Çetli, Tatar, & Özkoçak, 2019; Butler, 2015). However, certain medical interventions, such as bone marrow transplantation, may complicate the interpretation of forensic DNA analyses by inducing chimerism in an individual's genetic profile. Chimerism refers to the presence of genetically distinct cell populations within a single individual and may arise naturally or following hematopoietic stem cell transplantation (HSCT) (Reich et al., 2003; Ziętkiewicz et al., 2012). In particular, the predominance of donor-derived DNA in peripheral blood following bone marrow transplantation may lead to erroneous conclusions in forensic identification processes (Parson & Roewer, 2010; Kayser & Schneider, 2009). In this thesis, the long-term stability of chimerism was evaluated in 16 individuals who had undergone bone marrow transplantation at least two years prior to sampling. DNA profiles obtained from peripheral blood samples collected 22–60 months post-transplantation revealed stable donor-derived DNA profiles in 15 individuals (93.75%), while only one case (6.25%) exhibited a donor-unrelated alteration in the blood DNA profile. Additionally, saliva samples analyzed simultaneously in five cases demonstrated mixed chimerism, with both donor- and recipient-derived DNA detected in four individuals (80%). These findings indicate that peripheral blood DNA profiles largely remain donor-derived and stable following bone marrow transplantation, whereas mixed chimerism may persist long-term in epithelial-rich biological samples. The results highlight the critical importance of biological sample selection and the systematic consideration of transplantation history for the accurate interpretation of DNA evidence in forensic genetic applications.

Benzer Tezler

  1. Adli botanikte kullanılmak üzere Pinus sylvestris (sarıçam) ve Pinus nigra (karaçam) türlerinin DNA izolasyonunda en uygun metodun belirlenmesi

    Determination of the most suitable method for DNA isolation of Pinus sylvestris(scotch pine) and Pinus nigra (black pine) species for use in forensic botany

    ECEM CEYLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Adli TıpÜsküdar Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TUĞBA ÜNSAL SAPAN

  2. Yeni InDel panelinin Türkiye'deki polimorfizmi ve önemi

    Polymorphisms of the novel panel of InDel in Turkey and its importance

    SEBAHAT TAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Adli Tıpİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖNÜL FİLOĞLU TÜFEK

  3. Türk popülasyonunda adenilat kinaz enzim sistemi gen frekanslarının dağılımı

    Başlık çevirisi yok

    ERSİ KALFOĞLU(ABACI)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

  4. Biyolojik yaş tayininde kullanılmak üzere FHL2 bölgesinin metilasyonunun yaş ile bağlantısının belirlenmesi

    Determination of the age correlation of the FHL2 methylation site for use in biological age estimation

    ALİ ZİKİR DUMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Adli TıpÜsküdar Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TUĞBA ÜNSAL SAPAN

  5. Nvıdıa dıgıts kullanılarak yüz duygu ifadelerinin sınıflandırılması ve adli yaklaşım

    Classification of facial emotion expressions and forensic approach using nvidia digits

    SEVİM ÇAĞLA DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Adli TıpAnkara Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GAZİ ERKAN BOSTANCI