İran Meşrutiyet Hareketinde Şeyh Fazlullah Nûrî'nin rolü
The role of Sheikh Fazlullah Nūrī in The Constitutional Movement in Iran
- Tez No: 1006403
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN SARIKAYA
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, Din, History, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İslam Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, İran'da Kaçar Hanedanlığı döneminin önde gelen Şiî âlimlerinden Şeyh Fazlullah Nûrî'nin İran Meşrutiyet Hareketi'ndeki rolünü, siyasî duruşunu, eserlerini ve meşrutiyetin meşruiyetine ilişkin görüşlerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Çalışmanın temel kaynaklarını, olayların yaşandığı dönemin tarihî vesikaları ile Şeyh Fazlullah'ın bizzat kaleme aldığı Tezkiretü'l-Gâfil ve İrşâdü'l-Câhil, Risâle-i Tahrîm-i Meşrûta ve Kanûn-ı Esasî gibi risaleler ve Abdülazim Zaviyesi'nde yayımlattığı Levâyih adlı bildiriler oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle Şeyh Fazlullah'ın Necef ve Samerra havzalarında dönemin en büyük otoritelerinden aldığı köklü eğitim, Tütün Protestosu'ndaki kitleleri yönlendiren liderlik rolü ve bu süreçte edindiği sömürgecilik karşıtı vizyon ele alınmıştır. Şeyh Fazlullah'ın meşrutiyet sürecindeki fikirleri ve siyasî mücadelesi tarihsel bağlamda“adâlethâne”,“meşrûta-i meşrûa”ve“meşrûa”olmak üzere üç ana aşamada tahlil edilmiştir. İlk aşamada Nûrî, istibdat yönetimine karşı çıkarak şer'î hükümlerin uygulandığı bir“adâlethâne”kurulması talebiyle diğer ulemâyla birlikte hareket etmiş ve Kum'a yapılan“muhâceret-i kübrâ”eylemine katılmıştır. Ancak hareketin İngiliz sefaretine sığınma olaylarıyla birlikte Batı menşeli seküler bir anayasa ve meclis talebine dönüşmesi üzerine ikinci aşamaya geçilmiştir. Bu evrede Şeyh Fazlullah, Meclis'in çıkaracağı kanunların İslâm'a uygunluğunu denetleyecek müçtehitlerden oluşan bir heyeti öngören 2. maddenin anayasaya eklenmesini sağlayarak“meşrûta-i meşrûa”(şeriata uygun meşrutiyet) fikrini savunmuştur. Bu süreçte Batılılaşma temayüllerine, eşitlik ve mutlak hürriyet gibi kavramların İslâm'a aykırı uygulamalara zemin hazırlamasına karşı çıkarak Abdülazîm Zâviyesi'ne sığınmış ve muhalefetini yayımladığı bildirilerle sürdürmüştür. Üçüncü aşamada ise, Meclis'in İslâm için zararlı bir yapıya dönüştüğü kanaatine varmış; kanun yapma yetkisinin insanlara ve çoğunluk oyuna verilmesinin bid'at olduğunu, şer'î ahkâmın değiştirilemeyeceğini savunarak meşrutiyetin haram olduğuna hükmetmiş ve sadece“meşrûa”talep etmiştir. Özellikle Müslümanlar ile gayrimüslimlerin hukukî eşitliğini ve dinî değerlere hakaret edilmesine imkân tanıyan mutlak basın özgürlüğünü İslâm şeriatına doğrudan bir müdahale olarak gören Nûrî, bu tavizsiz duruşu neticesinde meşrutiyetçiler tarafından tutuklanarak idam edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Şeyh Fazlullah'ın taleplerinin mahiyeti zamanla farklılaşmış gibi görünse de nihai gayesinin her zaman şer'î hükümlerin esas alındığı, yabancı nüfuzundan uzak bir İslâmî yönetim modeli kurmak olduğu tespit edilmiştir. Nûrî'nin Batı tipi demokratikleşmeye yönelttiği fıkhî ve siyasî eleştiriler, Âyetullah Humeynî'yi de derinden etkilemiş olup, bu yönüyle çalışma 1979 İran İslâm Devrimi'nin fikrî temellerinin anlaşılmasına da önemli bir katkı sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study provides a comprehensive examination of the role, political stance, works and views on the legitimacy of constitutional monarchy of Sheikh Fazlullah Nūrī, one of the leading Shia scholars of the Qajar dynasty in Iran. The primary sources for this study comprise historical documents from the period in which the events took place, as well as treatises such as Tadhkira al-Ghāfil wa-Irshād al-Jāhil, Risāla Taḥrīm Mashrūṭa wa-Qānūn Asāsī, as well as the declarations (Lawāyiḥ) he published at the Shah Abd al-Azim Shrine. This study primarily examines Sheikh Fazlullah's rigorous education under the era's leading authorities in the religious seminaries of Najaf and Samarra, his leadership role in guiding the masses during the Tobacco Protest, and the anti-colonial vision he developed during this period. Sheikh Fazlullah's ideas and political struggle during the constitutional period have been analysed within their historical context across three main phases: Adālat-khāna (House of Justice), Mashrūṭa-yi Mashrū'a (Legitimate Constitutionalism), and Mashrū'a (Sharia-based Governance). In the first phase, Nūrī opposed absolute autocracy and allied with other clerics to demand an Adālat-khāna that would implement Sharia law, participating actively in the Great Migration (Muhājarat-i Kubrā) to Qum. The second phase began when the movement shifted toward a Western-style secular constitution and parliament, a transition catalyzed by the protesters seeking asylum at the British Embassy. During this period, Nuri advocated for Mashrūṭa-yi Mashrū'a and successfully secured the inclusion of Article 2 in the constitution, which established a committee of mujtahids to ensure parliamentary laws complied with Islam. Objecting to Westernization and concepts like absolute freedom and equality, which he believed paved the way for anti-Islamic practices, he took refuge at the Abd al-Azim Shrine and continued his opposition by publishing his declarations. In the third phase, concluding that the Parliament had become detrimental to Islam, he argued that granting legislative power to individuals and majority vote was a religious innovation (bid'ah) and that Sharia mandates could not be altered. Consequently, he issued a fatwa declaring constitutionalism forbidden (haram) and demanded exclusively a Mashrū'a system. He viewed the legal equality between Muslims and non-Muslims, along with absolute press freedom that permitted insults against religious values, as direct attacks on Islamic law. Nūrī's uncompromising stance ultimately led to his arrest and execution by the constitutionalists. The study concludes that while the specific nature of Nūrī's political demands seemed to change over time, his ultimate goal remained constant: establishing an Islamic governance model based on Sharia principles and free from foreign influence. Furthermore, his jurisprudential and political critiques of Western-style democratization deeply influenced Ayatollah Khomeini; thus, this work contributes significantly to understanding the intellectual foundations of the 1979 Iranian Islamic Revolution.
Benzer Tezler
- 1906-1911 İran meşrutiyet hareketinde Osmanlı etkisi
The Ottoman's effects on 1906-1911 İranian constitutionalism
RIZA KURTULUŞ
Doktora
Türkçe
2010
TarihMarmara ÜniversitesiOrtadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALİ SATAN
- İmamiyye Şia'sında ulema-siyaset ilişkisi (1905-1979)
The relationship between ulama and politics in İmamiyye Shia (1905-1979)
YAKUP ERTUĞRUL
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
DinHarran ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KADRİ ÖNEMLİ
- Osmanlı Devleti'nin İran'daki meşrutiyet hareketine yönelik siyasi yaklaşımı (1906-1911)
Political approach of the Ottoman Empire towards the constitutional movement in Iran (1906-1911)
MURAT SORGU
- İran meşrutiyet hareketinin Türk ve İran basınına yansımaları (1906-1909)
Reflections of Iran's constitutional revolution on Turkish and Iranian media (1906-1909)
ÖMER ALKAÇ
- Mîrzâ Kûçek Han ve Cengel Hareketi
Mîrzâ Kuchek Khan and the Jangal Movement
KASIM EVLİ
Doktora
Türkçe
2024
Doğu Dilleri ve EdebiyatıKırıkkale ÜniversitesiFars Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF ÖZ
DOÇ. DR. ABDÜSSELAM BİLGEN