Geri Dön

Bakteriyel vajinoz ve insan papilloma virüsü enfeksiyonunun servikal skuamöz intraepitelyal lezyonlarla ilişkisi

Association between bacterial vaginosis and human papillomavirus infection with cervical squamous intraepithelial lesions

  1. Tez No: 1012498
  2. Yazar: ELİF GÜRLER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMRE ERDEM TAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı benign nedenlerle cerrahi uygulanan farklı yaş gruplarındaki jinekolojik hastalarda PAP smear'da teşhis edilen bakteriyel vajinosis prevalansını belirlemek ve bakteriyel vajinosis, HPV enfeksiyonu ve servikal skuamöz intraepitelyal lezyonlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: 01 Ocak 2022 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde benign nedenlerle cerrahi girişim uygulanmış jinekolojik hastalar arasında yürütülen bu çalışma retrospektif ve kohort tasarımına sahiptir. Toplam 760 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmaya, belirtilen tarih aralığında cerrahi öncesi PAP smear sonucu bulunan ve sitolojik değerlendirmesi yapılmış hastalar dahil edilmiştir. Hastaların PAP smear sonuçlarında bakteriyel vajinozis varlığı, HPV enfeksiyon durumu ve servikal skuamöz intraepitelyal lezyon bulguları retrospektif olarak incelenmiştir. İstatistiksel değerlendirmede p<0.05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Preoperatif servikal tarama sonuçlarına göre 107 olguda (%14,1) epitelyal hücre anomalisi, 112 olguda (%14,7) bakteriyel vajinozis ve 90 olguda (%11,8) yüksek riskli HPV pozitifliği saptandı. Servikal histopatolojik inceleme sonucunda 45 olguda (%5,9) servikal intraepitelyal neoplazi tespit edildi. Servikal epitelyal hücre anomalisi saptanan olgularda yaş, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, menopozda olma oranı ve ek medikal hastalık varlığı anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Aynı grupta bakteriyel vajinozis (%82,2) ve yüksek riskli HPV pozitifliği (%72,9), epitelyal hücre anomalisi olmayan gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,01). İki yönlü lojistik regresyon analizinde, bakteriyel vajinozis varlığı (OR: 23,7; p<0,01) ve yüksek riskli HPV pozitifliği (OR: 18,2; p<0,01) servikal epitelyal hücre anomalisi gelişimi için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi. vii Servikal intraepitelyal neoplazi saptanan olgularda yaş, gravida, parite, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi ve ek medikal hastalık varlığı anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Bu grupta bakteriyel vajinozis (%84,8) ve yüksek riskli HPV pozitifliği (%86,9) anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,01). Servikal intraepitelyal neoplazi gelişimi için yapılan lojistik regresyon analizinde yalnızca yüksek riskli HPV varlığı bağımsız risk faktörü olarak saptandı (OR: 31,3; p<0,01). Sonuç: Bu çalışmada, bakteriyel vajinozis ve yüksek riskli HPV varlığının servikal epitelyal hücre anomalileri ile istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü biçimde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çok değişkenli analizlerde, her iki faktörün de servikal sitolojik anomaliler açısından bağımsız risk faktörleri olduğu saptanmıştır. Histopatolojik değerlendirmelerde ise yüksek riskli HPV varlığının servikal intraepitelyal neoplazi gelişimi açısından baskın belirleyici olduğu görülmüştür.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to determine the prevalence of bacterial vaginosis diagnosed on Pap smear in gynecological patients of different age groups who underwent surgery for benign indications, and to evaluate the relationship between bacterial vaginosis, human papillomavirus infection, and squamous intraepithelial lesions. Materials and Methods: This retrospective cohort study was conducted among gynecological patients who underwent surgical intervention for benign indications at the Ankara Bilkent City Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology, between January 1, 2022, and December 31, 2024. A total of 760 patients were included in the study. Patients with available preoperative Pap smear results and cytological evaluation were eligible for inclusion. Pap smear results were retrospectively analyzed for the presence of bacterial vaginosis, HPV infection status, and cervical squamous intraepithelial lesions. A p value < 0.05 was considered statistically significant. Results: According to preoperative cervical screening results, epithelial cell abnormalities were detected in 107 cases (14.1%), bacterial vaginosis in 112 cases (14.7%), and high-risk HPV positivity in 90 cases (11.8%). Histopathological examination of cervical specimens revealed cervical intraepithelial neoplasia in 45 cases (5.9%). Patients with epithelial cell abnormalities had significantly lower age, body weight, body mass index (BMI), menopausal status, and prevalence of comorbid medical conditions compared to those without epithelial abnormalities (p < 0.05). In the same group, the prevalence of bacterial vaginosis (82.2%) and high-risk HPV ix positivity (72.9%) was significantly higher than in patients without epithelial abnormalities (p < 0.01). In multivariate logistic regression analysis, bacterial vaginosis (OR: 23.7; p < 0.01) and high-risk HPV positivity (OR: 18.2; p < 0.01) were identified as independent risk factors for the development of epithelial cell abnormalities. Among patients diagnosed with cervical intraepithelial neoplasia, age, gravida, parity, body weight, body mass index, and presence of comorbid medical conditions were significantly lower (p < 0.05). In this group, bacterial vaginosis (84.8%) and high-risk HPV positivity (86.9%) were significantly more frequent (p < 0.01). Logistic regression analysis for CIN development demonstrated that only high-risk HPV positivity was an independent risk factor (OR: 31.3; p < 0.01). Conclusion: This study demonstrated that the presence of bacterial vaginosis and high-risk HPV infection is strongly and significantly associated with cervical epithelial cell abnormalities. Multivariate analyses revealed that both factors were independent risk factors for cervical cytological abnormalities. However, histopathological evaluation showed that high-risk HPV infection was the dominant determinant in the development of cervical intraepithelial neoplasia.

Benzer Tezler

  1. Bakteriyel vajinoz ve düşük ilişkisinin insan serviko-vajinal örneklerinde sitolojik ve mikrobiyolojik yöntemler kullanılarak saptanması

    The detection of relationship between bacterial vaginosis and abortion in human cervicovaginal samples by cytological and microbiological methods

    GÖZDE IŞIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAYESTE DEMİREZEN

  2. Bakteriyel vajinozun insan servikovajinal örneklerinde sitolojik ve mikrobiyolojik olarak araştırılması

    The investigation of bacterial vaginosis in human cervicovaginal samples through cytological and microbiological methods

    AYŞEGÜL KÜÇÜK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ŞAYESTE DEMİREZEN

  3. Emek aile hekimliği merkezine başvuran 15-49 yaş arası vajinal akıntılı kadınlarda cinsel yolla bulaşan enfeksiyon sıklığı

    Frequency of sexually transmitted diseases in women that admitted to emek family medicine center and between 15-49 years of age

    HANDE GÜL ERSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Aile HekimliğiUludağ Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YEŞİM UNCU

  4. Gardnerella vaginalis'e etkili bakteriyofaj izolasyonu ve karakterizasyonu

    Isolation and characterization of bacteriophage effective on Gardnerella vaginalis

    RÜMEYSA GÜLSU ÖZKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    MikrobiyolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Moleküler Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GAMZE BAŞBÜLBÜL