19. yüzyıl Osmanlı taşrasında felaketler; Amasya'da doğal afetler ve salgın hastalıklar
Disasters in the Ottoman provinces in the 19th century; natural disasters and epidemics in Amasya
- Tez No: 1013696
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH ÖZÇELİK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Amasya, Doğal afetler, Salgın hastalıklar, Amasya, Natural disasters
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Amasya Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Doğal afetler ve salgın hastalıklar, insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olarak bireysel yaşam deneyimlerinden toplumsal hafızaya, ekonomik yapılardan devletin kurumsal organizasyonuna kadar geniş kapsamlı etkiler yaratmıştır. Bu tür felaketler yalnızca fiziksel yıkım, demografik kayıplar ve ekonomik daralmalarla sınırlı kalmamış; aynı zamanda toplumsal örgütlenme biçimlerini, siyasal karar alma süreçlerini ve kültürel üretim pratiklerini de derinden dönüştürmüştür. Tarih boyunca afetlerin yol açtığı krizler, kolektif bilincin oluşumunda belirleyici olmuş; kuşaklar boyunca aktarılan deneyimler kurumsal hafızaya dönüşerek devletlerin müdahale kapasitesini, yönetim anlayışını ve toplumsal dayanıklılık mekanizmalarını şekillendirmiştir. 19.yüzyıl, Osmanlı Devleti açısından yalnızca siyasal ve idari dönüşümlerin değil, aynı zamanda modernleşme arayışlarının kurumsal düzeyde belirginleştiği kapsamlı bir reformlar dönemi olarak öne çıkmaktadır. Bu süreçte devlet, geniş coğrafi sınırları içerisindeki afet riski taşıyan bölgeleri daha sistematik biçimde değerlendirmiş; iskân politikalarında arazi uygunluğunu gözetmiş, kroki haritaları hazırlamış ve riskli alanların belirlenmesine yönelik daha bilinçli uygulamalar geliştirmiştir. Böylece afet yönetimi, Osmanlı modernleşmesinin idari ve toplumsal düzenleme alanlarından biri hâline gelmiştir. Amasya, Eskiçağ'dan günümüze uzanan tarihsel süreçte belirgin bir afet coğrafyasının somut örneklerinden biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunması, Yeşilırmak'ın kenti ikiye ayırması, yedi çayla beslenen sulak yapısı, dağlık alanlarla çevrili vadi tabanında konumlanması ve kayalık yamaçlarla iç içe gelişen yerleşim dokusu; bölgeyi deprem, sel, kaya düşmesi, salgın hastalıklar ve çeşitli çevresel risklere açık hâle getirmiştir. Bu durum, Amasya'nın tarihsel gelişiminde doğa ile insan arasındaki ilişkinin yalnızca ekonomik ve güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda afetlerle şekillenen zorunlu bir uyum süreciyle de değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, doğal afetlerin tarihsel süreklilik içerisindeki yapısal rolünü vurgulamak ve yakınçağ Osmanlı taşrasında Amasya örneği üzerinden afetler ile salgın hastalıkların toplumsal, ekonomik ve yönetsel yansımalarını incelemektir. Amasya'nın mekânsal özgünlüğü ve tarihsel sürekliliği, Osmanlı taşrasında afetlere karşı geliştirilen müdahale biçimlerini anlamak açısından özgün bir laboratuvar sunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, afetlerin yalnızca geçmişin krizleri değil; gelecekte yaşanabilecek toplumsal ve yönetsel sorunların anlaşılmasında da tarihsel bir perspektif sunduğunu ortaya koymakta, toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik tarihsel deneyimlerden çıkarılabilecek derslere dikkat çekmektedir. Böylece doğal afetler ve salgın hastalıklar, geçmişin izlerini taşıyan olaylar olmanın ötesinde, geleceğin toplumsal düzenini şekillendiren temel dinamikler olarak değerlendirilmektedir.
Özet (Çeviri)
Natural disasters and epidemics have had far-reaching effects—from individual life experiences to collective memory, and from economic structures to the institutional organization of the state—making them one of the most significant turning points in human history. Such disasters have not been limited to physical destruction, demographic losses, and economic contraction; they have also profoundly transformed forms of social organization, political decision-making processes, and cultural production practices. Throughout history, the crises triggered by disasters have been decisive in the formation of collective consciousness; experiences passed down across generations have transformed into institutional memory, shaping states capacity for intervention, their governance philosophy, and mechanisms of social resilience. The 19th century stands out as a comprehensive era of reforms for the Ottoman Empire, marked not only by political and administrative transformations but also by the institutional crystallization of modernization efforts. During this process, the state assessed disaster-prone regions within its vast geographical borders in a more systematic manner; it considered land suitability in settlement policies, prepared topographic maps, and developed more conscious practices for identifying high-risk areas. Thus, disaster management became one of the administrative and social regulatory domains of Ottoman modernization. Amasya is a prime example of a disaster-prone region throughout its history, stretching from ancient times to the present day. Its location on the North Anatolian Fault Line, the Yeşilırmak River dividing the city in two, its wetland structure fed by seven streams, its position in a valley floor surrounded by mountainous areas, and its settlement fabric intertwined with rocky slopes have made the region vulnerable to earthquakes, floods, rockfalls, epidemics, and various environmental risks. This situation necessitates an evaluation of the relationship between nature and humans in Amasya's historical development not only in terms of economic and security dimensions but also as a process of forced adaptation shaped by disasters. The primary objective of this study is to highlight the structural role of natural disasters within a historical continuum and to examine the social, economic, and administrative repercussions of disasters and epidemics in the Ottoman provinces during the modern era, using Amasya as a case study. Amasya's unique geographical characteristics and historical continuity provide a distinctive case study for understanding the forms of intervention developed in response to disasters in the Ottoman provinces. In this context, the study demonstrates that disasters are not merely crises of the past but also offer a historical perspective for understanding potential future social and administrative challenges, drawing attention to lessons that can be derived from historical experiences to strengthen social resilience. Thus, natural disasters and epidemics are evaluated not merely as events bearing the traces of the past, but as fundamental dynamics shaping the social order of the future.
Benzer Tezler
- 19. yüzyılda Osmanlı taşrasında kaza idaresi: Sandıklı (1867-1908)
District goverment in Ottoman provincial in the 19th century: Sandıklı (1867-1908)
SERPİL PİR
- II. Abdülhamid Dönemi'nde Osmanlı taşrasında askeri mektepler
Military schools in rural Ottoman provinces in Abdulhamid II's time
ÖZGE KURŞUN
- XIX. yüzyıl ortak ceza hukuku dilinin oluşumu: Osmanlı'da Ta'zîrin kalkması
The formation of the common criminal law notion of the XIX. century: The abolishment of Ta'zîr in the ottoman
KÜBRA NUGAY
Doktora
Türkçe
2020
DinMarmara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH KAHRAMAN
- Temettüat kayıtlarına göre 19. yüzyıl ortalarında Kiraz/Kilas kazasının sosyo-ekonomik durumu (1844-1845)
Socio-economic status of Kiraz/Kilas town in the id-19th century according to the Temettuat records
AYTAÇ TÜTÜNCÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
TarihManisa Celal Bayar ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ FERHAT BERBER
- Murder in the family: Law, order, and criminal justice in the nineteenth century Ottoman society
Ailede cinayet: On dokuzuncu yüzyıl Osmanlı toplumunda kanun, düzen ve ceza yargılaması
ZEHRA ŞAMLIOĞLU BERK
Doktora
İngilizce
2023
TarihBoğaziçi ÜniversitesiTürkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CENGİZ KIRLI