Geri Dön

Amerikan basınında Türkiye (1945-1950)

Türki̇ye in the American press (1945–1950)

  1. Tez No: 1018327
  2. Yazar: ENVER YALÇIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERKAN TUNA
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, Türk İnkılap Tarihi, History, History of Turkish Revolution
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından uluslararası sistemde köklü bir dönüşüm yaşandı ve küresel güç dengesi ABD ile Sovyetler Birliği ekseninde iki kutuplu bir yapıya evrildi. Bu yeni uluslararası konjonktürde ideolojik rekabetin sertleşmesi ve Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa ile Ortadoğu'da izlediği yayılmacı politikalar, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir güvenlik ortamı oluşturdu. Türkiye, savaş sonrası dönemde karşı karşıya kaldığı bu tehditler nedeniyle Batı ittifakıyla bütünleşme yönünde bir politika izledi. ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikası başlangıçta Boğazlar üzerinden stratejik çıkarlarını koruma amacıyla sınırlı kaldı; ancak 1946 sonrasında Sovyetler Birliği'nin artan baskısı, ABD'nin dış politika önceliklerinde belirgin değişikliklere yol açtı. Bu süreçte Amerikan basını, Türkiye'yi Sovyet yayılmacılığına karşı Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da kritik bir stratejik müttefik olarak konumlandırdı. Basında Türkiye, bir yandan askerî ve ekonomik yardıma ihtiyaç duyan kırılgan bir ülke olarak sunulurken, diğer yandan Batı bloğunun güvenliği açısından vazgeçilmez bir cephe devleti şeklinde değerlendirildi. Türkiye'nin Batı ittifakına yönelimi, Amerikan basınında yalnızca dış politika ve güvenlik boyutuyla değil, ülkenin iç siyasal dönüşümüyle birlikte ele alındı. Çok partili hayata geçiş ve artan siyasal rekabet, Batı normlarına uyumun doğal bir sonucu olarak sunulurken; ABD'nin askerî ve ekonomik desteği, siyasal aktörler ve kurumlar üzerinde dönüştürücü bir unsur şeklinde yansıtıldı. Türkiye'nin demokratikleşme süreci ise Soğuk Savaş koşulları ve uluslararası güç dengeleri çerçevesinde değerlendirilerek, bu söylemin ABD'nin dış politika tercihlerini meşrulaştırıcı bir işlev gördüğü ortaya konuldu.

Özet (Çeviri)

In the aftermath of the Second World War, the international system underwent a profound transformation, and the global balance of power evolved into a bipolar structure centered on the United States and the Soviet Union. Within this new international conjuncture, the intensification of ideological rivalry and the expansionist policies pursued by the Soviet Union in Eastern Europe and the Middle East created a security environment that directly affected Türkiye. Confronted with these postwar threats, Türkiye adopted a policy aimed at integration with the Western alliance. Initially, U.S. policy toward Türkiye remained limited to safeguarding its strategic interests, particularly with regard to the Straits. However, after 1946, the growing pressure exerted by the Soviet Union led to a marked shift in American foreign policy priorities. During this period, the American press positioned Türkiye as a critical strategic ally against Soviet expansionism in the Eastern Mediterranean and the Middle East. In media portrayals, Türkiye was depicted, on the one hand, as a fragile country in need of military and economic assistance and, on the other, as an indispensable frontline state for the security of the Western bloc. Türkiye's orientation toward the Western alliance was addressed in the American press not only in terms of foreign policy and security but also in conjunction with the country's internal political transformation. The transition to a multi-party system and the intensification of political competition were presented as natural outcomes of alignment with Western norms and democratic values. At the same time, U.S. military and economic assistance was portrayed as a transformative force shaping political actors and institutions. Within the broader framework of Cold War conditions and shifting international power balances, Türkiye's democratization process was interpreted in a manner that revealed how such discourse functioned to legitimize U.S. foreign policy preferences.

Benzer Tezler

  1. Amerikan basınında Türkiye'nin NATO'ya girişi

    Turkey's entrance to N.A.T.O. according to the press of U.S.

    OGÜN ÖZBOYACI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    TarihDokuz Eylül Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    DOÇ. DR. KEMAL ARI

  2. Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde Diyarbakır kamuoyu, şehit ve gazileri

    Diyarbakır public opinion of martyrs and veterans during the Korean War and Cybrus Peace Operation

    ERKAN NAZLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    TarihMunzur Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞAHİN YEDEK

  3. Türk basınına göre Demokrat Parti Döneminde Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri

    Turkey-United States of America relations in the period of the Democratic Party according to the Turkish press

    CEM HORASAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    TarihMarmara Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    PROF. DR. VAHDETTİN ENGİN

  4. Türk basınına göre Türkiye'nin NATO'ya girişi (1945-1952)

    Turkey's joining NATO according to Turkish press (1945-1952)

    MEHMET UYSAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    TarihEge Üniversitesi

    Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET ÖZGİRAY

  5. Türk basınında Türk-İngiliz ilişkileri (1945-1950)

    Turkish British relations in Turkish press (1945-1950)

    SEMRA ÇİFCİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞAYAN ULUSAN