Konjenital adrenal hiperplazili hastalarda trombosit/lenfosit, nötrofil/lenfosit oranının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of platelet/lymphocyte and neutrophil/lymphocyte ratios in patients with congenital adrenal hyperplasia
- Tez No: 1022890
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İRFAN NUHOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Konjenital adrenal hiperplazi, nötrofil/lenfosit oranı, trombosit/lenfosit oranı, inflamasyon, hemogram, Congenital adrenal hyperplasia, neutrophil-to-lymphocyte ratio, platelet-to-lymphocyte ratio, inflammation, hemogram
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Konjenital adrenal hiperplazi (KAH), otozomal resesif geçişli genetik mutasyonlara bağlı olarak ortaya çıkan, adrenal kortekste steroidogenezden sorumlu enzimlerde eksikliğe yol açan bir grup endokrin bozukluktur. En sık neden 21-hidroksilaz eksikliği olup kortizol ve/veya aldosteron sentezindeki bozulma, adrenokortikotropik hormon (ACTH) artışı ve adrenal androjen fazlalığı ile sonuçlanır. Tam kan sayımından kolaylıkla elde edilebilen nötrofil/lenfosit oranı (NLO) ve trombosit/lenfosit oranı (TLO), sistemik inflamasyonu yansıtabilen pratik belirteçler olarak farklı hastalıklarda araştırılmaktadır. Amaç: Bu çalışmanın amacı, KAH tanılı erişkin hastalarda NLO ve TLO değerlerini sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmak; ayrıca hastaların demografik özelliklerini, KAH alt tiplerini, hematolojik ve biyokimyasal parametrelerini retrospektif olarak değerlendirerek KAH ile inflamatuvar belirteçler arasındaki olası ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'nde 01.01.2015-01.01.2025 tarihleri arasında takip edilen KAH tanılı erişkin hastaların dosya kayıtlarının incelenmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmaya 18 yaş ve üzeri 52 KAH hastası ile ek hastalığı olmayan 86 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 138 birey dahil edildi. On sekiz yaş altı hastalar, verileri eksik olanlar, aktif enfeksiyonu bulunanlar, hematolojik malignitesi veya inflamatuvar hastalığı olanlar çalışma dışında bırakıldı. Hasta grubunda demografik veriler, hemogram parametreleri, serum kreatinin, ALT, sodyum, potasyum ve hormonal parametreler değerlendirildi. Kontrol grubunda yaş, cinsiyet, hemogram, NLO, TLO ve temel biyokimyasal parametreler incelendi. NLO mutlak nötrofil sayısının mutlak lenfosit sayısına, TLO ise mutlak trombosit sayısının mutlak lenfosit sayısına oranlanmasıyla hesaplandı. İstatistiksel analiz IBM SPSS Statistics 23.0 programı ile yapıldı ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hasta grubunun 31'i kadın (%59,6), 21'i erkek (%40,4); kontrol grubunun 46'sı kadın (%53,5), 40'ı erkek (%46,5) idi ve gruplar arasında cinsiyet dağılımı açısından anlamlı fark yoktu (p=0,482). Hastaların %69,2' si 21-hidroksilaz eksikliği, %17,3'ü 11β-hidroksilaz eksikliği, %13,5'i alt tipi belirtilmemiş KAH olarak değerlendirildi. Hasta grubunda en az bir komorbid hastalık oranı %11,5 idi. Hasta grubunun yaş medyanı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşüktü [27,00 (22,00-32,00) ve 34,00 (23,75-47,00); p=0,009]. Hematolojik parametreler karşılaştırıldığında, hasta grubunda nötrofil, trombosit ve lenfosit düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p=0,002, p=0,010 ve p=0,022). Buna karşın NLO medyanı hasta grubunda 1,59 (1,27-3,25), kontrol grubunda 1,74 (1,36-2,25) olarak bulundu ve istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,906). TLO medyanı hasta grubunda 112,21 (91,68-141,68), kontrol grubunda 118,35 (95,92-146,16) olup gruplar arasında anlamlı fark yoktu (p=0,442). Hemoglobin, sodyum ve potasyum açısından anlamlı farklılık izlenmedi. Sonuç: Bu çalışmada KAH hastalarında nötrofil, trombosit ve lenfosit düzeyleri sağlıklı kontrollere göre yüksek bulunmasına rağmen, NLO ve TLO 'da anlamlı farklılık saptanmadı. Bu bulgular, KAH hastalarında hematolojik hücre profilinde değişiklikler olabileceğini; ancak NLO ve TLO' nun tek başına KAH' a özgü inflamatuvar yükü göstermede yeterli olamayabileceğini düşündürmektedir. NLO ve TLO' nun KAH izlemindeki yerinin daha net ortaya konulabilmesi için hastalık alt tiplerini, tedavi özelliklerini, metabolik riskleri ve ek inflamatuvar belirteçleri birlikte değerlendiren prospektif ve geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Congenital adrenal hyperplasia (CAH) comprises a group of endocrine disorders caused by autosomal recessive genetic mutations that result in deficiencies of enzymes involved in steroidogenesis within the adrenal cortex. The most common cause is 21-hydroxylase deficiency, in which impaired cortisol and/or aldosterone synthesis leads to increased adrenocorticotropic hormone (ACTH) levels and excess adrenal androgen production. The neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR) and platelet-to-lymphocyte ratio (PLR), which can be readily calculated from a complete blood count, have been investigated in various diseases as practical markers reflecting systemic inflammation. Objective: The aim of this study was to compare NLR and PLR values in adult patients diagnosed with CAH with those of a healthy control group. In addition, the study aimed to retrospectively evaluate the demographic characteristics, CAH subtypes, hematological parameters, and biochemical parameters of the patients and to investigate the possible relationship between CAH and inflammatory markers. Materials and Methods: This study was conducted by reviewing the medical records of adult patients diagnosed with congenital adrenal hyperplasia (CAH) who were followed at the Endocrinology and Metabolic Diseases Outpatient Clinic of Karadeniz Technical University Farabi Hospital between January 1, 2015, and January 1, 2025. A total of 138 individuals were included in the study, comprising 52 patients with CAH aged 18 years or older and 86 healthy controls without any comorbidities. Patients younger than 18 years, those with incomplete data, active infections, hematological malignancies, or inflammatory diseases were excluded from the study. Demographic data, complete blood count parameters, serum creatinine, alanine aminotransferase (ALT), sodium, potassium, and hormonal parameters were evaluated in the patient group. In the control group, age, sex, complete blood count parameters, neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR), platelet-to-lymphocyte ratio (PLR), and basic biochemical parameters were assessed. NLR was calculated by dividing the absolute neutrophil count by the absolute lymphocyte count, while PLR was calculated by dividing the absolute platelet count by the absolute lymphocyte count. Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics version 23.0, and a p-value of <0.05 was considered statistically significant. Findings: Of the patient group, 31 were female (59.6%) and 21 were male (40.4%); of the control group, 46 were female (53.5%) and 40 were male (46.5%). There was no statistically significant difference between the groups in terms of sex distribution (p=0.482). Among the patients, 69.2% were diagnosed with 21-hydroxylase deficiency, 17.3% with 11β-hydroxylase deficiency, and 13.5% with CAH of unspecified subtype. The rate of at least one comorbid disease in the patient group was 11.5%. The median age of the patient group was significantly lower than that of the control group [27.00 (22.00-32.00) vs. 34.00 (23.75-47.00); p=0.009]. When hematological parameters were compared, neutrophil, platelet, and lymphocyte levels were significantly higher in the patient group than in the control group (p=0.002, p=0.010, and p=0.022, respectively). However, the median NLR was 1.59 (1.27-3.25) in the patient group and 1.74 (1.36-2.25) in the control group, with no statistically significant difference (p=0.906). The median PLR was 112.21 (91.68-141.68) in the patient group and 118.35 (95.92-146.16) in the control group, and there was no significant difference between the groups (p=0.442). No significant difference was observed in terms of hemoglobin, sodium, or potassium levels. Conclusion: In this study, neutrophil, platelet, and lymphocyte levels were higher in patients with CAH than in healthy controls; however, no significant difference was detected in NLR and PLR values. These findings suggest that changes may occur in the hematological cell profile of patients with CAH, but NLR and PLR alone may not be sufficient to demonstrate the inflammatory burden specific to CAH. Prospective studies with larger sample sizes that evaluate disease subtypes, treatment characteristics, metabolic risks, and additional inflammatory markers together are needed to clarify the role of NLR and PLR in the follow-up of CAH.
Benzer Tezler
- Prematür adrenarşlı olgularda inflamatuar belirteçlerin değerlendirilmesi
Evaluation of inflammatory markers in cases with premature adrenarch
GÖZDE KÖYLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSivas Cumhuriyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURULLAH ÇELİK
- İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Bilim Dalında 2009-2014 yılları arasında yatan neonatal kolestaz tanısı almış vakaların retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of cases diagnosed with neonatal cholestasis and admitted to İnönü University Medical Faculty Neonatal Care Unit between 2009 and 2014
IŞINSU BIÇAKCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RAMAZAN ÖZDEMİR
- Konjenital adrenal hiperplazili hastalarda glukokortikoid reseptör gen polimorfizminin glukokortikoid duyarlılığı ve obesite ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ŞÜKRAN POYRAZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H. NURÇİN SAKA
- Konjenital adrenal hiperplazili hastalarda tuz tedavisi
Salt treatment in patients with congenital adrenal hyperplasia
DİDEM KALAYCI ATMACA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN ÖNAL
- Klasik konjenital adrenal hiperplazili hastalarda uzun süreli izlemde steroid tedavisinin yeterliliğinin ve olası komplikasyonların (boy kısalığı, obezite, osteoporoz, polikistik over, adrenal rest hiperplazisi) denetimi
The long-term follow-up in classical congenital adrenal hyperplasia: Inspection of the probable complication and the efficiency steroid therapy
ZEHRA AYCAN
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2002
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖNÜL ÖCAL