II. Abdülhamid dönemi Osmanlı şehbenderlerinin prosopografik analizi
The prosopographical analysis of the Ottoman consuls at the age of Abdülhamid II
- Tez No: 1023692
- Danışmanlar: PROF. DR. FATİH YEŞİL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, II. Abdülhamid Dönemi'nde (1878-1909) görev yapmış şehbenderlerin Sicill-i Ahvâl kayıtlarına ve sair kaynaklara dayanarak oluşturulan biyografilerinden hareketle Osmanlı diplomatlarının prosopografik analizini yapmaktadır. Söz konusu otuz bir yıllık dönemde görev yapan şehbenderlerin 1828 ile 1953 yılları arasındaki yüz yirmi beş yıllık zaman dilinde yaşamış ve çalışmış olmaları, İmparatorluk'tan Cumhuriyet'e geçişin izlerini hariciye personeli ekseninde takip etmeyi mümkün kılmaktadır. Osmanlı/Türk modernleşmesinin taşıyıcılarından hariciye kadrolarının idare ettiği şehbenderlikler, Osmanlı hariciyesinin kurumsallaşmasına paralel olarak önce Akdeniz'in, daha sonra Avrupa'nın başlıca şehirlerinde kurulmuş, sayıları Tanzimat Dönemi'nde artmıştı. II. Abdülhamid'in saltanatı süresince hem sayıları artan hem de daha geniş coğrafyada faaliyet göstermeye başlayan şehbenderlerin prosopografik özellikleri İmparatorluğun modernleşme sürecindeki genel karakterini yansıtmaktadır. Osmanlı şehbenderlerinin sosyal kökenleri paşazâdelere, köklü ve sıradan ailelerin çocuklarına dayanıyordu. Bu çeşitliliğe karşın, paşazâdeler ve himaye ağlarına erişebilenler, kariyerlerinde hızla yükselebilmiş olmalarıyla dikkat çekerler. Dinî ayrım gözetildiğinde, İmparatorluk demografisine uygun olarak Müslümanlar giderek daha fazla sayıda şehbender olarak istihdam edilmiştir. Gayrimüslimler hariciye hizmetinden uzaklaştırılmamışlardı, ancak sayıları azalmıştır. Çoğunluğu İstanbul'da doğmuş veya eğitim görmüş, dolayısıyla kozmopolit kültür çevresine aşina olan şehbender arasında, milliyetçilik çağına uygun olarak etnik kimliklerini sahiplenenler de bulunmaktadır. İncelenen dönemde hariciye bürokrasisindeki rasyonelleşmeye paralel olarak şehbenderlik kurumunda da belirli düzenlemeler yapılmıştı. Buna uygun olarak, Osmanlı şehbenderleri arasında İmparatorluğun modern eğitim kurumlarında yetişmiş, lisan bilir, liyakat sahibi kimseler ön plana çıkıyordu. Ancak informel eğitim alanların sayısı da az değildi. Ayrıca, meslekten yetişmiş hariciyeciler kadar, başta Harbiye mezunları olmak üzere, başka bürokratik kurumlarda yetişenler de kariyer dışı diplomatlar olarak atanmıştır. Bütün bunlar, Osmanlı hariciyesinin modernleşme ve rasyonelleşme sürecine rağmen, personel istihdamında hâlâ himaye ilişkilerinin önemli oranda belirleyici olduğunu, hatta kimi zaman liyakatin önüne geçtiğini, fakat modern okulların ve kurumların mezunlarının ve mensuplarının ağırlığının arttığını, kısaca eski ile yeninin iç içe olduğunu göstermektedir. İmparatorluk'tan Cumhuriyet'e üst üste vuku bulan tasfiyelere rağmen bu kadrodan memuriyet hayatına devam edebilenlerin çıkması Osmanlı şehbenderlerinin niteliğini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
This study conducts a prosopographical analysis of Ottoman diplomats based on the biographies of consuls who served during the Reign of Abdülhamid II (1878-1909), compiled from the Sicill-i Ahvâl records and other sources. The fact that the consuls of this thirty-one-year period lived and worked within a one-hundred-and-twenty-five-year timespan between 1828 and 1953 makes it possible to trace the transition from the Empire to the Republic through the lens of foreign service personnel. The consulates, managed by foreign service cadres who were the carriers of Ottoman/Turkish modernization, were established parallel to the institutionalization of the Ottoman foreign ministry—first in the major cities of the Mediterranean and later in Europe—and their numbers increased during the Tanzimat Period. The prosopographical characteristics of the consuls, whose numbers increased and who began to operate across a wider geography during the reign of Abdülhamid II, reflect the general character of the Empire in the modernization era. The social origins of Ottoman consuls ranged from the sons of pashas (paşazâdes) to those of long-established and ordinary families. Despite this diversity, the paşazâdes and those with access to patronage networks stood out for their opportunity to rise rapidly in their careers. Regarding religious division, in line with the demographics of the Empire, Muslims were increasingly employed as consuls. Non-Muslims were not excluded from the foreign service, but their numbers decreased. Among the consuls, most of whom were born or educated in Istanbul and were therefore familiar with the cosmopolitan cultural environment, there were also those who embraced their ethnic identities in accordance with the age of nationalism. In parallel with the rationalization of the foreign service bureaucracy during the period under study, certain regulations were also introduced in the institution of the consulate. Accordingly, among Ottoman consuls, qualified individuals who spoke foreign languages and were educated in the modern educational institutions of the Empire came to the forefront. However, the number of those with informal education was also significant. Furthermore, alongside career diplomats, individuals trained in other bureaucratic institutions—especially graduates of the Military Academy—were appointed as non-career diplomats. All of this demonstrates that despite the modernization and rationalization process of the Ottoman foreign service, patronage relations remained significantly decisive in personnel recruitment and sometimes even superseded merit; however, the weight of graduates of modern schools and members of modern institutions increased, indicating, in short, that the old and the new were intertwined. The fact that individuals from this cadre were able to continue their civil service careers despite successive purges from the Empire to the Republic emphasizes the quality of the Ottoman consuls.
Benzer Tezler
- II. Abdülhamid döneminde Karadeniz bölgesindeki şehbenderliklerin istihbarat faaliyetleri (1876-1909)
The intelligence activities of consulates in the Black Sea region in period of II. Abdulhamid (1876-1909)
MÜSLİMEN ABACI
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Tarihİstanbul ÜniversitesiYakınçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLTEKİN YILDIZ
- Devlet sâlnâmelerine göre Osmanlı Hariciye Teşkilatı (1847-1877)
Ottoman Foreign Governance according to the government annuals
KÜBRA MAMAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
TarihGaziosmanpaşa ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NECATİ ÇAVDAR
- Modern Osmanlı hariciyesinin inşası ve II. Abdülhamid döneminde diplomasi
The construction of modern Ottoman foreign service and diplomacy in the era of abdulhamid II
ZEYNEP BOSTAN
Doktora
Türkçe
2019
Uluslararası İlişkilerİstanbul ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ÖZNUR ALKAN
- II. Abdülhamid dönemi Osmanlı-Karadağ siyasi ilişkileri
Political relations between the Ottoman Empire and Montenegro in the Abdul Hamid II era
UĞUR ÖZCAN
- II. Abdülhamid Dönemi Osmanlı arşiv belgeleri ve basınında Türkistan
Turkestan in Ottoman archive documents and press during the reign of Abdulhamid II
DİLEK ÇOBAN