Baziler arter bifurkasyon bölgesi mikrovasküler anatomisi
Microvascular anatomy of the basilar artery bifurcation territory
- Tez No: 103119
- Danışmanlar: PROF.DR. M. NURİ ARDA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroşirürji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET İntrakranial sakküler anevrizmaların yaklaşık % 15'i vertebrobaziler sistemde oluşmaktadır. Bu anevrizmaların büyük bir kısmı (%51-63) baziler bifurkasyon bölgesinde yerleşmektedir. Basiler bifurkasyon, tepe veya tip anevrizmaları denilen bu gurup tüm intrakranial anevrizmaların yaklaşık % 5-8' ini oluşturmaktadır. Basiler bifurkasyon anevrizmaları; doğrudan cerrahi girişimin teknik olarak zor olması ve bu bölgede yer alan üst pons ile mezensefalonun önemli kısımlarını besleyen vital perforan arterlerin varlığı nedenleri ile nöroşirurjikal patolojiler içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptirler. Operasyon mikroskoplarının gelişmesi başta olmak üzere tüm teknolojik yenilikler bu bölgeye yönelik cerrahi girişimlerin sonuçlarını oldukça iyileştirmiştir. Yine de baziler bifurkasyon ve çevresindeki lezyonlara yapılacak girişimlerde bu bölgenin mikrovasküler anatomisinin ve çevre yapılarla olan ilişkisinin iyi bilinmesi yapılacak cerrahi girişimin başarısı için esastır. Basiler bifurkasyon bölgesinin mikrovasküler anatomisinin ayrıntılı olarak ortaya konulması amaçlanarak, silikon boyalar ile vasküler yapıları boyanmış 10 adet kadavra beyni ile 75 adet hasta vertebral anjiyografisi üzerinde; baziler arter bifurkasyonunun pozisyonu, sağ ve sol posterior serebral arter P1 segmentleri arasındaki açı, dorsum sella ile arasındaki mesafe, baziler apeksin optik kiazmaya olan uzaklığı, biklinoid çizgi ile baziler apeks arasında oluşan açı, baziler arterin her iki P1 segmentinin ve bu arterlerden çıkan perforan arterlerin morfolojisi incelendi. Sonuç olarak: baziler apeks - optik kiazma arası ortalama: 9.5 mm (7.4-1 1.6); posterior serebral arter (PCA)'den posterior komunikan arter (PCoA) çıkışı - baziler apeks arası (P1 segmeti) sağda ortalama: 6.2 mm (5.3-7.1), solda ortalama: 5.7 mm (4.9-6.5); baziler arter bifurkasyonu ile superior serebellar arter arası ortalama: 1.8 mm (1.4-2.1) olarak ölçüldü. Posterior serebral arter"in P1 segmentinden çıkıp interpedinküler fossaya giren perforan arter sayısı sağda 3-7, solda ise 2-6 adet bulundu. Bu perforanlardan posterior talamik arter (PThA) - posterior koroidal arter (PChA) ortak trunkunun %30 oranında sağ P1 den, %70 oranında ise sol P1 den çıkan perforan arter ile oluştuğu gözlendi. Ayrıca bu perforanların posterior perfore yapı (posterior perforating substance - PPS) ön ve arka kısmını penetre ettiği de gözlendi. Çalışmanın anjiyografik değerlendirme sonuçlarında ise; her iki P1 segmentinin arasında oluşan açı ortalama 120 derece (50-170), biklinoid çizgi ile Idorsum sella arasında oluşan açı ortalama 38.16 derece (2-84), son olarak da dorsum sella ile baziler apeks arasındaki mesafe ortalama 12.52 mm (9.69-18.22) olarak bulundu. Bu çalışmanın sonucu olarak: baziler arter bifurkasyon anevrizmalarına uygulanacak cerrahi yaklaşımlarda perforan arterlerin durumu, çıkış yeri ve sayısı dikkatle değerlendirilmeli, mutlaka anatomik varyasyonlar göz önüne alınmalıdır. Bu nedenler ile pre-op angiografilerde baziler apeksin çevre yapılar ile ilişkisini dikkatlice incelemek, yapılacak cerrahi girişimin sonuçlarının iyileştirilmesinde büyük katkı sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Posterior serebral arter ve posterior komünikan arter varyasyonları ile baziler tepe anevrizması varlığı arasındaki ilişkinin bilgisayarlı tomografi anjiyografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between variations of the posterior cerebral artery and posterior communicating artery and the presence of basilar tip aneurysm using computed tomography angiography
OĞUZCAN SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık BakanlığıRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HATİCE KAPLANOĞLU
- İntrakraniyal anevrizmaların endovasküler tedavisinde woven endobridge (WEB) kullanımı: Retrospektif bir değerlendirme
Endovascular treatment of intracranial aneurysms using the woven endobridge (WEB) device: A retrospective analysis
HASAN EMİN KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpNecmettin Erbakan ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OSMAN KOÇ
- Endovasküler yol ile tedavi edilmiş anevrizmalarda prosedürel tromboembolik sonuçların öngörülebilirliği
Predictability of procedural thromboembolic results during endovascular aneurysm treatment
YUNUS EMRE ŞENTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ANIL ARAT
- Rupture status investigation of patient specific cerebral aneurysms by analysing hemodynamic factors using computational fluid dynamics
Hesaplamalı akışkanlar dinamiği kullanarak hemodinamik faktörlerin analizi ile hastaya özgü beyin anevrizmalarının yırtılma durumu incelemesi
GÜLBAHAR MERVE NARİNSES
Yüksek Lisans
İngilizce
2018
Bilim ve Teknolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiHesaplamalı Bilim ve Mühendislik Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. MUSTAFA SERDAR ÇELEBİ
- Posterior komünikan arter ve anterior koroidal arterin intraoperatif mikroanatomisi
Başlık çevirisi yok
ALİ AKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
NöroşirürjiAtatürk ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. İSMAİL HAKKI AYDIN