Geri Dön

Dispepsili hastalarda beslenme alışkanlıkları, endoskopik ve histolojik bulgular arasındaki ilişki

The Relation amongst diet habits, endoscopic and histologic findings of dyspeptic patients

  1. Tez No: 108029
  2. Yazar: GÜLÇİN POLAT
  3. Danışmanlar: PROF.DR. NİHAT OKÇU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Dispepsili Hastalarda Beslenme Alışkanlıkları, Endoskopik ve Histolo jik Bulgular Arasındaki İlişki : Çalışmamızda, dispepsi semptomları ile beslenme alışkanlıkları, endosko pik ve histolojik bulgular arasındaki ilişki incelendi. Bu amaçla Mayıs 2000 - Ma yıs 2001 tarihleri arasında endoskopi laboratuvarına başvuran ve üç aydan da ha uzun süredir dispeptik yakınması olan, yaşları 20-61 ( Yaş ortalaması : 39,04 ± 10,46 ) arasında değişen 42' si erkek, 58' i kadın 100 hasta çalışmaya alındı. Hastalar dispepsi semptomlarını ve beslenme alışkanlıklarını belirlemek amacıyla hazırlanan anket formuna göre dikkatlice sorgulandıktan sonra, üst gastrointestinal sistem endoskopileri yapıldı, işlem sırasında antrumdan iki, kor- pustan iki ve gerektiğinde makroskopik lezyonlardan yeterince biyopsi alındı. Hastaların başvuru sebepleri arasında epigastriumda ağrı en sık ( % 91 ), kusma ise en az görülen ( % 16 ) şikayet idi. Endoskopi işlemi sonrası 11 has tada ( % 1 1 ) normal bulgulara rastlanırken 69' unda ( % 69 ) gastrit mevcut idi. Histolojik olarak da hastaların % 67' sinde gastrit tespit edilmiş olup, % 6' sı normaldi. Hastaların % 2' sinde gastrik atrofi, % 22' sinde intestinal metaplazi, % V inde ise şiddetli displazi olacak şekilde prekanseröz lezyon tespit edildi. Dispepsi semptomları ile hastaların eğitim seviyeleri, maddi durumları, ya şadığı yer, medeni hal ve kan grupları arasında önemli bir ilişki tespit edilemedi ( p > 0,05 ). Cinsiyet ile dispepsi semptomları arasındaki ilişki anlamlı olarak bu lundu ( p < 0,05 ). Erken doyma şikayeti kadınlarda erkeklere göre daha yay gındı. Kahve, ilaç ve alkol alışkanlığı ile dispepsi semptomları arasında önemli bir ilişki tespit edilemezken ( p > 0,05 ), sigara alışkanlığı ile retrosternal ağrı - yanma şikayeti arasındaki ilişki anlamlıydı ( p < 0,001 ). Ayrıca çay içme alış kanlığı ile dispepsi semptomlarından kusma, erken doyma ve retrosternal ağrı arasındaki ilişkinin önemli olduğu tespit edildi ( p < 0,05 ). Hastaların beslenme alışkanlıklarından süt, taze sebze - meyve ve baha ratlı gıda tüketimleri ile semptomları arasında ilişki yoktu ( p > 0,05 ). Fazla yağlı gıda ve et tüketimi ile dispepsi semptomları arasındaki ilişki önemli idi ( p <52 0,001 ) ve özellikle epigastriumda yanma ve ekşime şikayeti olan hastalarda yağlı gıda tüketimi fazla idi ( p < 0,05 ). Bazı dispepsi semptomları ile endoskopik bulgular arasındaki ilişki anlamlı olarak bulundu. Epigastriumda ağrı ve açlık ağrısı gastriti ve duodenal ülseri olan hastalarda en sık görülen dispeptik yakınmalar olarak tespit edildi ( p < 0,01 ). Dismotilite benzeri yakınması olan hastalarda ise normal endoskopi bul gularına rastlanıldı ( p < 0,01 ). özofajit ile retrosternal ağrı - yanma arasındaki ilişki ise çok anlamlı ( p < 0,001 ) idi. Dispepsi semptomları ile histolojik bulgular arasında önemli bir ilişki tespit edilemedi ( p > 0,05 ). Hp ile dispepsi semptomları arasında ilişki bulunamadı. Hastaların beslenme alışkanlıkları ile endoskopik ve histolojik bulguları a- rasında önemli bir ilişki yoktu ( p > 0,05 ). Bu çalışmada, gıda intoleransının dispepsideki rolünün az olduğu, dispepsi semptomlarının altta yatan etyolojiyi işaret etmesi bakımından önemli olabilece ği, bu yüzden hastalarda semptomların incelenerek endoskopi endikasyonu koymanın uygun olacağı, dispepsi semptomları ile histolojik bulgular arasında ilişkinin olmaması nedeniyle; endoskopisinde organik bir neden tespit edileme miş, ciddi dispeptik yakınması olan hastalarda histopatolojik tanının konulması nın faydalı olabileceği, bu tür yaklaşımın erken mide kanserinin ve prekanseröz lezyonların tanısını kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

SUMMARY The Relation Amongst Diet Habits, Endoscopic and Histologic Find ings of Dyspeptic Patients ; In our study, the relation was investigated, which was among dyspeptic symptoms and endoscopic and histologic findings. To this aim, 100 patients, 42 male and 58 female, who were 20 - 61 years old ( mean age : 39,04 ± 10,46 ) were taken into our study. The patients had been applied for endoscopic labora tory from May 2000 to May 2001 and had had dyspeptic complains for over three months. Upper gastrointestinal system endoscopy were performed to these patients after taken anamnesis using with questionnaire from which was performed for determinating of patient's dyspeptic symptoms and diet habits. During the procedure, the biopsies were taken as two specimens from antrum, two from corpus; and from macroscopic lesions as sufficient numbers; if neces sary. The most complain of patients was epigastric pain ( % 91 ) and the least was vomiting ( % 16 ). After the endoscopical procedure; normal findings were found from 1 1 patients ( % 1 1 ) and gastritis was found from 69 patients ( % 69 ). Histologically, the gastritis was determined from % 67 patients and % 6 were normal. % 2 gastric atrophy, % 22 intestinal metaplasia and % 1 precancerous lesions which were as severe dysplasia. It was not found the relation between dyspeptic symptoms and the patient's education levels, incomes, residences, and blood groups ( p > 0,05 ). Signifi cant relation was found between sex and dyspeptic symptoms ( p < 0,05 ). The complains of early full up in female were more than male' s, relatively. It was not found an important relation between the habits of coffee, drug and alcohol and dyspeptic symptoms ( p > 0,05 ). The relation between smok ing and retrosternal pain was meaningful ( p < 0,001 ). In addition to that, an important relation was determined between the habit of drinking tea and some dyspeptic symptoms, such as vomiting, early full up and retrosternal pain ( p < 0,05 ).54 It was not found a relation between symptoms and some diet habits of pa tients, such as milk, fresh fruits - vegetables and spiced meals consumptions ( p > 0,05 ). The relation between dyspeptic symptoms and consumptions of meat and fat - rich meals ( p < 0,001 ). Especially, fatty - meal consumption was much more in the patients who had the complain of epigastric burning ( p < 0,05). The relation was found significantly between some dyspeptic symptoms and endoscopic findings. The most dyspeptic symtomps in the patients who had gastritis and duodenal ulcers were epigastric pain and starvation pain ( p < 0,01 ). Normal endoscopic findings were determined in the patients who had dysmo- tility - like complains ( p < 0,01 ). The relation was very meaningful between ret rosternal pain and eosefagitis ( p < 0,001 ). There was no relation between dyspeptic symptoms and histologic findings (p>0,05). It was no found a relation between Hp and dyspeptic symptoms. There was no any important relation between diet habits and the features of endoscopy and histology ( p > 0,05 ). In the study, it was determined that the role of food intolerance in dyspeptic symptoms was very little and dyspeptic symptoms were very important because they may indicated underlying etiology. Because of that reason, it must be made indication of endoscopy by made of investigating of patient's symptoms. There was no relation between dyspeptic symptoms and histologic finding. Be cause of that, the histopathologic diagnosis might be useful in patients who had severe dyspeptic complains but no organic cause in their endoscopies. It was concluded that the type of approach might facilitate the diagnosis of early gas- tritic carcinomas and precancerous lesions.

Benzer Tezler

  1. Gastrgintestinal sistemin nonspesifik semptomlarının fonksiyonel mide-barsak hastalıkları yönünden araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HALUK ŞAVLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. İSMAİL DİNÇ

  2. Mide kanserlerinin ve serozal invazyonunun sonografik değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÖKHAN PEKİNDİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. H. CAHİT ULUTUNÇEL

  3. Dispeptik çocuklarda helicobacter pylori antikor seviyelerinin ELİSA metodu ile gösterilmesi

    Başlık çevirisi yok

    REMZİYE EBRAHİMİ SADR (KALAN)

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    MikrobiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. SAİT YİĞİT

  4. Mide lezyonlarında endoskopik ince iğne aspirasyon biyopsisi, fırça biyopsisi ve forseps biyopsisinin tanı değerleri

    Başlık çevirisi yok

    SİBEL ŞENSU (SAKA)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    PatolojiSağlık Bakanlığı

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMİT İNCE

  5. Dispeptik hastalarda mide modilitesinin sintigrafik tetkiki (prospektif bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    M. ÇETİN KOTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    GastroenterolojiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı