Uluslararası hukukta dicle ve fırat nehirlerinin savaş zamanındaki hukuki statüsü
Legal status of the tigris and euphrates rivers in time of war
- Tez No: 219073
- Danışmanlar: PROF.DR. RAUF VERSAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Uluslararası İlişkiler, Law, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2006
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Silahlı çatısmaların çıkmasıyla devletler arasındaki barıs zamanındaki iliskiler bozulur ve uluslararası nehirlerin barıs hukuku tarafından belirlenen statüsünde belirsizlik hakim olur. Uluslararası nehirlerin suları ve bunlara bağlı tesisler çatısmalar sırasında askeri hedef teskil edebilir veya bir silah olarak kullanılabilirler. Bu durumda uluslararası nehirler hukuku, uluslararası insancıl hukuka gönderme yapmanın dısında pek az bir koruma sağlar. Bu yüzden, son çeyrek yüzyılda üç körfez savasına maruz kalan Dicle ve Fırat nehirleri, lex specialis ilkesi uyarınca jus in bello hükümlerince korunmalıdır. Tez, uluslararası insancıl hukukun Dicle ve Fırat nehirlerine doğrudan veya dolaylı olarak uygulanabilecek ahdi ilke ve kurallarını inceler. Burada suyun müstakil ve münhasır kurallarla korunması sözkonusu değildir; çünkü su, sivillerin hayati ihtiyaçlarını karsılamak ve sivillere karsı bir silah olarak kullanılmasını sınırlamak üzere dolayısıyla korunur. Bunun ötesinde çevresel korumayı sağlayan ahdi hükümler, sınırlı uygulamaya sahiptir ve henüz bu andlasmalara taraf olmamıs Dicle ve Fırat'a kıyıdas devletler için teamüli bağlayıcılıktan yoksundur. Bu sebeple, bu nehirleri korumak için, savasın düzenlenmesinde teamül hukukunun ayırım, askeri gereklilik, orantılılık ve insani ilkelerine dayanmak gerekir.
Özet (Çeviri)
The outbreak of armed conflict will rapture the peacetime relations of states, bringing uncertainty to the legal status of international rivers, governed by the law of peace. The waters of international rivers and related installations can be a military target as well as a weapon during the hostilities. The law of international watercourses offers little protection but making a revoi to international humanitarian law. Therefore, the legal status of the Tigris and Euphrates rivers, having been subjected to three Gulf wars in the last quarter of a century, seeks protection in jus in bello under the principle of lex specialis. The thesis examines the conventional rules and principles of international humanitarian law which can be applied to the Tigris and Euphrates rivers and their waters directly or indirectly. The legal protection afforded to water is by no means autonomous as international humanitarian law treats water in so far as it meets the vital needs of civilians and its use can be regulated as a means of warfare, directed against the civilians. Furthermore, those of conventional provisions, which offer environmental protection, are limited in scope of application and lack in customary value for the riparian states of the Tigris and Euprates rivers not yet party to such conventions. Reliance, then, has to be placed on the customary principles of distinction, military necessity, proportionality and humanity in regulating warfare to safeguard these rivers.
Benzer Tezler
- Uluslararası sermaye ihracı ve ithalindeki nedensellik ve Türkiye'de yabancı sermaye
Başlık çevirisi yok
FARUK ESKİOĞLU
- Avrupa Topluluğu'nun bürokratik yapısı
Başlık çevirisi yok
GÜNİZ ODYAKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
Uluslararası İlişkilerİstanbul ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BENER KARAKARTAL