Subjective experiences in Darren Aronofsky's films Pi and Requiem for a Dream
Darren Aronofsky'nin Pi ve Bir Rüyaya Ağıt filmlerinde öznel gerçeklik
- Tez No: 235986
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ERKAN BÜKER
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sahne ve Görüntü Sanatları, Performing and Visual Arts
- Anahtar Kelimeler: Empati, Fenomenoloji, Parametreler, Ritim, Öznelcilik, Empathy, Phenomenology, Parameters, Rhythm, Subjectivism
- Yıl: 2008
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Bahçeşehir Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sinema Televizyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Sinema Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Pi (1998) ve Requiem for a Dream (2000) filmleri ile Darren Aronofsky seyircilerine değişken ruh halinde bulunan karakterlerinin yaşadıklarına paralel görsel bir deneyim yaratmayı amaçlar. Birinci tekil şahıs odaklı anlatım biçimi kullanarak, yönetmen, öznel parametrelerle seyircinin dikkatini toplayan benzer görsel ve işitsel alanlar yaratır. Kamera hareketi, müziğin ritmi ve polifonik montaj ile kurulan görsel ve işitsel ahenk seyirciyi hem bilişsel hem de duygusal olarak filme bağlar. Bu iki film aslında filmdeki ana karakterlerin aşırı duyarlıklı deneyimlerine benzer deneyimler uyandırarak kişilerarası alanın bir adım ötesini oluşturur. Dolayısıyla, seyirciler olaya sadece başkasının perspektifinden bakmaktan ziyade adeta olayı kendileri yaşarlar. Hiçbir olayı başınıza gelmeden tam olarak anlayamazsınız.
Özet (Çeviri)
Darren Aronofsky, with his films Pi (1998) and Requiem for a Dream (2000), aims to create a viewing experience that parallel the experience of his characters with altered states of minds. By using first person focalized narration, the director builds up similar visual and aural fields by exploiting spectator?s shift of attention through subjective parameters. The audio-visual harmony in terms of camera movements, rhythm of music and polyphonic montage engage spectators both cognitively and emotionally. These two films by arousing experiences of heightened senses similar to main characters in the films, in fact, build up more than an intersubjective space. Thus, spectators do more than understanding another?s perspective, they feel themselves as if they were the ones having the experience. You cannot understand exactly without experiencing it.
Benzer Tezler
- Çatışmacı toplum paradigması: Teorik ve meta-teorik düzeylerin ilişkisi
Conflict paradigm of society
ADNAN TÜREGİN
- Naproksenin postoperatif dentoolveoler ağrıya olan analjezik etkisinin klinik olarak araştırılması
Başlık çevirisi yok
FATMA BULAT
Doktora
Türkçe
1987
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELAHATTİN OR
- Konut mekanlarında yoğunluk-kalabalık ilişkisinin belirlenmesinde kullanılabilecek bir yöntem
A Method for determining the relationship between crowding and density in residential spaces
ORHAN HACIHASANOĞLU
- Teknoloji transferinde lisans anlaşmaları ve bir değerlendirme
Licensing agreements in technology transfer and an evaluation
SITKI GÖZLÜ