Geri Dön

Abdü'l-Hakîm es-Siyalkûtî ve“Hâşiyetü Siyalkûtî ʻAlâ Hâşiyeti Abdi'l-ğafûr ʻAle'l-Fevâidi'z-Ziyâiyye”

Abd al-Hakim siyalkuti and the gloss of siyalkuti on the gloss of 'Abd al-Ghafur Al-lari on al-Fawa'id al-Di̇ya'i̇yya

  1. Tez No: 366826
  2. Yazar: FATİH KILIÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET SADİ ÇÖGENLİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Eastern Linguistics and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Hâşiye, Molla Câmi, Abdülhakîm Siyalkûtî, Hindistan, Nahiv, Abdülhakim Siyalkuti, Arapça, Haşiye, Molla Cami, Şerh, Hashiya, Mullah Jami, India, Syntax, Abdülhakim Siyalkuti, Arabic, Mullah Mosque, Commentary
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arap Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Arap Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Medreselerde Arap Dili öğretimine, sarf derslerinin ardından nahiv derslerinde okutulan Avâmil, İzhar ve el-Kâfiye gibi kitaplarla devam edilirdi. Bu süreç çoğunlukla Molla Câmî adlı şerhin okutulmasıyla sonlanırdı. el- Kâfiye adlı eserin şerhlerinden biri olan Molla Câmî, yazıldığı XV. yüzyıl sonlarından itibaren Arapça öğretiminde vazgeçilmez bir eser haline gelmiştir. Bu şerh dilbilimle uğraşan âlimlerden çok rağbet görmüş ve hakkında çok sayıda hâşiye yazılmıştır. Kaleme alınan bu hâşiyelerin özelliği, talebelerin Arap Dili'ni öğrenim sürecini kolaylaştıracak ifadeleri barındırıyor olmasıdır. Nahiv ilmininin derinlemesine incelendiği ve gramer kaidelerini tartışıldığı eserler olan bu çalışmalar, kaideleri açıklayan ve kaidelere karşı eleştirel bakış açılarına sahiptirler. Bu haşiyelerden biri de çalışmasını yaptığımız“Hâşiyetü Siyalkûtî ʻalâ Hâşiyeti Abdilgafûr ʻale'l-Fevâidi'z-Ziyâiyye”adlı eserdir. Medreselerde ilimler ilk etapta ana metin kitaplarından okunuyordu. Daha sonra talebelerin ilim düzeyi arttıkça, okudukları ilmin konuları da derinleşir ve zorlaşırdı. Açıklanmaya muhtaç, belirsiz, örneklenmesi gereken yerlerde şerhler ve hâşiyeler devreye girerdi. Son zamanlarda 'zaman kaybı', 'akıl bulandıran' ve 'meselenin özüne inmekten uzak' diye tabir edilen, XIX. yüzyıldan itibaren önyargılara ve olumsuz söylemlere muhatap olan şerh ve hâşiye litaratürünün iyi anlaşılması gerekir. Bu eserler tam anlaşılmadan İslam klasikleri gerçek manada tanımlanamaz. Bunun gerçekleşmesi için klasik kaynakların hakkıyla idrak edilmesi ve mevcut bilgi anlayışının bilinçli bir şekilde yeniden tartışmaya açılması gerekir.

Özet (Çeviri)

In the madrasahs to teach Arabic language, after the etymologic lessons, it had been continued with such books Avâmil, İzhar and el-Kâfiye which were studied in syntax lessons. This process often came to an end with the taught of sharh which was called Mullah Jami. Mullah Jami, one of the sharh of el- Kâfiye, has been an indispensible work for teaching Arabic since it was written in the end of XV. century. This sharh was highly cought on by the scholars who dealt with linguistics and a lot of hashiyas written about it. The feature of these written hashiyas that they simplify the learning of the language for Arabic language students with clear statements as well as examine the syntax education throughly, beside, they argue and explain about the rules of grammar, and they have the critical point of view towards to grammatical views. One of these hashiyas, called“'Abd al-Hakim Siyalkuti and the Gloss of Siyalkuti on the Gloss of 'Abd al-Ghafur al-Lari on al-Fawa'id al-Diya'iyya”, is the one which we have been studying. In the madrasah education, studies were studied from basic text books at first. Later when the student's education level increased, their studies also were getting deep and becoming difficult. Hashiyas and sharhs were stepped in when there is an unclear thing, need for explanation or examplify. Sharhs and hashiyas, which were named lately as“a waste of time”,“mind bluring”, and“far from the glist of matter”, dating from XIX. century they were criticized prejudicely and they need to be understood throughly. Without explaining these works throughly, Islamic Classics can not be explained in real terms. In order to let it come true, it needs both the current knowlegde understanding and understanding of classical sources to come up for discussion again with a conciously way.

Benzer Tezler

  1. Abdülhakim es-Siyalkȗti'nin Fi'l-İlmi'l-İlâhi adlı risalesinin tahkik ve tahlili

    A critical edition and on analysis of abd al-Hakim es-Siyalkȗti's work Fi'l-İlmi'l-İlâhi

    MESUT EMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DinMarmara Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİKMET YAMAN

  2. حاشية عبد الحكيم السيالكوتي على المقدمات الأربع من التوضيح والتلويح (دراسة وتحقيق)

    Abdulakîm es-Siyâlûtî'nin Haşiye 'Ala'l-Mukaddimâti'l-Erba'a Mine't-Telvîh ve't-Tavzîh isimli eserinin tahkik ve incelenmesi

    OTHMAN SAADI AHMED

    Yüksek Lisans

    Arapça

    Arapça

    2021

    DinAksaray Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ADEL FADHIL ABED ABED

  3. An intellectual biography of 'Abd al-Ḥakīm al-Siyālkūtī (D. 1657): His place in Hind intellectual history and influence upon Ottomans

    'Abdülhakim Siyâlkûtî'nin (Ö. 1657) entelektüel biyografisi: Hint entelektüel tarihindeki yeri ve Osmanlılar üzerindeki etkisi

    ABDULLAH AL MAMUN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL ÜÇER

  4. 31 Mart olayı ve hareket ordusunun mahiyeti

    Başlık çevirisi yok

    ORHAN YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Türk İnkılap TarihiAnkara Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF OĞUZOĞLU

  5. Tarih-i Burhaneddin-i Belhi (Lady Sheil'in anıları)

    History of Burhaneddin-i Belhi (Memories of Lady Sheil)

    NİHAL ÇANKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Doğu Dilleri ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Fars Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET KANAR