13. yüzyıl Anadolu tasavvufunda Evhadeddin-i Kirmani ve tesirleri
Awhaduddi̇n's -i̇ Ki̇rmani̇ and his influence in 13th century Anatolian sufism
- Tez No: 399709
- Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN ERDEM
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, Din, History, Religion
- Anahtar Kelimeler: 13. yüzyıl, Orta Çağ, Tarih, Tarikatlar, Tasavvuf, Tasavvuf tarihi, Tasavvufi yaşam, Tefsir, İslam hukuku, Şeyh Evhaduddin, 13. century, Middle Ages, History, Religious orders, Mystic, History of mysticism, Mystical life, Commentary, Islamic law, Sheikh Evhaduddin
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Anadolu Selçukluları döneminde yaşayan ünlü sûfi şair Evhadeddin Hamid b. Ebu'l-Fahr-i Kirmanî (561-635/1166-1238) 16 yaşlarında sosyo-politik krizden dolayı anavatanını terk ederek Bağdad'a yönelir. Burada fıkıh alanında eğitim aldıktan sonra mûit'lik makamına yükselir. Ardından arayışlarına devam eder ve Sühreverdîlik tarikatının Ebherîyye koluna katılır. Bir yandan şeyhi Sücasî tarafından seyr ü sülûk amacıyla diğer yandan da Ebherîyye tarikatının yayılması doğrultusunda ilk önce Azerbaycan seyahatinde bulunmuştur. Evhadeddin-i Kirmanî, 13. yüzyılın başlarında Anadolu bölgesine yoğunlaşarak Kayseri, Malatya, Ahlat, Sivas, Konya ve Diyarbakır gibi muhtelif şehirlerde seyahatte bulunur. Ardından, Anadolu'da bulunduğu süreçte bu bölgede sınırlı kalmayarak; gezgin bir sûfi olarak Suriye, Mısır ve İran'ın bazı kentlerine vs. bölgelere devamlı seyahat yapar. Bu bağlamda sözkonusu seyahatlerin zaman zaman siyasi amaçla gerçekleştiğini belirtmeliyiz. Nitekim kendisi Anadolu'da bulunduğu süreçte birçok öğrenci yetiştirmiş, siyasi-dinî ve tasavvufi çevrelerle de münasebette bulunmuştur. Ayrıca devletin ve zengin kesimin desteği ile bazı şehirlerde hankâh kurmaya girişmiştir. Sonraki dönemlerde de Ebherîyye tarikatının bir kolu olarak Evhadîyye tarikatı kısıtlı bir şekilde faaliyeti devam edilmiştir. Lakin hatta 19. yüzyıllarda Konya gibi şehirde bu tarikata ait hankâhının faaliyeti gözükmektedir. Şeyh Evhadeddin soy açısından bazı görüşlere rağmen Türk kökenli olduğu için net bir delil yoktur. Bu zat Rubaiyât eserine sahip olmakla birlikte mesnevi kalıbında yazılmış bulunan Misbahu'l-Ervah eseri de ona mensup edilmiştir. Hâlbuki ona mensup edilen bu eser bazı tanıklara göre tespiti çok zordur. Bu sûfi şair resmi olarak Melametîyye veya Kalenderîyye zümresine tabi olmasa da; gayri resmi olarak ameli ve fikri açıdan Melametî ve Kalenderî bir sûfi telakki edilebilir. Bu sûfinin özellikle vahdet-i vücudcu ve şahidbâzî niteliği ile de vasıflandırılması gerekmektedir. Ayrıca Futuvvet veya Ahilik gibi teşkilatlarla hiçbir bağlantısı olmamakla birlikte onun Anadolu'da Halife tarafından Futuvvet teşkilatının sürdürülmesi tezi yanlış bir yaklaşım olduğu âşikardır. Ayrıca, Evhadeddin kendi döneminde muhtelif çevreler arasında ün kazandığı da belirtilmelidir. Nitekim, Şeyh Şehabeddin Ömer-i Sühreverdî gibi ünlü sûfi ve Bağdad şeyhu'ş-şuyuhunun ölümü ardından (632/1235) Halife Mustansır tarafından bahşişte bulunur bazı vakıflar ona devredilir. Son olarak, kendisinin bu dönemden itibaren ömrünün sonuna kadar Bağdad'da bulunduğunu ve orada vefat ettiği ifade edilebilir.
Özet (Çeviri)
Sheikh Awhaduddin bin Ebulfahr Kirmanî (561-635/1166-1238 ), was a famous poet and Sûfi of the Seljuks of the Anatolian era, he left his hometown Kerman for Baghdad at the age of 16 due to some socio-political crises. After his dominance and proficiency in the field of Fiqh was assigned the title of Moid. This title had not satisfied him so he turned to Sûfism and chose the Abharieh doctrine which was a branch of“Sohrevardieh”school of thought. At the outset of this journey he began to travel to and discover Azerbaijan so as to preach and expand the“Abharieh”doctrine and to meet the expectations of his teacher, sheikh Sojasi, trying to widen the objectives of this doctrine. After completing his trip in Azerbaijan, he restricted his activities to Anatolia and travelled to different cities in this region such as Kayseri, Malatya, Akhlat, Sivas, Konya, and Diyarbâkir at the beginning of the thirteenth century. During his stay in Anatolia, Awhaduddin who enjoyed the characteristics of an adventurous and exploratory Sûfi and mânâged to travel to other regions like some parts of Syria, Egypt, and Iran. Of course, in some of these trips he was after some political objectives as well. Awhaduddin raised many pupils during his settlement in Anatolia and was in contact with diverse religious, political, and Sûfi groups. Also, he built some spiritual retreats for gatherings of the Sûfi known as Khanqahs in Konya, Kayseri, and Malatya with the help and support of the government and the wealthy people of Anatolia. After Awhaduddin's death, his doctrine entitled“Awhaduddin's doctrine”which was a branch of“Abharieh”doctrine continued in Anatolia in a restricted manner. As a result, and due to some 19thcentury endowment documents, a Khanqah belonging to this doctrine was active in Konya at that time. Despite some widespread views, The ıssu of Evhaddeddin being of Turkısh origin isn't clear. Along with he has Rubaiyat written in Persian, another book entitled Misbahu'l-Arvah is believed to belong to him but remains difficult to prove. Not only did he not belong to the Malamatieh and Ghalandarieh groups, but he also believed to informally he can considered in terms of ideas as a Malamati and Ghalandari sufi. This sufi especially must be qualificated as an beliver of wahdat al-wujud and Shahid-Bazi. In addition, the thesis is highlighting his connection with the Fotovvat and Akhian groups sounds scientifically baseless; on the other hand, the claim that he was a representative of the Caliph in this group in Anatolia is totally wrong. Awhaduddin had such good reputation among diverse groups at that time that he was respected and chosen as the Sheikh-al-shiukh by the Caliph Mostansar after the great Sûfi and Sheikh-al-shiukh Shahabaddin Omar Sohravardi passed away. This great Sûfi was even granted an inhabitation entitled Marzbanieh by the Caliph, and spent the rest of his life in Baghdad.
Benzer Tezler
- XIII. Yüzyılda Anadolu'da tasavvuf ve siyaset
Sufism and politics in Anatolia in the 13th Century
HÜSEYİN BAYARSLAN
- 15. yüzyıl Bektaşi nefeslerinde ve menakıbnamelerinde tarihi olaylar
The Historical events which are written in Bektashi hymns and epic documents in 15. century
CEMİL TURGUT
- Müellifi bilinmeyen mensur bir fütüvvet-nâme (Çorum Hasanpaşa kütüphanesi 19 hk 885, inceleme metin tıpkıbasım)
A prose fütüvvet-nâme whose author is unknown(Çorum Hasanpaşa Library 19 hk 885,review text typical edition)
ABDULKERİM TİRYAKİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Türk Dili ve EdebiyatıHitit Üniversitesiİslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEYDİ KİRAZ
- Residual spaces of the informal empire: Rereading Smyrna as an incomplete colonial project
Enformel imparatorluğun kalıntı mekanları: Smyrna'yı yarım kalmış bir sömürge projesi olarak yeniden okumak
IŞILAY TİARNAGH SHERİDAN
Doktora
İngilizce
2023
Mimarlıkİzmir Yüksek Teknoloji EnstitüsüMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDEM ERTEN
- Osmanlı Vîlâyet-i Rûm'unun inşası (baniler-vakıflar-mimari aktörler): Yörgüç Paşa ailesinin mimari etkinliği (1429-1494)
Construction of Ottoman Vîlāyet-i Rûm (patrons-vaqfs-actors of architecture): Yorguc Pasha family's patronage (1429-1494)
MUSTAFA ÇAĞHAN KESKİN
Doktora
Türkçe
2017
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA İLKNUR KOLAY