Geri Dön

Son 15 yılda çocuk endokrin polikliniğine erken ergenlik yakınmasıyla başvuran hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patients consulting child endocrine policlinic with precocious puberty complaint in the last 15 years

  1. Tez No: 507506
  2. Yazar: EZGİ BURGAÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BİLGİN YÜKSEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Endokrinoloji, Ergenlik, Ergenlik problemleri, Ergenlik-erken, Genler, Hasta başvurusu, Meme, Mutasyon, Endocrinology, Puberty, Adolescence problems, Puberty-precocious, Genes, Patient admission, Breast, Mutation
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bölümünde son 15 yılda santral erken puberte ve prematür telarş tanısıyla takipli hastaların demografik, antropometrik ve laboratuvar özeliklerinin incelenmesi, santral erken puberte tanılı hastalarda tedavinin final boy üzerine etkisine bakılması ve santral erken puberte tanısı ile takipli hastalarda makorin ring finger protein 3 (MKRN3) gen mutasyonu varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Polikliniği'ne Ocak 2002- Aralık 2017 tarihleri arasında erken ergenlik yakınmasıyla başvuran hastaların dosyaları geriye yönelik incelenip 103 hastanın şikayetlerinin başlama yaşı, tanı yaşı, ağırlık ve boyu, vücut kitle indeksi, puberte muayenesi, kemik yaşı, anne ve baba boyu kaydedildi. Tedavisi tamamlanan santral erken puberte hastalarının tedavi sonrası ağırlık, ağırlık SDS, boy, boy SDS ve final boyları değerlendirildi. Ayrıca santal erken puberte tanılı 40 hastadan MKRN3 geninde olası mutasyonlara bakılması için genetik analiz yapıldı. Bulgular: Santral erken puberte tanılı olguların 62'si (% 88,5) kız, 8'i (% 11,5) erkekti. Santral erken pubertede tanı yaşı ortalaması 7,6 yıl olarak bulundu. Çalışmamızda santral erken puberte ile izlenen kız hastalardan 2'sinde opere astrositom, 3'ünde hidrosefali, 1 hastada hipofizde pars intermedia kisti, 1 hastada psödötümör serebri tanıları vardı. Erkek hastalardan ise 1 olgu hidrosefali tanısı almıştı. Tedavi sonrası final boya ulaşan hastaların final boy ortalaması 158,8±5,4 cm idi. Final boy ile hedef boy arasında anlamlı fark saptanmadı. Hastaların final boyu öngörülen boydan anlamlı fazlaydı. Tedavi öncesi ve sonrası hastaların ağırlık standart deviasyonlarında farklılık saptanmadı. Gen analizi yapılan 22 hastada MKRN3 geninde mutasyona rastlanılmadı fakat 11 hastada heterezigot 1 hastada homozigot rs2239669 varyantı tespit edildi. Sonuç: Bu çalışma, santral erken puberte tanılı hastalarda GnRH analogları ile pubertenin durdurulması tedavisiyle final boyun hedef boyu yakalanabileceğini gösterdi. Gen analizi yapılabilen hastalarımızda MKRN3 gen mutasyonu görülmedi, bu hastalarda toplumda yaygın görülen ve zararsız olduğu öngörülen rs2239669 varyantı bulundu.

Özet (Çeviri)

Aim: It is aimed to examine of demographic, anthropometric and laboratory characteristics, the effect of treatment on final height in patients with central precocious puberty, the presence of gene mutation of macular ring finger protein 3 (MKRN3) in patients with precocious puberty and patients with central precocious puberty and premature thelarche for patients accepted in the last 15 years to Çukurova University Faculty of Medicine Department of Paediatric Endocrinology. Material and Method: The medical file records of patients, who has consulted for precocious puberty between January 2002 and December 2017 to Paediatric Endocrinology Department, are recorded with details containing the information on start age of complaint, age of diagnosis, patient's weight and height, body mass index, puberty examination details, bone age and heights of parents. Upon completion of treatment of the patients with central precocious puberty, their weight, weight SDS, height, height SDS and final height of details were evaluated. In addition, genetic analysis was also performed on 40 patients with diagnosed precocious central pubertal disease to look for possible mutations in the MKRN3 gene. Findings: Out of 70 diagnosed precocious central pubertal cases, 62 (88.5%) were female and 8 cases (11.5%) were male. Mean age of diagnosed central precocious puberty patients was found to be 7.6 years. In our study, amongst the female patients who were followed up with central precocious puberty diagnosis, there were 2 cases of opere astrocytoma, 3 cases of hydrocephaly, 1 case of pituitary pars intermedia cyst, 1 case of pseudotumor cerebri. Amongst the male patients, only 1 patient was diagnosed with hydrocephaly. The final mean height of patients who reached the final height after treatment was 158,8±5,4. No meaningful difference is observed between the final height and target height. The final height of the patients was significantly higher than the demanded height. There was no difference in standard deviations of weights of patients before and after the treatment. Amongst the 22 patients who were underwent gene analysis, there was no MKRN3 gene mutation at patients, however 11 patients were detected with heterozygote rs2239669 variation and 1 patient was detected with homozygous rs2239669. Conclusion: This study shows that final height can reach the target height by treatment of the central precocious puberty patients with GnRH analogous used for stopping puberty. MKRN3 gene mutation was not seen in our patients who underwent gene analysis, and in these patients rs2239669 variant was observed, which is expected to be common and harmless in the society.

Benzer Tezler

  1. Konjenital adrenal hiperplazi tanılı hastaların yaşam kalitelerinin belirlenmesi, sağlıklı kardeşleri karşılaştırılması, bu durumun aileler üzerindeki etkisinin sorgulanması

    Determining the quality of life of patients diagnosed with congenital adrenal hyperplasia, comparing their healthy siblings, questioning the effect of this condition on families

    DERYA KARAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ MİNE ÇİZMECİOĞLU

  2. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  3. Çocukluk çağında görülen tip 2 Diyabetes Mellitus'ta klinik özellikler ve tedaviye yanıt

    Clinical features and response to treatment in type 2 Diabetes Mellitus in childhood

    NAZİLE GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP DEMİRCİOĞLU TURAN

  4. Juvenil idiopatik artritli hastalarda metabolik sendrom gelişiminin değerlendirilmesi

    Evaluation of the metabolic syndrome occurance rates in patients with juvenile idiopathic arthritis

    NURHAYAT YAKUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜFERET ERGÜVEN

  5. Beta talasemi majör tanılı hastalarda plazma lipoprotein ilişkili fosfolipaz a2 ile sistatin c düzeyi ve karotis intima media kalınlığının değerlendirilmesi

    Evaluation of lipoprotein-associated phospholipase a2 and cystatin c levels, and cartoid intima-media thickness in patients diagnosed with beta thalassemia major

    HAYRETTİN ZERDALİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MECNUN ÇETİN