Depresyon ve anksiyete için tanılar üstü faktörlerin incelenmesi: Nörotisizm, duygu düzenleme ve tekrarlayıcı düşünme arasındaki ilişkiler
The investigation of transdiagnostic factors for depression and anxiety: The relationships between neuroticism, emotion regulation and repetitive thinking
- Tez No: 656611
- Danışmanlar: PROF. DR. HALUK ARKAR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Depresyon, Duygu düzenleme, Nörotisizm, Psikolojik sorunlar, Tanılarüstü model, Tekrarlayıcı düşünme, Ölçekler, Anxiety, Depression, Emotion regulation, Neuroticism, Psychological problems, Transdiagnostic model, Repetitive thinking, Scales
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ruhsal sorunların altında ortak bazı yatkınlık faktörlerinin olduğunu savunan tanılar üstü yaklaşım, özellikle eş tanıyı anlamaya yönelik bilgi sağlamakta ve farklı ruhsal sorunlar için ortak tedavi yaklaşımları geliştirmeyi amaçlamaktadır. Benzer belirtileri ve ortak etiyolojik özellikleri olan depresyon ve anksiyete bozuklukları, bu yaklaşımla sıklıkla ele alınmış olsa da araştırmaların çok azında kapsamlı bir model öne sürülmüştür. Oysaki tanılar üstü keşifsel modele göre farklı bozuklukların altında uzak ve yakın faktörler olarak isimlendirilen ortak faktörler yatmaktadır. Uzak faktörler, yakın faktörlere zemin hazırlayan bazı gen özelliklerini ve kontrol edilmesi zor çevresel özellikleri, yakın faktörler ise psikopatoloji üzerinde doğrudan etkiye sahip bazı bireysel farklılıkları içermektedir. Bu tez çalışmasında depresyon ve anksiyete bozuklukları için söz konusu keşifsel modeli temel alan bir modelin test edilmesi amaçlanmıştır. Test edilen modelde, çocukluk çağı travmaları ve algılanan ebeveynliğin uzak faktörleri, nörotisizm, duygu düzenleme güçlüğü ve tekrarlayıcı düşünme eğiliminin ise yakın faktörleri temsil ettiği öne sürülmüştür. Ayrıca farklı tanı gruplarının bu özellikler bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya majör depresyon bozukluk (N=53), panik bozukluk (N=43), yaygın anksiyete bozukluğu (N=47), depresyon ve anksiyete bozukluğu eş tanısı (N=53) olan ve herhangi bir tanısı olmayan (N=47) toplam 243 kişi katılmıştır. Ölçüm araçları olarak Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Ana-Babaya Bağlanma Ölçeği, Beş Faktör Kişilik Envanteri, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği, Tekrarlayıcı Düşünme Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri, Beck Anksiyete Envanteri ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmıştır. Varyans analizi sonuçları, tanısı olmayan kişilerin tanısı olanlara göre ve tek tanısı olanların da eş tanısı olanlara göre ölçeklerden daha düşük puan aldığını göstermiştir. Korelasyon analizi bulguları, değişkenler arasında güçlü ilişkiler olduğunu, özellikle nörotisizm, duygu düzenleme güçlüğü ve tekrarlayıcı düşünmenin psikopatoloji belirtileriyle yüksek düzeyde ilişkili olduğunu göstermiştir. Yürütülen yapısal eşitlik modeli, önerilen modeli doğrulamış; uzak faktörlerin depresyon ve anksiyete belirtilerini yakın faktörler üzerinden açıkladığını, yakın faktörlerin bu belirtileri yordama gücünün daha yüksek olduğu göstermiştir. Bulgular, literatürle uyumlu olarak, duygusal belirtilerin altında bazı ortak tanılar üstü yatkınlık faktörleri olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulguların psikopatolojiye ilişkin kuramsal anlayışa katkı sağlayıp farklı ruhsal sorunlar için ortak psikoterapi programlarının geliştirilmesine yol açabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
The transdiagnostic approach assumes that there are some common predisposition risk factors for different mental disorders and provides further insight for comorbidity. It also aims to develop mutual treatment programs for these disorders. Although depression and anxiety disorders sharing similar symptoms and common etiological features were frequently investigated, only a few studies have suggested a comprehensive model for both disorders. The heuristic transdiagnostic model asserts that two types of common factors underlie different disorders: distal and proximal risk factors. Distal factor, leading to proximal factor, comprises of some genetic features and uncontrollable environmental context. Proximal factor comprises of some individual differences which directly affects psychopathology. The present study aimed to test a comprehensive hierarchical model based on the heuristic transdiagnostic model for depression and anxiety disorders. In the model, the distal factors were childhood traumas and perceived parenting style represented and the proximal factors were neuroticism personality trait, emotion dysregulation and repetitive negative thinking. Furthermore, it was aimed to compare different disorder groups in terms of these proximal and distal factors. The research sample consisted of a total of 243 adults with major depression disorder (N=53), panic disorder (N=43), generalized anxiety disorder (N=47), comorbid of depression and anxiety (N=53) and without any disorders (N=47). Childhood Traumas Questionnaire, Parental Bonding Inventory, Five-Factor Personality Inventory, Difficulties in Emotion Regulation Scale, Repetitive Negative Thinking Scale, Beck Depression Inventory, Beck Anxiety Inventory and State-Trait Anxiety Inventory were used as measurement tools. The results of the variance analysis showed that healthy participants had lower scores than those with diagnosed. Moreover, the participants with a single diagnosis had lower scores than those with comorbid diagnoses. The correlation analysis revealed strong relationships among variables, particularly between neuroticism, emotion dysregulation, repetitive thinking, and the symptoms of psychopathology. The structural equation modelling confirmed the proposed model for depression and anxiety disorders. The proximal factor was a stronger predictor of depression and anxiety symptoms than distal factors which were explained these symptoms through proximal factors. The common vulnerability factors underlying emotional disorders was the key finding that was consistent with previous studies. These findings provide new insight into psychopathology and contribute to the development of mutual psychotherapy programs for depression and anxiety disorders.
Benzer Tezler
- 1978-1987 yılları arasında izlenen 33 cushing sendromu olgusunun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
METİN CANER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ
- Depresif kişilerin kendilerine ve önem verdikleri bir kişiye ilişkin yüklemeleri
Başlık çevirisi yok
IŞIK PAPATYA
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
PsikolojiHacettepe ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALİ UZUNÖZ
- Kardiyovasküler sistemde simetidin-verapamil etkileşimi
Başlık çevirisi yok
ASUMAN AKGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Eczacılık ve FarmakolojiAkdeniz ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLAY ŞADAN
- Polietilenglikol esaslı bazı yeni oligoazoperoksiester başlatıcıların sentezi ve karekterizasyonu
Synthesis and characterization of some new oligoazoperoxyester initiators based on polyethyleneglycolos
ALİPAŞA AYAS
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Kimya MühendisliğiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BAKİ HAZER