Geri Dön

İleri derecedeki adenotonsil hipertrofisinin yan etkileri ve adenotonsillektominin tedavideki etkinliği

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 69345
  2. Yazar: MURAT CEM MİMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖVÜNÇ GÜNHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Adenoidektomi, Hipertrofi, Tonsillektomi, Adenoidectomy, Hypertrophy, Tonsillectomy
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

özet Adenotonsil hipertrofisine bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı saptanan olguların değerlendirilmesinde ve cerrahi endikasyonun konulmasında patolojinin kendine özgü semptomları sayesinde anamnez yeterli bilgiyi vermektedir. Ayrıca adenotonsil hipertrofisinin komplikasyonları arasında bulunan kardiovasküler değişikliklerin ve özellikle pulmoner arter basıncının ölçümünde Doppler ekokârdiögrafi güvenli ve pratik bir tanı yöntemi olarak görünmektedir. Adenotonsil hipertrofisine bağlı tüm semptom ve patolojiler adenotonsillektomi ile geriye döndürülmektedir. Bu tanı ile öpere ettiğimiz olgularda (n=17) pulmoner arter başmandaki preoperatif ve postoperatif değişiklikler bağımlı student t-testi ile incelendiğimizde preoperatif pulmoner arter basınçlarının ortalamasını 29,12 mmHg, standart..sapmasını 4,41 mmHg; postoperatif pulmoner arter basınçlarının ortalamasını 12,06 mmHg, standart sapmasını 3,09 mmHg şeklinde bulduk ve böylece istatiksel açıdan çok anlamlı bir düşüş saptadık ( p=0.000 ). Çalışma grubuna alıp öpere ettiğimiz olguların (n=17) preoperatuar ve postoperatuar semptom skorları bağımlı student t- testi ile inceledik ve preoperatif semptom skorlarının ortalamasını 4,88, standart sapmasını 1,17; semptom skorlarının ortalaması ortalamasını 0,53, standart sapmasını 0,72 şeklinde bulduk ve böylece istatiksel açıdan çok anlamlı bir düşüş saptadık ( p=0.000 ). Her bir semptom için; çalışma grubuna alınan tüm olguların (n=21) preoperatif semptom yüzdeleri ile öpere olan olguların (n=17) postoperatif semptom yüzdelerini bağımsız student t-testi ile karşılaştığımızda ise tüm semptomlarda çok anlamlı bir azalma saptadık (horlama, ağız açık uyuma, genizden konuşma, ağız açık dolaşma, gece uykudan uyanma ve gündüz uyku hali semptomları için p=0.000; enürezis noktuma için p<0.01). 4 yaşın altında olup da monotonsillektomi uyguladığımız bazı olgularımızda, kalan tonsilde bir süre sonra hipertrofi ve klinik tablonun tekrarlamasını saptadık. Mono- tonsillektomi yapılan toplam 9 vakadan 3'ünde ikinci tonsilin de alınması gereği ortaya çıktı. 2Vz yaşın altında, kardiovasküler yönden üst solunum yolu tıkanıklığından fazla etkilenmiş ve şehir dışında oturan olgular dışındaki olgularda adenotonsillektominin ayaktan yapılmasını güvenli olarak bulduk. 63

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Ağızlık açma mekanizmalarının tasarımı

    Başlık çevirisi yok

    RECEP EREN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL R. ALPAY

  2. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  3. Gebelik ve doğum olgularında prolaktin düzeylerinin değerlendirilmesi

    The Evaluation of prolactin values during pregnancy labour and in deliveries

    TÜLİN AKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MÜLAZIM YILDIRIM