Pubertede leptin, kisspeptin, irisin, miyostatin ve omentin düzeyleri ile yağ ve kas dokusu arasındaki ilişki
The relationship between leptin, kisspeptin, irisin, myostatin and omentin levels and fat and muscle tissue at puberty
- Tez No: 711687
- Danışmanlar: PROF. DR. ZERRİN ORBAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Puberte, puberte hormonları, pubertede fiziksel ve biyokimyasal değişimler, leptin, miyostatin, kisspeptin, irisin, omentin, Biyokimyasal özellikler, Ergenler, Ergenlik, Fiziksel değişmeler, Hormonlar, Omentin-1, Puberty, pubertal hormones, physical and biochemical changes in puberty, leptin, myostatin, kisspeptin, irisin and omentin, Biochemical properties, Adolescents, Physical change, Hormones, Omentin-1, Irisin
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Puberte sekonder seks karakterlerinin gelişiminin başlangıcından, cinsiyet maturasyonunun ve üreme yeteneğinin kazanılması arasındaki gelişimsel bir dönemdir. Pubertenin başlangıcı ile birlikte hipotalamo-hipofizer sistem aracılığıyla situmulan sistem devreye girerek GnRH salınımı ortaya çıkar ve GnRH etkisi ile FSH, LH ve E2 başta olmak üzere vücutta birçok hormonun sentezi artar. Bu hormonlar; kas gelişimi, vücut yağ dağılımı ve kemik metabolizması üzerinde değişiklikler meydana getirir. Bu çalışmada FSH, LH ve E2 değerlerindeki değişime ek olarak miyostatin, irisin, kisspeptin, omentin ve leptin düzeylerindeki değişimler ve bu değişimlerin fiziksel özelliklerle ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmaya 8-16 yaş arası, kız ve erkek olgu dağılımı eşit olacak şekilde toplam 150 çocuk dâhil edilmiştir. Pubertenin her dönemi için 15 olgu alınmış, olguların demografik, klinik ve laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Çalışmaya sağlıklı olgular dâhil edilmiş ve obez olan, malnütrisyonu olan, kronik hastalığı olan ve endokrin problemleri olan çocuklar dışlanmıştır. Serum örneklerinde irisin, omentin, leptin, kisspeptin ve miyostatin düzeyleri ELİSA yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların yarısı kız, yarısı erkek olup, her Tanner evresinden her cinsiyette 15'er sağlıklı olgu çalışmaya dâhil edilmiştir. Erkek yaş ortalaması 12.65 ± 1.99 yıl, kız yaş ortalaması11.8 ± 1.9 yıldır. Her iki cinsiyet için de Tanner evresi arttıkça yaş, ağırlık, boy, bel çevresi, kalça çevresi ve yağ oranında istatistiksel açıdan anlamlı artış olduğu görülmüştür (p<0.001). Biyokimyasal veriler cinsiyete göre incelendiğinde kız olgularda FSH, LH, E2 ve leptin değerlerinin erkek olgulara göre istatistiksel açıdan ileri derecede anlamlı yüksek olduğu görülmüştür. (p<0.001). Serum leptin düzeyi kızlarda 322.27 ± 773.64 uL iken erkeklerde 228.89 ± 713.84 uL'dir. Serum omentin düzeyi erkeklerde 37.2 ± 16.47 ng/ml, kızlarda 31.25 ± 17.84 ng/ml olup cinsiyetler arasında anlamlı farklılık vardır (p). Biyokimyasal değerlerin Tanner evresi ile ilişkisine bakıldığında her iki cinsiyette de FSH, LH ve E2 değerlerinin ileri derecede anlamlı şekilde arttığı (p<0.001) buna ek olarak kız olgularda irisin hormonunun (p=0.015) ve leptin hormonunun Tanner evresi arttıkça istatistiksel açıdan anlamlı olarak arttığı görülmüştür (p=0.031). Olguların antropometrik özellikleri ile biyokimyasal değerleri arasındaki ilişki değerlendirildiğinde erkek olgularda; irisin ve kalça çevresi (p<0.001) ile BMI (p=0.024) arasında, leptin ile kalça çevresi (p=0.005), yağ oranı (p<0.001), BMI (p=0.001) ve rölatif tartı (RT) (p=0.009) arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki görülmüştür. Diğer parametreler ve kan değerleri arasında ilişki saptanmamıştır. Kız olguların sonuçlarına bakıldığında; kisspeptin ve rölatif tartı (RT) arasındaki istatistiksel anlamlı ilişki (p=0.04) dışında diğer parametreler arasında anlamlı ilişki görülmemiştir. Ayrıca biyokimyasal verilerin kendi aralarındaki ilişkisine bakıldığında; miyostatin ile kisspeptin ve omentin arasında ve kisspeptin ile irisin arasında ileri derecede anlamlı pozitif ilişki saptanmıştır (p<0.001). Yine kisspeptin ile omentin (p=0.002) ve leptin (p=0.043) arasında da istatistiksel açıdan anlamlı pozitif ilişki görülmüştür. Sonuç: Pubertede boy, ağırlık, BMI, bel, kalça çevresi, bel/kalça çevresi oranı artışlarına ek olarak FSH, LH ve E2 düzeylerinde anlamlı artışlar olmuştur. Erkeklerde bel/kalça çevresi oranı daha yüksek iken RT kızlarda daha yüksek bulunmuş olup erkek çocuklarda santral kızlarda ise genel yağ depolanması olduğunu göstermektedir. Yine kızlarda pubertal dönemde serum omentin düzeyi daha düşük, serum leptin düzeyi ise daha yüksek bulunmuş olması pubertede serum omentin ve leptin düzeylerinin cinsiyetten etkilendiğini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Puberty is a developmental period between the beginning of the development of secondary sex characters and the acquisition of sexual maturation and reproductive ability. With the onset of puberty, the stimulant system is activated via the hypothalamo-pituitary system and GnRH release occurs; and with the effect of GnRH, the synthesis of many hormones in the body, especially FSH, LH and E2, increases. These hormones cause changes on muscle development, body fat distribution and bone metabolism. In this study, in addition to changes in FSH, LH and E2 values; changes in miyostatin, irisin, kisspeptin, omentin and leptin levels and the relationship of these changes with physical properties was investigated. Material and Method: A total of 150 children; between the ages of 8 and 16; with equal distribution of boys and girls; were included in the study. Fifteen cases were included for each stage of puberty. Demographic, clinical and laboratory findings of the cases were recorded. Healthy children were included in the study; and children who were obese, had malnutrition, had chronic diseases and had endocrine problems were excluded in the study. Irisin, omentin, leptin, kisspeptin and myostatin levels in serum samples were analyzed by ELISA method. Results: Half of the cases were female and half were male. Fifteen healty cases of each gender from each Tanner stage were included in the study. The mean age of boys was 12.65 ± 1.99 years, and the mean age of girls was 11.8 ± 1.9 years. Age, weight, height, waist circumference, hip circumference and fat ratio increased as Tanner stage increased in both genders (p<0.001). When the biochemical data were analyzed according to gender, it was observed that the FSH, LH, E2 and leptin levels in female cases were statistically significantly higher than in male cases (p<0.001). Serum leptin level was 322.27 ± 773.64 µL in girls and 228.89 ± 713.84 µL in boys. The serum omentin level was 37.2 ± 16.47 ng/ml in boys and 31.25 ± 17.84 ng/ml in girls, and there was a significant difference between genders (p). Considering the relationship between biochemical values and Tanner stage, FSH, LH, and E2 values increased significantly in both genders (p<0.001). In addition, irisin hormone (p=0.015) and leptin hormone increased statistically significantly as Tanner stage increased in female cases observed (p=0.031). When the relationship between the anthropometric measurements of the cases and biochemical values of the cases is evaluated; in male cases; between irisin and hip circumference (p<0.001) and BMI (p=0.024), between leptin and hip circumference (p=0.005), fat ratio (p<0.001), BMI (p=0.001) and RT (p=0.009) statistically significant relationship was observed. No correlation was found between other parameters and blood values. Considering the results of the female cases; except for the statistically significant relationship (p=0.04) between kisspeptin and RT, there was no significant relationship between other parameters. In addition, when looking at the relationship between biochemical data; a highly significant positive relationship was found between myostatin and kisspeptin and omentin, and between kisspeptin and irisin (p<0.001). Further, a statistically significant positive relationship was observed between kisspeptin and omentin (p=0.002) and leptin (p=0.043). Conclusion: In addition to increases in height, weight, BMI, waist, hip circumference, waist/hip circumference ratio, there were significant increases in FSH, LH and E2 levels at puberty. While the waist/hip circumference ratio was higher in boys; RT was found to be higher in girls, indicating central fat deposition in boys and overall fat deposition in girls. Also, the fact that serum omentin levels were found to be lower and serum leptin levels higher in girls during puberty, emphasizes that serum omentin and leptin levels at puberty are affected by gender.
Benzer Tezler
- Genç Türk erişkinlerinde temel antropometrik ölçümler ve yağlanma oranları
Başlık çevirisi yok
NURPERİ HIZAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
Fizyolojiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- 8-18 yaş grubu Türk çocuklarında arteriyel kan basıncı değerleri kan basıncının püberte ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ALLEGRA MOTRO
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Ekstrensek astımlı hastalarda immünoterapi öncesi ve sonrası T süpresör lenfosit ve total IgE düzeyleri
Başlık çevirisi yok
EMEL BAYRAKTAR(BÜYÜKBAĞRIAÇIK)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜLKER ÖNEŞ