Hışıltılı çocuklarda etyolojik değerlendirme
Etiological evaluation in children with wheezing
- Tez No: 788761
- Danışmanlar: PROF. DR. ESEN DEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer, Akciğer hastalıkları, Alerji ve immünoloji, Astım, Enfeksiyonlar, Solunum sesleri, Çocuk hastalıkları, Çocuklar, İzmir, Lung, Lung diseases, Allergy and immunology, Asthma, Infections, Respiratory sounds, Child diseases, Children, Izmir
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Hışıltı, pediatri pratiğinde sık görülen bir durumdur, genellikle alt solunum yollarında gelişen.inflamasyon,.bronkospazm ve mukozal.ödem nedeniyle daralmış.bronş duvarlarından ekspiryum esnasında yayılan tiz ve.sürekli bir müzikal.ses olarak tanımlanabilir. Küçük hava.yollarında daralmanın neden olduğu, ekspiryumda uzamanın da eşlik edebildiği, çoğunlukla ekspiratuar ancak obstrüksiyon arttıkça bifazik hale gelerek inspiryumda da duyulabilen seslerdir. Hışıltı fenotiplerinin mekanizmaları, nedenleri, risk faktörleri ve klinik seyri birbirinden farklıdır. Bu çalışmada amacımız, tekrarlayan hışıltısı olan çocuklarda hışıltının gidişatını göstermek, hastalığın seyrini izlemek, altı yaş öncesi ve sonrasında hastanın retrosepektif izleminde hastaların klinik izlemi, etyolojik değerlendirilmesi, laboratuar tetkikleri doğrultusunda hışıltının kalıcılığındaki risk faktörlerini saptamak, hışıltı fenotiplerinin görülme sıklığı ve astım ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bu sonuçlar ile bu çocuklardan hangisinin ileride astım olabileceğini öngörerek ve erken tedavi stratejileri geliştirilerek tekrarlayan hışıltısı olan çocukların risk faktörleri doğrultusunda tanısı, tedavisi ve izlemi konusunda literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Polikliniğine 2014-2020 tarihleri arasında hışıltı nedeniyle başvuran 1 ay-18 yaş arasındaki hastaların dosyaları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik özellikleri, fizik muayene bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, konsültasyon notları ve klinik izlemleri ile değerlendirme yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplam 255 çocuk dahil edildi. Kız hasta sayısı n=107 (%42,0) ve erkek hasta sayısı n=148 (%58,0) idi. Hastaların yaş ortalamaları 74,6 ±49,3 aydı. Hastaların geçirmiş olduğu ortalama atak sayısı 14,7±7,8 idi ve %60'ı (n=154) en az 1 kez (min:0, maks:10) hastaneye yatmıştı. Hastaların hışıltı ataklarının en sık enfeksiyon ile n=119 (%46,7), ikinci sıklıkta hem alerjen hem de enfeksiyon maruziyetiyle n=105 (%41.2) ilişkili olduğu görüldü. Hastaların %28,6'sında (n=72) ataklar arasında da semptom görülmekte idi. Literatürde tanımlanmış olan 4 farklı hışıltı fenotipi araştırılması için hastaların şikayetlerinin başlangıç zamanı ve persistansına göre değerlendirme yapıldığında; erken geçici hışıltı %22 (n:56), intermediate geçici %1.9 (n:5), erken persistan %48 (n:124) ve geç başlangıçlı %27 (n:70) olarak bulunmuştur. Sadece atopi değerlendirildiğinde 138 hastanın (%54,1) atopik olduğu tespit edilmiştir. Fenotip grupları arasında cinsiyet, doğum ağırlığı, anne -baba akrabalık, kardeş sayıları arasında anlamlı fark bulunmadı. Erken hışıltı gruplarında prematürite ve anne sütünü 6 aydan kısa süreli alma oranı diğer gruplara göre anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla: p= 0,023 ; p=0,039). Erken geçici hışıltı grubunda atak süresi (>7 gün) diğer gruplara göre daha uzundu (<0,0001). Hastaneye yatış oranı erken geçici, intermediate geçici ve erken persiste hışıltı gruplarında geç başlangıçlı hışıltı grubuna göre anlamlı daha yüksekti (p<0,0001). Alerjik rinit geç başlangıçlı grupta istatistiksel anlamlı olarak daha sıktı (p<0,001). Erken geçici ve persistan hışıltı gruplarında SÇGH, diğer fenotip gruplarına göre anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,004). Tetikleyici unsurlardan enfeksiyon erken geçici ve intermediate geçici hışıltı gruplarında anlamlı yüksek bulundu. Alerjen ve enfeksiyon birlikteliği ise erken persiste hışıltı ve geç başlangıç hışıltı gruplarında diğer gruplara göre anlamlı yüksekti. (p<0,0001). Ailede astım ve atopik hastalık değerlendirildiğinde erken persiste ve geç başlangıçlı hışıltı gruplarındaki çocukların anneleri daha atopikti (p=0,032). Eozinofili ve yaş gruplarına göre IgE değerlendirildiğinde erken persiste hışıltı ve geç başlangıçlı hışıltı gruplarında anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla p=0,003, p=0,0001 ). Aeroalerjen spesifik lgEpozitifliği erken persiste ve geç başlangıçlı hışıltı gruplarında anlamlı yüksek bulundu. Gıda spesifik IgE ( Fx5 )testinde ise erken geçici hışıltı grubunda negatiflik anlamlı düşük bulundu. Aeroalerjen ve/veya besin duyarlılığı varlığı geç başlangıçlı grupta diğerlerine göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,0001). mAPİ pozitifliği erken persiste ve geç başlangıçlı hışıltı gruplarında anlamlı yüksek bulundu ve diğer fenotip gruplarından farklı bulundu (p<0,0001). PİAMA 8-15 arası skor erken geçici hışıltı ve intermediate geçici hışıltı grubunda anlamlı yüksek bulunurken 16-23 skor grubunda ise erken persiste ve geç başlangıçlı hışıltı grubunda anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,0001). Erken geçici hışıltı grubunda geçirilmiş RSV ve rhinovirüs enfeksiyonu varlığı (p=0,030), erken persiste ve geç başlangıçlı hışıltı grubunda mite, evcil hayvan epiteli, küf ve polen alerjisi anlamlı yüksek bulundu (p=0,0001).Sonuç: Hışıltı, solunum sistemi ile ilişkili olan birçok hastalığa eşlik edebilen bir semptomdur. Hışıltının nedenlerin aydınlatılması, risk faktörlerinin belirlenmesive uygun tedavi modellerinin oluşturulması ile tekrarlayan atakların, hastane.yatışlarının ve geri dönüşümsüz bronş hasarının önlenmesi açısından önemlidir.
Özet (Çeviri)
Background and Objective: Wheezing is a common condition in pediatric practice. It can be defined as a high-pitched and continuous musical sound emanating from the bronchial walls during expiration, which are usually narrowed due to inflammation, bronchospasm and mucosal edema in the lower respiratory tract. They are mostly expiratory sounds caused by narrowing of the small airways, accompanied by prolongation in expiration, but become biphasic as the obstruction increases and can be heard during inspiration. The mechanisms, causes, risk factors and clinical course of wheezing phenotypes are different from each other. In this study, our aim is to show the course of wheezing in children with recurrent wheezing, to monitor the course of the disease, to determine the risk factors for the persistence of wheezing in the retrospective follow-up of the patients before and after the age of six years, to determine the risk factors for the persistence of wheezing, and to reveal its relationship with asthma. . With these results, it is aimed to contribute to the literature on the diagnosis, treatment and follow-up of children with recurrent wheezing in line with the risk factors by predicting which of these children may have asthma in the future and by developing early treatment strategies. Materials and Methods: In this study, the files of patients between the ages of 1 month and 18 years who applied to the Ege University Medical Faculty Pediatric Allergy and Immunology Outpatient Clinic between 2014-2020 due to wheezing were analyzed retrospectively. The demographic characteristics of the patients, physical examination findings, laboratory and imaging results, consultation notes and clinical follow-ups were evaluated. Findings: A total of 255 children were included in the study. The number of female patients was n=107 (42.0%) and the number of male patients was n=148 (58.0%). The mean age of the patients was 74.6 ±49.3 months. The mean number of attacks experienced by the patients was 14.7±7.8, and 60% (n=154) were hospitalized at least once (min:0, max:10). It was observed that the wheezing episodes of the patients were most frequently associated with infection n=119 (46.7%) and second most frequently with both allergen and infection exposure n=105 (41.2%). Symptoms were also observed between attacks in 28.6% (n=72) of the patients. n order to investigate 4 different wheezing phenotypes defined in the literature, when evaluation is made according to the onset time and persistence of the patients' complaints; early transient wheezing was found to be 22% (n:56), intermediate transient 1.9% (n:5), early persistent 48% (n:124) and late-onset 27% (n:70). When only atopy was evaluated, 138 patients (54.1%) were found to be atopic. There was no significant difference between phenotype groups in terms of gender, birth weight, parental consanguinity, and number of siblings. The rate of prematurity and breastfeeding for less than 6 months were found to be significantly higher in the early wheezing groups compared to the other groups (respectively: p= 0.023 ; p=0.039). In the early transient wheezing group, the attack duration (>7 days) was longer than the other groups (<0.0001). The rate of hospitalization was significantly higher in the early transient, intermediate transient, and early persistent wheezing groups than in the late-onset wheezing group (p<0.0001). Allergic rhinitis was statistically significantly more common in the late-onset group (p<0.001). İnfancy transient hypogammaglobulinemia was significantly higher in the early transient and persistent wheezing groups than in the other phenotype groups (p=0.004). Infection, one of the triggering factors, was found to be significantly higher in the early transient and intermediate transient wheezing groups. Allergen and infection association was significantly higher in the early persistent wheezing and late onset wheezing groups compared to the other groups. (p<0.0001). When asthma and atopic disease in the family were evaluated, mothers of children in the early persistent and late-onset wheezing groups were more atopic (p=0.032). When IgE was evaluated according to eosinophilia and age groups, it was found to be significantly higher in early persistent wheezing and late-onset wheezing groups (p=0.003, p=0.0001 respectively). Aeroallergen specific IgE positivity was found to be significantly higher in the early persistent and late onset wheezing groups. In the food-specific IgE (Fx5) test, negativity was found to be significantly lower in the early transient wheezing group. The presence of aeroallergen and/or food sensitivity was significantly higher in the late-onset group than in the others (p=0.0001). mAPI positivity was found to be significantly higher in early persistent and late-onset wheezing groups and was different from other phenotype groups (p<0.0001). While PIAMA scores between 8-15 were significantly higher in the early transient wheezing and intermediate transient wheezing group, it was significantly higher in the 16-23 score group in the early persistent and late-onset wheezing group (p<0.0001). Presence of previous RSV and rhinovirus infection in the early transient wheezing group (p=0.030), mite, pet epithelium, mold and pollen allergy were significantly higher in the early persistent and late-onset wheezing group (p=0.0001) Conclusion: Wheezing is a symptom that can accompany many diseases associated with the respiratory system. Clarifying the causes of wheezing is important in terms of preventing recurrent attacks, hospitalizations and irreversible bronchial damage by identifying risk factors and establishing appropriate treatment models.
Benzer Tezler
- 0-3 yaş grubu hışıltılı çocuklarda risk faktörlerinin belirlenmesi ve klinik izlemi
Başlık çevirisi yok
BETÜL SÖZERİ YENİAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. REMZİYE TANAÇ
- Tekrarlayan hışıltılı süt çocuklarında mycoplasma pneumoniae ve clamidia pneumoniae etkenlerinin sıklığı ve atopi ilişkisi
Infants with recurrent wheezing prevalence and atopy association of mycoplasma pneumoniae and chlamydia pneumoniae infections
GÜLÇİN BOZAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KORAY HARMANCI
- Isparta il merkezindeki okul çocuklarında astım ve alerjik hastalıkların prevalansı
Prevalence of Asthma and Allergic Diseases in School Children in Isparta City Centre
MERVEGÜL EFE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSüleyman Demirel ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM CEMAL MASLAK
- Göğüs ağrısı yakınması ile başvuran çocuk ve adölesanların demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of demographic, clinical and laboratory features of children andadolescents applying with chest pain
GÜLDEN ÜNVER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSelçuk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET SERT
- Kistik fibrozis dışı bronşektazilerde klinik ve radyolojik korelasyonun değerlendirilmesi
Assessment of clinical and radiological correlation in non-cystic fibrosis bronchiectasis
AYŞEN BAŞARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞEN BİNGÖL