Livedoid vaskülopati hastalarında kapilleroskopik bulgular ve endotelyal disfonksiyonun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 796716
- Danışmanlar: PROF. DR. SAFİYE ATLAS TÜLİN ERGUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Livedoid vaskülopati (LV) ağrılı ülserler, livedo racemosa ve atrofi blanche ile karakterize, kronik bir hastalıktır. Patogenezi net olmamakla birlikte artmış trombotik aktivite ve azalmış fibrinolitik aktivite sorumlu tutulmaktadır. Güncel bilgiler ışığında LV'nin endotelyal disfonksiyona sekonder gözlenen trombookluziv bir vaskülopati olabileceği düşünülmektedir. Brakial arter akım aracılı dilatasyon (FMD) ve karotis intima-media kalınlığı (CIMT) ise endotelyal disfonksiyonu yüksek çözünürlüklü Doppler USG aracılı değerlendiren pratik ve non-invaziv yöntemlerdir. Operatör bağımlı bu tekniklerin yanında daha spesifik ve serumda bakılabilen endotelyal disfonksiyon biyobelirteçlerinin önemi her geçen gün artmaktadır. İn-vivo mikrovasküler değişiklikler ise non- invaziv olarak tırnak yatağı kapilleroskopik inceleme ile değerlendirilebilmektedir. Amaç: Çalışmamızda LV hastalarında endotelyal disfonksiyonun non-invaziv görüntüleme teknikleri (FMD, CIMT) ve serum endotelyal disfonksiyon biyobelirteçlerinden çözünebilir Endoglin, Endokan, Endotelin-1, Lipoprotein(a), Plazminojen aktivatör inhibitörü-1 (PAI-1), çözünebilir Trombomodulin, von Willebrand faktör (vWF), hs-CRP ile değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca tırnak kıvrımı kapilleroskopisi yapılarak mikrosirkülasyonun incelenmesi hedeflenmektedir. Bu şekilde LV patogenezinde suçlanan ana faktörler olan endotelyal disfonksiyon ve mikrodolaşımın farklı yöntemlerle değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Endotelyal disfonksiyon belirteçleri ile hastalık şiddeti, koagülatif parametreler ve komorbid durumların varlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ise diğer amaçlardır. Yöntem: On altı LV hastası, yirmi dört sistemik skleroz (SSc) hastası ve yirmi üç sağlıklı gönüllünün serum endotelyal disfonksiyon biyobelirteçlerinden çözünebilir Endoglin, Endokan, Endotelin-1, Lipoprotein(a), PAI-1, çözünebilir Trombomodulin, vWF ve hs-CRP enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) yöntemi ile ölçüldü. Tüm hasta ve sağlıklılara el tırnaklarından kapilleroskopik inceleme yapıldı. Akım aracılı dilatasyon (FMD) ölçümü için antekübital fossa 3-5 cm proksimalinde brakial arterin görüntülenebildiği bölgeye deri işaretlenmesi yapıldı. Doppler USG ile bazal brakial arter iç çapı üç ardışık değerin aritmetik ortalaması belirlenerek kaydedildi. Tansiyon aleti manşonu ile 200 mmHg basınçta 5 dk şişirilip söndürdükten 60 saniye sonra deri işaretlenmesi yapılan bölgeden üç ardışık ölçüm yapıldı. Başlangıç brakial arter ortalama çap ile reaktif hiperemi sonrası ortalama çap yüzde (%) değişim olarak kaydedildi. Karotis arter intima-media kalınlığı (CIMT) için 'carotid bulb'ın 1-2 cm proksimalinden intima-media kalınlığı ölçülerek kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda endotelyal disfonksiyon biyobelirteçlerinden PAI-1 ve çözünebilir Trombomodulin düzeyi LV ve SSc hastalarında sağlıklı gönüllülere göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı ( Sırasıyla p: 0,004 ve p: 0,002). Entotelin-1 ve hs-CRP yüksekliği sadece SSc grubunda anlamlıydı. Lipoprotein(a) açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmadı. LV, SSc ve kontrollerde karotis intima-media kalınlığı açısından anlamlı fark yoktu. Ancak akım aracılı dilatasyon (FMD) (%) hem LV (p:0,034) hem SSc (p:0,003) grubunda kontrollere kıyasla belirgin düşük saptandı. Kapilleroskopik incelemede LV hastalarında minör değişikliklerden crossing, dilatasyon, tortüozite ile majör değişikliklerden ramifikasyon, meandering görülme oranı sağlıklı kontrollere göre yüksekti. Ayrıca kapiller dansite sağlıklı kontrollere (10,13±1,25/mm2) kıyasla, LV (7,13±0,96/mm2) ve SSc hastalarında (5,67±1,37/mm2) anlamlı olarak düşük bulundu. Sonuçlar: LV hastalarında endotelyal disfonksiyon biyobelirteçlerinden PAI- 1 ve çözünebilir Trombomodulin'in yüksekliği anlamlı bulunmuştur. Endotelyal disfonksiyonu non-invaziv görüntülemeye yönelik yapılan akım aracılı dilatasyon(FMD) LV hastalarında anlamlı ölçüde azalmıştır. Aynı zamanda kapilleroskopik incelemede LV hastalarında kapiller dansitede azalma ve morfolojik değişiklikler saptanmıştır. Bu veriler, LV patogenezinde endotelyal disfonksiyonun rolünü desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Background: Livedoid vasculopathy (LV) is a rare chronic disease characterized by painful ulcers, livedo reticularis and atrophy blanche. Although the pathogenesis is still unclear, increased thrombotic activity and decreased fibrinolytic activity are held responsible. Recently LV is regarded as atherothrombo-occlusive vasculopathy secondary to endothelial dysfunction. Among tools investigating endothelial dysfunction, capillaroscopy is a non- invasive imaging technique that provides in-vivo evaluation of microvascular changes. Brachial artery flow-mediated dilatation (FMD) and carotid intima- media thickness (CIMT) are practical and non-invasive methods to evaluate endothelial dysfunction via high-resolution Doppler USG. In addition to these operator-dependent techniques, more specific serum endothelial dysfunction biomarkers are becoming popular nowadays. Objectives: To assess endothelial dysfunction in LV patients with non- invasive imaging techniques (FMD, CIMT) , serum endothelial dysfunction biomarkers (sEng, Endocan, ET-1, Lp(a), PAI-1, sThrombomodulin, vWF, hs- CRP) and evaluate microcirculation changes by nailfold capillaroscopy. In this way, it is aimed to evaluate endothelial dysfunction and microcirculation in LV with different methods. Other purposes are to evaluate the relationship between endothelial dysfunction markers and disease severity, coagulative parameters and the presence of comorbid conditions. Methods: Serum endothelial dysfunction biomarkers (sEng, Endocan, ET-1, Lp(a), PAI-1, sThrombomodulin, vWF, hs-CRP) were measured using enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) kits in sixteen LV patients, twenty-four systemic sclerosis (SSc) patients, and twenty-three healthy controls. Eight finger capillaroscopy was performed on all patients and healthy controls. For flow-mediated dilatation (FMD) measurement, skin marking was performed on the region where the brachial artery could be seen, 3-5 cm proximal to the antecubital fossa. By Doppler USG, the basal brachial artery inner diameter was recorded by determining the arithmetic mean of three consecutive values. The blood pressure cuff was inflated at 200 mmHg and waited for 5 minutes. 60 seconds after deflating, measurements were made from the skin marked area. The mean diameter of the initial brachial artery and the mean diameter after reactive hyperemia were recorded as percentage (%) change. For CIMT, the intima-media thickness was measured and recorded 1-2 cm proximal to the 'carotid bulb'. Results: The endothelial dysfunction biomarkers PAI-1 and soluble Thrombomodulin levels were found to be significantly higher in LV and SSc patients than in healthy controls (p: 0.004 and p: 0.002, respectively). Endothelin-1 and hs-CRP were significantly higher only in the SSc group. There was no significant difference in lipoprotein(a) values between the groups. Carotid intima-media thickness were not significantly different in patients (LV,SSc) and control subjects. However flow-mediated vasodilation was significantly lower in patients with LV (p:0.034) and SSc (p:0.003) than in the control group. In capillaroscopy, the incidence of minor changes such as crossing, dilatation, tortuosity, and major changes such as ramification and meandering was higher in LV patients compared to healthy subjects. And also capillary density was significantly lower in LV (7.13±0.96/mm2) and SSc patients (5.67±1.37/mm2) compared to healthy controls (10.13±1.25/mm2). Conclusions: Endothelial dysfunction biomarkers PAI-1 and soluble Thrombomodulin were found to be significantly elevated in LV patients. Flow-mediated dilatation (FMD) for non-invasive imaging of endothelial dysfunction was significantly reduced in LV patients. At the same time, decrease in capillary density and morphological changes were detected in LV patients on capillaroscopy. These findings support the role of endothelial dysfunction in the pathogenesis of LV.
Benzer Tezler
- Livedoid vaskülitli hastaların klinik ve demografik özellikleri, faktör V leiden mutasyon sıklığı
Clinical and demographical features of patients with livedoid vasculitis and searching for factor V leiden mutation
SERPİL UYSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. M. CEM MAT
- Analysis of total ada activity in peripheral blood mononuclear cells (PBMCs) of DADA2 patients
DADA2 hastalarının periferik kan mononükleer hücrelerinde total ada aktivitesinin analizi
TURNA DEMİRCİ
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
Genetikİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. EDA TAHİR TURANLI
- Anti-RNP pozitif otoimmün bağ dokusu hastalığı olan hastaların klinik seyirleri ve miks bağ dokusu hastalığının özelliklerinin belirlenmesi
Clinical course of patients with Anti-RNP positive autoimmune connective tissue disease and characterization of features of mixed connective tissue disease
AYSEL ORUJOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Romatolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT İNANÇ