Geri Dön

İnternet bağımlılığı ve riskli internet kullanımının klinik ve biyolojik prediktörlerinin belirlenmesi

Identifying clinical and biological predictors of Internet addiction and risky Internet use

  1. Tez No: 910975
  2. Yazar: YEŞİM SAVAŞCI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA DEMİRCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: İnternet Bağımlılığı, Klinik Prediktör, PSD-95, Shank3, Oksitosin, Internet Addiction, Clinical predictor, PSD-95, Shank3, Oxytocin
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İnternet dünya genelinde yaygın olarak kullanılan bir iletişim aracıdır. İnternetin artan kullanımı ruhsal ve bedensel bazı olumsuzlukları beraberinde getirmektedir. İnternet kullanım isteğini kontrol edememe, internete bağlı olmadan geçirilen zaman diliminde rahatsızlık hissetme, internet bağlantısından uzak kalındığında sinirlilik ve keyifsizlik halinin olması ve bu durumların kișinin iș, sosyal, eğitim ve aile hayatında bozulmalara yol açması internet bağımlılığı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, internet bağımlılığına yol açan klinik ve biyolojik yordayıcıların belirlenmesi hedeflenmiştir. Yöntem: Çalışma iki aşamalı olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın birinci aşamasında 583 çocuk ve ergen, internet kullanımının klinik yordayıcılarını belirlemek amacıyla; Sosyodemografik Veri Formu, Ergenler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeği (OBÖ), İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ), Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği Kısa Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 Kısa Formu, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Buss-Perry Saldırganlık Ölçeği, Kerns Güvenli Bağlanma Ölçeği, Çocuklar İçin Sosyal Anksiyete Ölçeği-Yenilenmiş Form ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi formlarını klinisyen gözetiminde doldurmuştur. İnternet bağımlılığı ve riskli internet kullanımı için riskler yapay zeka modelleri ile sınıflandırma işlemi yapılarak belirlenmiştir. İBÖ'ye göre internet bağımlılığı ve riskli internet kullanımı grubuna giren, polikliniğime başvuran hastalar arasından rastgele seçilen 52 ergen ile 32 sağlıklı gönüllü çalışmanın ikinci aşamasına alınmıştır. Katılımcılara çalışmanın ilk aşamasından elde edilen sonuçlar dikkate alınarak OBÖ, İBÖ, UCLA yalnızlık ölçeği kısa formu, Kerns güvenli bağlanma ölçeği, Pittsburgh uyku kalite indeksi ve Beck depresyon ölçekleri verilmiştir. Çalışmanın 2. aşamasında bu gruplardan Shank3, PSD-95, Oksitosin seviyelerinin ölçümü için venöz kan örneği alınmıştır. Bulgular: Çalışmanın ilk aşamasında internette geçirilen günlük sürenin fazla olması, bireysel telefona sahip olma, internet oyun bağımlılığının olması, ebeveyne güvenli bağlanamamanın olması, depresyon, yalnızlık ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerinden 'yıkım'ı kullanma özelliklerinin olduğu; bu klinik faktörlerin %82.9 sensitivite ve % 85.8 spesifite ile internet bağımlılığını yordadığı sonucuna ulaşıldı. 2. Aşamada Gruplar arasında yaş, cinsiyet, aile tipi, kardeş sayısı, kaçıncı çocuk olduğu, ebeveyn yaşı ve eğitim düzeyleri açısından bir farklılık yoktu (p>0.05). Bağımlı/riskli internet kullanımı olan grup ile kontrol grubu arasında kanda oksitosin ve Shank3 seviyeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmazken, PSD-95 düzeyi bağımlı/riskli internet kullanımı olan grupta daha düşük bulundu (p=0.046). Cinsiyet, depresyon, bağlanma ve uyku kalitesi puanları kovaryans olarak değerlendirildiğinde ise, PSD-95 ve Shank3 biyobelirteçlerinin bağımlı/riskli internet kullanımı olan grupta anlamlı olarak düşük olduğu bulunmuştur (p=0.008, p=0.040). İnternet bağımlığı ve riskli/artmış internet kullanımının yordayıcılarını belirlemek amacıyla yapılan regresyon medelinde IGD ve yüksek depresif semptom varlığı klinik yordayıcılar (p<0.001, p=0.015) olarak öne çıkarken; PSD-95 ve Shank3 biyolojik yordayıcılar olarak tespit edildi (p=0.013, p=0.020). İnternet bağımlılığının biyolojik yordayıcısı olarak tespit edilen PSD-95 düzeyinin cut-off değeri < 830 ng/L olarak değerlendirildi. Sonuç: Bu araştırma, yaygınlığı giderek artan internet bağımlılığı ve riskli internet kullanımının klinik ve biyolojik risk faktörlerini ortaya koymuştur. Risk faktörlerini bilmek, hastalıkların erken tanıması ve gelişimini önleyici önlemlerin alınmasını kolaylaştırmaktadır. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, çalışmada elde edilen verilerin literatüre ve klinik pratiğe katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The Internet is a widely used communication tool around the world. The increasing use of the Internet brings along some mental and physical negativities. Internet addiction is defined as the inability to control the desire to use the Internet, feeling uncomfortable during the time spent without being connected to the Internet, irritability and malaise when away from the Internet connection, and these situations leading to disruptions in the person's work, social, educational and family life. This study aimed to determine the clinical and biological predictors of internet addiction. Methods: The study was designed in two phases. In the first phase of the study, 583 children and adolescents were interviewed to determine the clinical predictors of Internet use; Sociodemographic Data Form, Game Addiction Scale for Adolescents (DGAS-7), Internet Addiction Scale (IAS), Cognitive Emotion Regulation Scale, Cognitive Flexibility Scale, UCLA Loneliness Scale Short Form, Barratt Impulsivity Scale-11 Short Form, Beck Depression Scale, Beck Anxiety Scale, Buss-Perry Aggression Scale, Kerns Secure Attachment Scale, Social Anxiety Scale for Children-Revised Form and Pittsburgh Sleep Quality Index were completed under the supervision of a clinician. Risks for Internet addiction and risky Internet use were determined by classification with artificial intelligence models. According to the IAS, 52 adolescents who were classified as Internet addiction and risky Internet use group and 32 healthy volunteers were included in the second phase of the study. Participants were administered the IAS, DGAS-7, UCLA loneliness scale short form, Kerns attachment scale, Pittsburgh sleep quality index and Beck depression scales. In the 2nd phase of the study, venous blood samples were taken from these groups for the measurement of Shank3, PSD-95, Oxytocin levels. Results: In the first stage of the study, it was concluded that the characteristics of daily Internet spending, having a personal phone, Internet game addiction, insecure attachment to parents, depression, loneliness and using 'destruction' from cognitive emotion regulation strategies were present; these clinical factors predicted Internet addiction with 82.9% sensitivity and 85.8% specificity. In the 2nd stage, there was no difference between the groups in terms of age, gender, family type, number of siblings, the number of children, parental age and education levels (p>0.05). While no statistically significant difference was found between the group with addicted/risky Internet use and the control group in terms of oxytocin and Shank3 levels, PSD-95 level was found to be lower in the group with addicted/risky Internet use (p=0.046). When gender, depression, attachment and sleep quality scores were evaluated as covariance, PSD-95 and Shank3 biomarkers were significantly lower (p=0.008, p=0.040). In the regression model conducted to determine the predictors of Internet addiction and risky/increased Internet use, IGD and high depressive symptoms were identified as clinical predictors (p<0.001, p=0.015); while PSD-95 and Shank3 were identified as biological predictors (p=0.013, p=0.020). The cut-off value of the PSD-95 level, which was identified as the biological predictor of Internet addiction, was evaluated as < 830 ng/L. Conclusion: This research has revealed the clinical and biological risk factors of Internet addiction and risky Internet use, which are increasing in prevalence. Knowing the risk factors facilitates early recognition of diseases and taking preventive measures to prevent their development. Considering this situation, it is thought that the data obtained in this study will contribute to the literature and clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Patolojik internet kullanımı olan ve olmayan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı ergenlerde mizaç özellikleri, proaktif-reaktif saldırganlık ve prososyal davranışların incelenmesi

    An examination of temperament traits, proactive–reactive aggression, and prosocial behaviors in adolescents with attention-deficit/hyperactivity disorder with and without pathological internet use

    FATMA BİLGE KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Ergenlerde internet bağımlılığı ve vücut kitle indeksi arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    ERGUN YALMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çukurova Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Bir grup tıp fakültesi öğrencisinde internet bağımlılığı ile yaşam doyumu ve umutsuzluk ilişkisi

    The relationship between internet addiction and life satisfaction and hopelessness in A group of medical school students

    DİLARA ÖVÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Bursa Uludağ Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı olan ergenlerde yavaş bilişsel tempo, internet bağımlılığı ve emosyonel disregülasyonun uyku bozuklukları ile ilişkisi

    The relationship of sluggish cognitive tempo, internet addiction and emotional dysregulation with sleep disorders in adolescents with attention defisit/hyperactivity disorder

    DAVUT AKBALIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Dicle Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Akıllı telefon bağımlılığı ve depresyon ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between smartphone addiction and depression

    MERVE KURNAZ AY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Marmara Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...