Geri Dön

Neoadjuvan kemoterapi sonrası ameliyat edilen meme kanseri hastalarının klinikopatolojik özelliklerinin incelenmesi ve neoadjuvan tedaviye cevabın cerrahi yaklaşıma etkisi

Investigation of the clinicopathological characteristics of breast cancer patients who underwent surgery after neoadjuvant chemotherapy and the effect of neoadjuvant treatment response on surgical approach

  1. Tez No: 917417
  2. Yazar: AHMET BARCIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BANU YİĞİT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Neoadjuvan kemoterapi (NAKT) ve ardından cerrahi, erken evre agresif moleküler alt tiplerin ve lokal ileri meme kanseri tedavisinin temel dayanağıdır. Bu çalışmada, NAKT kararı alınan hastalarda regrese hastalığı olanlarla tedaviye cevapsız olan yani stabil kalan veya progrese hastalığı olan hastaların klinikopatolojik özelliklerini kıyaslayıp onkolojik ve cerrahi sonuçlara etkisini inceledik. Bu sayede NAKT planlanan bu hasta grubu için daha kişiselleştirilmiş bir tedavi yaklaşımının potansiyel faydalarını göstermeyi amaçladık. Gereç veYöntem: Bu çalışmaya, 1 Ocak 2017- 31 Aralık 2023 tarihleri arasında meme kanseri tanısı alarak NAKT uygulanan ve sonrasında cerrahi uygulanan hastalar dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar NAKT'ye yanıtlı (grup 1) veya yanıtsız (grup 2) olmalarına 2 gruba ayrıldı. Gruplar arasında hastaların klinikopatolojik özellikleri, hastalık durumu (tam yanıt, regresyon, stabil, progresyon), uygulanan cerrahi yöntemler ve tümör cevabının cerrahi yönetime etkisi incelendi. Bulgular: Grup 1'de 198, Grup 2'de 38 olgu olmak üzere toplam 236 olgu çalışmaya alındı. Grup 1'de aksilla cerrahisinde anlamlı derecede cerrahi genişliğinin azaldığı görüldü (p<0.001). Grup 1'de meme koruyucu cerrahi oranı daha yüksek olmasına rağmen gruplar arasında meme cerrahisinde cerrahi tedavinin genişliğinde anlamlı oranda farklılık görülmemiştir (%20,7 vs. %10.52, p=0.143). Grup 2'de lokal nüks, sistemik nüks ve mortalite oranları anlamlı derecede daha kötü olduğu görülmüştür (sırasıyla p<0.001, p<0.001 ve p=0.001). Sonuç: Neoadjuvan tedaviye cevapsız hastalık prevalansı az olsa da kötü klinik sonuçları göz önüne alındığında bu hastaların erken tespit edilmesi önemlidir. Tümör progresyonuna dair klinik kanıtlar varlığında kemoterapi rejiminde bir değişiklik yapılmalı veya ilerlemenin cerrahi genişliğini arttıracağı veya ameliyat edilebilirliği tehlikeye atacağı düşünülen hastalarda cerrahi tedaviye erken sevk uygulanmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: Neoadjuvant chemotherapy (NACT) followed by surgery is the cornerstone of treatment for early-stage aggressive molecular subtypes and locally advanced breast cancer. In this study, we compared the clinicopathological characteristics of patients who underwent NACT, analyzing oncological and surgical outcomes between those with regressed disease and those who were non-responsive to treatment, meaning those with stable or progressive disease. The aim of this study was to demonstrate the potential benefits of a more personalized treatment approach for this patient group undergoing NACT. Materials and Methods: This study included patients diagnosed with breast cancer who received NACT and subsequently underwent surgery between January 1, 2017, and December 31, 2023. The patients were divided into two groups based on their response to NACT: responders (Group 1) and non-responders (Group 2). The two groups were compared in terms of clinicopathological characteristics, disease status (complete response, regression, stable, progression), surgical methods performed, and the impact of tumor response on surgical management. Results: A total of 236 cases were included in the study, with 198 in Group 1 and 38 in Group 2. In Group 1, a significant reduction in surgical extent of axilla was observed (p<0.001). Although the breast-conserving surgery rate was higher in Group 1, no statistically significant difference was found in surgical extent of breast between the groups (20.7% vs. 10.52%, p=0.143). In Group 2, local recurrence, systemic recurrence, and mortality rates were significantly worse (p<0.001, p<0.001, and p=0.001, respectively). Conclusion: Although the prevalence of non-responsive disease to neoadjuvant therapy is low, early identification of these patients is crucial given their poor clinical outcomes. In the presence of clinical evidence of tumor progression, chemotherapy regimens should be modified, or early referral for surgical treatment should be considered in cases where progression may increase surgical extent or compromise operability.

Benzer Tezler

  1. Baş boyun kanserlerinde neoadjuvant kemoterapi uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    ALİ OĞUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Nazofarinks karsinomlarında neoadjuvan kemoterapi sonrası eksternal radyoterapi ve HDR brakiterapi

    Başlık çevirisi yok

    DENİZ YALMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    OnkolojiEge Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ARİF BÜLENT ARAS

  3. Osteosarkomların tedavisi ve klinik uygulamalarımız

    Başlık çevirisi yok

    UMUT BEKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Ortopedi ve TravmatolojiAnkara Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YENER SAĞLIK

  4. Flow sitometri ile DNA içerik analizinin mesane tümörlerindeki yeri

    The Role of flow cytometric DNA content analysis in bladder tumors

    KADİR TÜRKÖLMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    ÜrolojiAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. YUSUF ZİYA MÜFTÜOĞLU