Geri Dön

İdrarda DR-70 ELİSA testinin mesane kanserinde tanısal ve prognostik biyomarker olarak değerlendirilmesi

Evaluation of the DR-70 ELISA test in urine as a diagnostic and prognostic biomarker for bladder cancer

  1. Tez No: 931811
  2. Yazar: VEYSEL SEZGİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA ERKOÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Mesane kanseri, erken evrede tanı konulduğunda tedavi edilebilir olmasına rağmen, ileri evrelerde yüksek morbidite ve mortalite oranlarına sahip bir kanser türüdür. Bu çalışmada, DR-70 biyomarkerinin mesane kanseri tanısındaki etkinliğini değerlendirmek ve hastalığın tümör boyutu, morfolojisi ve invazyon durumu ile ilişkisini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, makroskopik veya mikroskobik hematüri şikayetiyle başvuran 76 mesane kanserli hasta ve 61 benign nedenlere bağlı hematürisi olan kontrol hastası dahil edilmiştir. Tüm hastaların idrar örnekleri toplanmış ve DR-70 seviyeleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Hasta ve kontrol gruplarının yanı sıra mesane kanserli hastalar arasında tümör boyutu (<3 cm ve >3 cm), morfolojisi (papiller ve solid-flat) ve invazyon durumu (kasa invaziv olan ve olmayan) alt gruplarında DR-70 seviyeleri karşılaştırılmıştır. ROC analiziyle DR-70'in tanısal performansı değerlendirilmiştir. Bulgular: Hasta grubunda DR-70 seviyeleri kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). ROC analizine göre DR-70'in tanısal duyarlılığı %64,5, özgüllüğü %63,9 olarak hesaplanmıştır. Tümör boyutu >3 cm olan hastalarda DR-70 seviyeleri, <3 cm olan gruba göre anlamlı olarak daha yüksektir (p=0,016). Papiller tümörlere sahip hastalarda DR-70 seviyeleri, solid-flat tümörlere göre belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Ancak, invazyon durumu açısından DR-70 seviyeleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,819). Çok değişkenli regresyon analizinde, tümör morfolojisi DR-70 seviyeleri üzerinde en etkili faktör olarak belirlenmiştir (p<0,001). Sonuç: DR-70 biyomarkerinin seviyesi, mesane kanseri tanısında kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir artış göstermiştir. Özellikle tümör morfolojisi ve boyutu gibi vii faktörlerle ilişkilidir. Ancak invazyonun belirlenmesinde sınırlı bir etkisi olduğu görülmüştür. DR-70, mesane kanseri tanısında diğer yöntemlere ek olarak kullanılabilecek potansiyel bir biyomarker olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Bladder cancer is a type of cancer that is treatable when diagnosed at an early stage but is associated with high morbidity and mortality rates in advanced stages. This study aimed to evaluate the diagnostic efficacy of the DR-70 biomarker in bladder cancer and investigate its relationship with tumor size, morphology, and invasion status. Materials and Methods: The study included 76 bladder cancer patients and 61 control patients with benign causes of hematuria. Urine samples were collected from all patients, and DR-70 levels were measured using the ELISA method. DR-70 levels were compared between the patient and control groups, as well as among subgroups of bladder cancer patients based on tumor size (<3 cm and >3 cm), morphology (papillary and solid-flat), and invasion status (muscle-invasive and non-invasive). The diagnostic performance of DR-70 was assessed using ROC analysis. Results: DR-70 levels in the patient group were significantly higher than in the control group (p<0.001). According to ROC analysis, the diagnostic sensitivity and specificity of DR-70 were 64.5% and 63.9%, respectively. DR-70 levels were significantly higher in patients with tumors >3 cm compared to those with tumors <3 cm (p=0.016). Patients with papillary tumors had significantly higher DR-70 levels than those with solid-flat tumors (p<0.001). However, there was no significant difference in DR-70 levels concerning invasion status (p=0.819). Multivariate regression analysis identified tumor morphology as the most influential factor on DR-70 levels (p<0.001). Conclusion: The DR-70 biomarker level showed a significant increase in bladder cancer patients compared to the control group. It was especially associated with factors such as tumor morphology and size. However, its utility in distinguishing invasive ix disease was limited. DR-70 may serve as a potential biomarker in bladder cancer diagnosis when used alongside other methods.