Disgeneziye bağlı konjenital hipotiroidi olan çocuk hastalardagenetik farklılığın Levotiroksin etkinliği ve toksisitesine etkilerinin araştırılması.
Disgeneziye bağlı konjenital hipotiroidi olan çocuk hastalardagenetik farklılığın Levotiroksin etkinliği ve toksisitesine etkilerinin araştırılması.
- Tez No: 939154
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜL ÖZHAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Farmasötik Toksikoloji, Pharmaceutical Toxicology
- Anahtar Kelimeler: Disgenezi, Hipotiroidi, Levotiroksin, Bireysel tedavi, Genetik farklılık, Dysgenesis, Hypothyroidism, Levothyroxine, Individual treatment
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Farmasötik Toksikoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Konjenital hipotiroidi yenidoğan döneminde en sık görülen endokrinolojik problem olup tanı ve tedavide gecikmeyle orantılı olarak geri dönüşümsüz mental retardasyona neden olabilmektedir. Tiroid hormonları pek çok dokuda farklılaşma süresince rol oynayan genleri düzenlemektedir. Tiroid disgenezine katkıda bulunduğu bilinen genetik faktörler, tiroid uyarıcı hormon reseptörü (TSHR), insan eşleştirilmiş kutu gen 8 (PAX8), tiroid transkripsiyon faktörü (TTF-1/NKX2-1) ve tiroid transkripsiyon faktörü 2 (TTF-2/FOXE1 veya FKHL15)'dür. Konjenital hipotiroidi için yenidoğan taraması oldukça gerekli iken izlem, tanı ve tedavi, gözlem ve değerlendirmeyi de içeren kapsamlı bir tarama programı çok daha önemlidir. Aynı hastalığa sahip bireylere aynı ilaç ya da ilaç kombinasyonlarının aynı dozlarda verilmesi durumunda farklı cevaplar alınabileceği yıllardır bilinmektedir. Günümüzde hipotiroidi replasman veya destekleyici tedavisinde sıklıkla tercih edilen ilaç, tiroid reseptörlerine afinitesi oldukça fazla olan Levotiroksin (LT4)'dir. Uygun doz ayarlanamadığı zaman; taşikardi, anksiyete, yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, tremor, anjina, saç dökülmesi gibi advers etkiler ortaya çıkabilmektedir. Deiyodinazlar (DIO1 ve DIO2) ve tiroid hormon reseptörlerindeki (THRA ve TSHR) polimorfizmlerin LT4 biyoyararlanımında etkili olduğu, dolayısıyla da bireyler arasında terapötik farklılıklara neden olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple, tez çalışmasında konjenital hipotiroidide %85 gibi oldukça önemli kısmı oluşturan disgeneziye bağlı hipotiroidi teşhisli çocuk hastalarda (n: 63) LT4 biyoyararlanımında rol oynayan genlerdeki tek nükleotid polimorfizmleri (SNP) DIO2 rs939348, DIO1 rs2235544, THRA rs939348 ve TSHR rs4903957 analiz edilmiştir. Ancak, levotiroksinin etkinliği ve toksisitesine üzerine incelenen genler arasında ilişki tespit edilememiştir (p>0,05). Elde edilen veriler ile çocuk hastalarda doz ayarlamasını sağlayacak farmakokinetik ve farmakodinamik değerlendirmede etkili genetik yapının açıklanmasına katkı sağlayarak güncel tedavide sağlık personeline destek vermesi hedeflenen çalışma bu konuda ilktir. Bu nedenle, örnek sayısının ve grupların artırılması ve çalışma kapsamının genişletilmesi önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Congenital hypothyroidism is the most common endocrinological problem in the neonatal period and may cause irreversible mental retardation in proportion to delay in diagnosis and treatment. Thyroid hormones regulate genes that play a role during differentiation in many tissues. Genetic factors known to contribute to thyroid dysgenesis include thyroid stimulating hormone receptor (TSHR), human paired box gene 8 (PAX8), thyroid transcription factor (TTF-1/NKX2-1) and thyroid transcription factor 2 (TTF-2/FOXE1 or FKHL15). New born screening for congenital hypothyroidism is very important, but what is important is a comprehensive screening programme including follow-up, diagnosis and treatment, observation and evaluation. It has been known for many years that individuals with the same disease may respond differently if the same drugs or drug combinations are given at the same doses. Levothyroxine (LT4), which has a high affinity for thyroid receptors, is the drug of choice in the replacement or supportive treatment of hypothyroidism. When the appropriate dose is not adjusted, adverse effects such as tachycardia, anxiety, fatigue, headache, insomnia, tremor, angina, hair loss may occur. Polymorphisms in deiodinases (DIO1 and DIO2) and thyroid hormone receptors (THRA and TSHR) are thought to be effective in LT4 bioavailability, thus causing therapeutic differences between individuals. For this reason, in this thesis, single nucleotide polymorphisms (SNPs) in genes that play a role in LT4 bioavailability which DIO2 rs939348, DIO1 rs2235544, THRA rs939348 and TSHR rs4903957 were analysed in pediatric patients diagnosed with hypothyroidism due to dysgenesis (n: 63), which constitutes a significant portion of congenital hypothyroidism (85%). However, no relationship was found between the genes analysed on the efficacy and toxicity of levothyroxine (p>0.05). This study, which aims to support healthcare personnel in current treatment by contributing to the explanation of the genetic structure effective in pharmacokinetic and pharmacodynamic evaluation that will provide dose adjustment in paediatric patients with the data obtained, is the first in this field. Therefore, it is recommended to increase the number of samples and groups and to expand the scope of the study.
Benzer Tezler
- İnterseks`li hastaya pratik yaklaşım ve tedavinin planlanması
Başlık çevirisi yok
GONCA TOPUZLU TEKANT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1994
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Konjenital hipotiroidi tanısı ile izlenen hastalarda tiroid disgenezi sıklığı
Başlık çevirisi yok
ALA KHACHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- DNA spesifik probların kullanımı ile yapılan seks kromozom anomalilerinin araştırılması
Detection of structural sex chromosome aberrations by DNA specific probes
BİRSEN KARAMAN
- Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı'nda 1990 - 2002 arasında büyüme hormonu tedavisi alan olguların tedavi sonuçları ve tedaviyi etkileyen faktörler
The Results of the patients treated with recombinant growth hormone between 1990 and 2002 in Dokuz Eylül University, Deparment of Pediatric Endocrinology and Metabolism and factors affecting response to growth hormone therapy
BUMİN NURİ DÜNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATİLLA BÜYÜKGEBİZ
- Bazı yabanıl Drosophila melanogaster popülasyonlarındaki P elementi ve hibrit disgenezin araştırılması
A Study of P element and hybrid disgenesis phenomena in some Drosophila melanogaster populations
KURTULUŞ ATLI
Yüksek Lisans
Türkçe
2003
BiyolojiHacettepe ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. A. NİHAT BOZCUK