SEZARYEN SIRASINDA MÜZİK EŞLİĞİNDE YAPILAN OLUMLAMALARIN EMZİRME ÜZERİNE ETKİSİNİNDEĞERLENDİRİLMESİ
Assessing the Impact of Music-Assisted Affirmations During Cesarean Delivery on Breastfeeding Outcomes
- Tez No: 943272
- Danışmanlar: PROF. DR. SELDA ŞEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Emzirme yoğunluğu, anksiyete, hasta durum indeksi, prolaktin, oksitosin, pozitif telkin, Breastfeeding intensity, Anxiety, Patient State Index (PSI), Prolactin, Oxytocin, Positive affirmation
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Cerrahi popülasyona kıyasla obstetrik hastalarda ameliyat öncesi kaygı daha yüksek seviyelerdedir. Yüksek anksiyete düzeyi katekolamin salınımı ile plasental hipoperfüzyon, fetüste oksijen ve besinlerin kısıtlanmasına neden olabilir. Gebelerde doğum sırasında anksiyeteyi azaltmak için ilaç dışı; müzik, masaj, yoga, meditasyon, gevşeme solunum egzersizi, akupunktur gibi yöntemler denenmiştir ve literatürde bunlarla ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Ancak pozitif olumlamaların perioperatif maternal anksiyete ve emzirme üzerine etkisini birlikte değerlendiren bir çalışmaya literatürde rastlamadık. Amacımız sezaryen sırasında olumlama ve müzik dinletisi uygulanan gebelerde anksiyete, sedasyon ve emzirme düzeyi arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, randomize kontrollü çalışma, etik kurul onayı ve hastaların oluru alındıktan sonra Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesinde yapıldı. Çalışmaya ASA I-II rejyonal anestezi uygulanan elektif sezaryen ameliyatı olacak 18-45 yaş arası 90 hasta alındı. Ameliyat günü sabah serviste ziyaret edilerek gebelerin anksiyete düzeyini gösteren STAI-S, VAS-A ve HADS ölçeğini doldurmaları istendi (STAI-S 1, VAS-A 1, HADS 1). Preop ünitesinde müzik grubuna (Grup M) 30 dk boyunca 'Spring Waltz, Chopin' parçası, olumlama grubuna (Grup OM) klasik müzik ve olumlama dinletildi, kontrol grubuna (Grup K) işlem yapılmadı. Tüm grupların 15 dk aralıklarla kan basıncı, Masimo cihazı ile hasta durum indeksi (PSI), kalp hızı, SpO2 kaydedildi. Tüm hastalardan tekrar STAI-S, VAS-A ve HADS yanıtla istendi (STAI-S 2, VAS-A 2, HADS 2). Ameliyat sırasında olumlama grubundaki hastalar müzik eşliğinde olumlama, müzik grubundaki hastalar sadece müzik dinledi. Tüm hastaların 15 dk aralıklarla kan basıncı, kalp hızı, hasta durum indeksi, SpO2 kaydedildi. Derlenme ünitesinde hastaların kan basıncı, kalp hızı, hasta durum indeksi, SpO2 not edildi; sonrasında hastalardan anksiyete ölçeklerini STAI-S, VAS-A, HADS yanıtlamaları istendi (STAI-S 3, VAS-A 3, HADS 3). Serviste hastalar emzirdikten sonra post operatif alınan rutin kanlarla birlikte hastadan prolaktin ve oksitosin için kan alındı. Anne sütünün ilk geldiği saat kaydedildi. Post operatif ikinci günde rutin kanlarla birlikte oksitosin ve prolaktin için de kan alındı. ix Bulgular: Grup OM de 30, Grup M de 29 ve Grup K de ise 31 hasta bulunmaktadır. Çalışmamızda yaş, vücut kitle indeksi, eğitim ve çalışma durumu, kalp hızı, tansiyon değerleri, efedrin ve oksitosin ihtiyacı, VAS skorları gruplar arasında benzerdi. HADS-A 1, HADS-A 3, HADS-D 1, HADS-D 2, HADS-D 3 skorlarında da gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. (p>0,05). HADS-A 2 skorları açısından Grup OM ve Grup K arasında (p<0.001), ayrıca Grup M ve Grup K arasında (p<0.001) istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu. STAI-1 skorları arasında gruplar arası anlamlı fark yoktu. STAI-2 (p<0.001) ve STAI-3 (p=0.032) skorlarında gruplar arasında anlamlı fark vardı. (STAI-2 değerleri Grup OM ile Grup K arasında p<0.001) ve Grup M ile Grup K arasında (p<0.001)). STAI 3 skorları açısından ise sadece Grup OM (p=0.010) ve Grup K arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. PSI değerlerinde preoperatif dönemde benzerdi. Müzik eşliğinde olumlama sonrası PSI değerinde Grup OM (p=0.010) ile Grup K arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. PSI değerlerinin 90'ın altında olduğu sürenin yüzdesel değeri ise sadece Grup OM'a göre Grup M (p<0.001) ve Grup K (p<0.001) arasında anlamlı fark saptanmıştır. Ancak Grup M ile Grup K arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Oksitosin değerleri açısından emzirme sonrası 1. Gün (Oksitosin 1) Grup OM ile Grup K arasında (p<0.001),ve Grup M ile Grup K arasında (p<0.001) anlamlı fark mevcuttu. Prolaktin değerleri de emzirme sonrası 1. Gün (Prolaktin1) Grup OM ile Grup K arasında (p=0.001),ve Grup M ile Grup K arasında (p=0.004) anlamlı bulundu. Oksitosin 2 ve prolaktin 2 değerleri arasında gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu (p>0,05). Emzirme yoğunluğu Grup OM ile Grup K arasında (p=0.008) istatistiksel anlamlı bulundu. Sütün ilk gelme zamanı açısından da Grup OM ile Grup K arasında (p<0.001), ve Grup M ile Grup K (p=0.022) arasında anlamlı fark mevcuttu. Sonuç: Çalışmamız ile müzik eşliğinde olumlama yapılmasının operasyon sırasındaki anksiyeteyi azalttığı, ayrıca emzirme üzerine pozitif katkı sağlayabileceği gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Purpose: Compared to the surgical population, obstetric patients tend to experience higher levels of preoperative anxiety. Elevated anxiety levels can lead to catecholamine release, resulting in placental hypoperfusion and consequently restricting oxygen and nutrient delivery to the fetus. Various non-pharmacological methods such as massage, yoga, meditation, relaxation breathing exercises, and acupuncture have been employed to reduce anxiety during labor in pregnant women, and there are studies in the literature supporting these approaches. However, there is currently no study investigating the effect of positive affirmations on breastfeeding in the context of reducing perioperative maternal anxiety. Our objectives are to compare patients' anxiety levels using anxiety assessment tools and hemodynamic data, evaluate sedation levels via the Patient State Index (PSI), examine the impact on breastfeeding frequency, and assess all patient groups in terms of breastfeedingrelated hormones such as oxytocin and prolactin. Materials and Methods: This prospective, randomized controlled study was conducted at Aydın Adnan Menderes University Hospital after obtaining approval from the ethics committee and informed consent from the patients. A total of 90 patients aged 18–45 years, classified as ASA I–II and scheduled for elective cesarean section under regional anesthesia, were included in the study. On the morning of surgery, patients were visited in the ward and asked to complete the STAI-S, VAS-A, and HADS scales (STAI-S 1, VASA 1, HADS 1). In the preoperative unit, the music group listened to the piece Spring Waltz by Chopin for 30 minutes, the affirmation group listened to classical music accompanied by positive affirmations, and the control group received no intervention. For all groups, blood pressure, heart rate, Patient State Index (PSI), and SpO₂ were recorded at 15-minute intervals. Following the interventions, all patients were again asked to complete the STAIS, VAS-A, and HADS scales (STAI-S 2, VAS-A 2, HADS 2). During surgery, the affirmation group continued to listen to affirmations accompanied by music, while the music group listened only to music. Blood pressure, heart rate, PSI, and SpO₂ were recorded every 15 minutes for all patients. In the recovery unit, these same parameters were noted again, and patients were asked to complete the anxiety scales a third time xi (STAI-S 3, VAS-A 3, HADS 3). After breastfeeding in the postpartum ward, blood samples were collected for prolactin and oxytocin levels alongside routine postoperative bloodwork. The time of first breast milk expression was recorded. On postoperative day two, additional blood samples for prolactin and oxytocin were collected during the routine obstetric follow-up. Results: Group OM (music with affirmations) included 30 patients, Group M (music only) included 29 patients, and Group K (control group with no music or affirmations) included 31 patients. In our study, age, body mass index, educational and employment status, heart rate, blood pressure values, ephedrine and oxytocin requirements, and VAS scores were similar across all groups (p > 0.05). HADS-A 1, HADS-A 3, HADS-D 1, HADS-D 2, and HADS-D 3 scores also showed no statistically significant differences among the groups (p > 0.05). However, HADS-A 2 scores showed a statistically significant difference between Group OM and Group K (p < 0.001), as well as between Group M and Group K (p < 0.001). There was no significant difference in STAI-1 scores among the groups (p > 0.05). STAI-2 (p < 0.001) and STAI-3 (p = 0.032) scores showed statistically significant differences between the groups. Specifically, STAI-2 scores were significantly different between Group OM and Group K (p < 0.001), and between Group M and Group K (p < 0.001). STAI-3 scores also showed a significant difference between Group OM and Group K (p = 0.010). In the preoperative period, before the interventions, PSI values were statistically similar among the groups (p > 0.05). After listening to music with affirmations, a significant difference in PSI values was observed between Group OM and Group K (p = 0.010). The percentage of time during which PSI values remained below 90 was significantly higher in Group OM compared to Group M (p < 0.001) and Group K (p < 0.001), while no significant difference was found between Group M and Group K (p = 0.840). On the first day postpartum, oxytocin levels measured after breastfeeding were significantly higher in Group OM compared to Group K (p < 0.001), and in Group M compared to Group K (p < 0.001). Similarly, prolactin levels on the first day postpartum were significantly higher in Group OM compared to Group K (p = 0.001), and oxytocin 1 levels were significantly higher in Group M compared to Group K (p = 0.004). There were no statistically significant differences among the groups in oxytocin 2 and prolactin 2 levels (p > 0.05). xii Breastfeeding intensity was significantly higher in Group OM compared to Group K (p = 0.008). The time of first lactation was significantly earlier in Group OM compared to Group K (p < 0.001), and also in Group M compared to Group K (p = 0.022). Conclusion: In our study, the implementation of affirmations accompanied by music was found to significantly enhance breastfeeding intensity and shorten the time to onset of lactation when compared to both the control and music-only groups. Furthermore, it was shown to effectively reduce intraoperative anxiety, as evidenced by quantitative assessments including hormonal analyses and Patient State Index (PSI) measurements.
Benzer Tezler
- Vajinal ve sezeryan doğumlarda kordon kanı kortizol düzeyleri
Başlık çevirisi yok
FATİH MEHMET SERİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumCumhuriyet ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Erken membran rüptürü olgularında sezaryen sonrası enfeksiyon
Başlık çevirisi yok
HALİL ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Sezaryen girişimlerinde, indüksiyon ajanı olarak etomidatın maternal ve neonatal yönden pentotal ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BİNNUR SARIHASAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Adsorptif sıyırma voltametrisi yöntemi ile Seftriakson'un biyolojik materyalden tayini
Başlık çevirisi yok
SACİDE ALTINÖZ
Doktora
Türkçe
1988
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiAnalitik Kimya Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AYTEKİN TEMİZER
- Sezaryanda proflaktik antibiyotik kullanımı
Başlık çevirisi yok
HAMİDE TOMRUK (ÖNER)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı