Geri Dön

Roma Cumhuriyet Dönemi Küçük Asya'sında korsanlar ve korsanlık ile mücadele

Pirates and fighting against piracy in Roman Republican Asia Minor

  1. Tez No: 952817
  2. Yazar: UMUT SANLI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ CEREN PİLEVNELİ ÇUBUK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Antik Roma, Erken Roma Dönemi, Küçük Asya, Roma Dönemi, Ancient Rome, Early Roman Period, Asia Minor, Roman Period
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

III. Aleksandros'un ölümünün ardından Küçük Asya, Hellenistik Dönem boyunca siyasi mücadelelerin merkezi haline gelmiştir. Savaşlar, ağır vergi yükü ve yağmalamalara açık hale gelen yerleşim yerleri nedeniyle adeta muharebe alanına dönüşen Küçük Asya'da otorite eksikliği ve sosyo-ekonomik istikrarsızlık, korsanlık için elverişli bir ortam yaratmıştır. Bu dönemde özellikle Kilikia korsanlığın merkezi haline gelmiş; korsanlık Akdeniz genelinde ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüştür. Hayatta kalmak için gerekli maddeleri elde etme amacıyla başvurulan bu yağma faaliyetleri, günümüz modern toplumlarında suç olarak değerlendirilse de dönemin koşullarına ve mekanına bağlı olarak farklı biçimlerde algılanmıştır. Roma, Küçük Asya'daki korsanlığı uzun süre doğrudan tehdit olarak görmemiş; hatta Seleukos ve Rhodos gibi korsanlarla mücadele eden devletleri zayıflatarak dolaylı yoldan korsanlığı teşvik dahi etmiştir. MÖ 129'da Asia Eyaleti'nin kurulmasıyla Roma, Küçük Asya'da ilk kez doğrudan idari sorumluluk üstlenmiş ve korsanlığa yönelik tutumu değişmiştir. Roma'nın Küçük Asya'daki korsanlarla mücadelesi, MÖ 102'de Marcus Antonius'un seferleri ve Lex De Provinciis Praetoriis yasasıyla başlamış; Pompeius'un MÖ 67 yılındaki kapsamlı harekatıyla büyük ölçüde sona erdirilmişse de iç savaşların yarattığı istikrarsızlık, korsanlığın artışına yol açmıştır. Augustus'un merkezi otoriteyi sağlamlaştırması ve Pax Romana'nın tesis edilmesiyle korsanlık büyük ölçüde bastırılmıştır. Tüm bu süreç boyunca, korsanlığın toplumsal algısı da değişmiştir. Homeros'un destanlarında kahramanlıkla özdeşleştirilen korsanlık, MÖ 1. yüzyılda Cicero tarafından communis hostis omnium (herkesin ortak düşmanı) olarak tanımlanmıştır. Bu dönüşüm, korsanlığın sadece bir güvenlik problemi olmadığını, siyasi, ekonomik, toplumsal ve hukuki boyutlarıyla çok yönlü bir olgu olduğunu ortaya koymuştur.

Özet (Çeviri)

After the death of Alexander III, Asia Minor became the centre of political struggles throughout the Hellenistic Period. Lack of authority and socio-economic instability in Asia Minor, which turned into a battle field due to wars, heavy tax burden and settlements that became vulnerable to looting, created a favourable environment for piracy. During this period, Kilikia became the centre of piracy and piracy became a serious security problem throughout the Mediterranean. These plundering activities, which were resorted to in order to obtain the materials necessary for survival, were perceived in different ways depending on the conditions and the period, even though they are considered as crimes in modern societies. Rome did not see piracy in Asia Minor as a direct threat for a long time; it even indirectly encouraged piracy by weakening the states such as Seleucus and Rhodos, which were struggling with pirates. With the establishment of the Province of Asia in 129 BC, Rome assumed direct administrative responsibility in Asia Minor for the first time and its attitude towards piracy changed. Rome's struggle against pirates in Asia Minor began in 102 BC with Marcus Antonius's campaigns and the Lex De Provinciis Praetoriis, and although it was largely ended with Pompeius's comprehensive campaign in 67 BC, the instability caused by civil wars led to an increase in piracy. With Augustus's consolidation of central authority and the establishment of Pax Romana, piracy was largely suppressed. During this whole process, the social perception of piracy also changed. Piracy, which was identified with heroism in Homer's epics, was defined as communis hostis omnium (common enemy of all) by Cicero in the 1st century BC. This transformation has revealed that piracy is not only a security problem, but also a multifaceted phenomenon with political, economic, social and legal dimensions.

Benzer Tezler

  1. Antep fıstığı çeşitlerinin morfolojik özelliklerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM DUMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHİNAZ GÜLCAN

  2. Homonoia (anlaşma) sikkeleri

    Başlık çevirisi yok

    ÖZDEMİR KORKMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Arkeolojiİstanbul Üniversitesi

    Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZEHAT BAYDUR

  3. Sayısal stereo kotlayıcı

    Başlık çevirisi yok

    A.İKLİL KAYIHAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Elektrik ve Elektronik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. DURAN LEBLEBİCİ

  4. Roma Hukukunda hak ve dava ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    DİLER TAMER GÜVEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BELGİN ERDOĞMUŞ