Hastanemizde primer AML tedavisi alan hastaların genel sağ kalım veprogresyonsuz sağ kalımının tek merkezli deneyimi ve dünya litaratürüyle karşılaştırması
Our single-center experience with overall survival and progression-free survival in patients receiving primary AML treatment in our hospital: A comparative analysis with the global literature
- Tez No: 970335
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DİDAR YANARDAĞ AÇIK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Hematology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Hematoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut miyeloid lösemi (AML), erişkinlerde görülen en sık akut lösemi türü olup heterojen genetik ve klinik özellikler göstermektedir. Tedavi yanıtı ve sağkalım üzerinde yaş, komorbiditeler, genetik değişiklikler ve uygulanan tedavi protokolleri belirleyici olmaktadır. Bu çalışmada amacımız, hastanemizde primer AML tanısıyla tedavi edilen hastaların genel sağ kalım (OS) ve progresyonsuz sağ kalım (PFS) sürelerini değerlendirmek, bu sonuçları klinik ve demografik değişkenlerle ilişkilendirmek ve bulgularımızı mevcut literatürle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif kohort tasarımındaki bu çalışmaya 2015–2025 yılları arasında primer AML tanısıyla indüksiyon tedavisi uygulanmış toplam 129 hasta dahil edildi. Veriler hasta dosyalarından, kemoterapi ve nakil kayıtlarından elde edildi. Demografik, laboratuvar ve genetik parametreler ile tedavi özellikleri kaydedildi. Sağkalım analizleri Kaplan–Meier yöntemiyle yapıldı, gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde bağımsız örneklem t-testi, Mann–Whitney U, kikare/ Fisher kesin ki-kare, Pearson/Spearman korelasyon ve uygun çok kategorili testler (ANOVA, Kruskal–Wallis) kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 52,1±16,9 yıl olup %64,3'ü erkekti. İndüksiyon tedavisi olarak hastaların %87,6'sı idarubisin+sitarabin, %12,4'ü azasitidin+venetoklaks almıştı. Genel sağ kalım ortalama 15,0±15,6 ay, progresyonsuz sağ kalım ise 12,0±14,1 ay olarak bulundu. Yaş gruplarına göre yapılan analizde 40 yaş altındaki hastalarda PFS (14,2 ay vs. 7,3 ay; p=0,011) ve OS (17,3 ay vs. 10,1 ay; p=0,006) anlamlı derecede daha uzun bulundu. Benzer şekilde 60 yaş altı grupta genel sağ kalım süresi anlamlı olarak uzundu (16,2 ay vs. 8,5 ay; p=0,048). Nakil yapılan hastaların sağkalım analizinde PFS (26,3 ay vs. 8,8 ay; p<0,001) ve OS (30,2 ay vs. 11,6 ay; p<0,001) belirgin şekilde daha uzun saptandı. Cinsiyetler arasında sağkalım süreleri açısından fark izlenmezken, erkeklerde hemoglobin (p=0,020), hematokrit (p=0,033) ve ALT (p=0,036) düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti. VKİ kategorileri, diyabet varlığı ve komorbidite varlığı ile sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, AML'de sağkalımın özellikle yaş ve nakil durumu ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Daha genç yaş grubundaki hastalar ile kök hücre nakli yapılanlarda sağkalım anlamlı düzeyde uzamaktadır. Cinsiyet, VKİ ve komorbiditelerin sağkalım üzerine belirgin etkisi olmadığı görülmüştür. Bulgularımız, mevcut literatürde bildirilen sonuçlarla uyumludur ve ülkemizde AML tedavi yaklaşımlarının etkinliğine ışık tutmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: Acute myeloid leukemia (AML) is the most common type of acute leukemia in adults and is characterized by heterogeneous genetic and clinical features. Treatment response and survival are influenced by age, comorbidities, genetic alterations, and therapeutic protocols. The aim of this study was to evaluate the overall survival (OS) and progression-free survival (PFS) of patients with primary AML treated in our center, to investigate their relationship with clinical and demographic variables, and to compare our findings with the current literature. Materials and Methods: This single-center, retrospective cohort study included a total of 129 patients who received induction therapy for primary AML between 2015 and 2025. Data were obtained from patient files, chemotherapy, and transplantation records. Demographic, laboratory, and genetic characteristics, as well as treatment features, were recorded. Survival analyses were performed using the Kaplan–Meier method, and groups were compared with the log-rank test. Statistical analyses included independent samples t-test, Mann–Whitney U test, chi-square/Fisher's exact test, Pearson/Spearman correlation, and appropriate multiple group comparisons (ANOVA, Kruskal–Wallis). A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the patients was 52.1±16.9 years, and 64.3% were male. As induction therapy, 87.6% of the patients received idarubicin+cytarabine and 12.4% received azacitidine+venetoclax. The mean OS was 15.0±15.6 months, while the mean PFS was 12.0±14.1 months. In subgroup analyses, patients under 40 years had significantly longer PFS (14.2 vs. 7.3 months; p=0.011) and OS (17.3 vs. 10.1 months; p=0.006) compared with those older than 40. Similarly, patients under 60 years had significantly longer OS (16.2 vs. 8.5 months; p=0.048). Survival analysis according to transplantation status revealed markedly better outcomes in transplanted patients, with PFS (26.3 vs. 8.8 months; p<0.001) and OS (30.2 vs. 11.6 months; p<0.001) significantly prolonged compared to non-transplanted patients. No significant difference was observed in survival between sexes; however, males had higher hemoglobin (p=0.020), hematocrit (p=0.033), and ALT (p=0.036) levels. Body mass index categories, diabetes status, and presence of comorbidities were not significantly associated with survival outcomes. Conclusion: The findings of this study indicate that survival in AML is strongly associated with younger age and hematopoietic stem cell transplantation. Patients in younger age groups and those undergoing transplantation demonstrated significantly longer survival, whereas sex, body mass index, and comorbidities did not have a significant effect. These results are consistent with previously published data and provide insight into the effectiveness of AML treatment strategies in our country.
Benzer Tezler
- Erişkin yeni tanı akut lösemi (AML ve ALL)) hastalarında antifungal profilaksi kullanımının invazif fungal infeksiyonlar üzerine etkisinin yıllara göre dağılımı
The effect of antifungal prophylaxy use on invasive fungal infections in adult patients newly diagnosed with acute leukemia (AML and ALL) and it's distribution by years
ESRA HANEDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
HematolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM YÜKSEL
- Primer fokal segmental glomerüloskleroz hastalarının klinik verilerinin ve tedavilerinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of clinical data and treatments of patients with primary focal segmental glomerulosclerosis
NERMİN KARAKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET DENİZ AYLI
- Febril nötropenili hastalarda antifungal tedavi yanıtlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of antifungal treatment responses in patients with febrile neutropenia
HATİCE BÜLBÜL SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
HematolojiKaradeniz Teknik Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. ÖZLEN BALTA
- Febril nötropenik hastalarda kullanılan antibiyotiklere bağlı gelişen yan etkilerin karşılaştırılması
Comparison of adverse effects associated with antibiotics use in febrile neutropenic patients
HAFİZE KURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
HematolojiCelal Bayar Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜLKÜ ERGENE
- Primer fokal segmental glomerüloskleroz ve minimal değişiklik hastalığı tanısı olan erişkin hastaların klinik verilerinin ve tedavi sonuçlarının geriye dönük değerlendirilmesi
Retrospectively evaluation of clinical data and results of the treatment of primary focal segmantal glomerulosclerosis and minimal change disease diagnosed in adult patients
İSMAİL BULGUR