Pulmoner hamartomlarda cerrahi tedavi sonuçları
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 991556
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FUNDA İNCEKARA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Cerrahisi, Thoracic Surgery
- Anahtar Kelimeler: Pulmoner hamartom, ekstrapulmoner malignite, primer pulmoner malignite, insidental, Pulmonary hamartoma, extrapulmonary malignancy, primary pulmonary malignancy, incidental
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Pulmoner hamartomlar (PH) akciğerin en sık görülen benign tümörüdür (%70) (1–3) Tüm soliter pulmoner nodüllerin %8'idir (4,5) Matür mezenkimal dokuları içeren (düz kas, yağ, kıkırdak) bir malformasyondur (6,7). Erişkinlerde en sık görülen benign pulmoner neoplazmdır (3). Sıklıkla tesadüfen fark edilseler de yerleşim yerine göre çeşitli semptomlarla hastalar başvurabilirler (8,9). Çalışmamızda kliniğimizde PH nedeniyle opere edilen hastaların klinik, cerrahi ve patoloji verileri retrospektif olarak derlenmiş ve literatür eşliğinde tartışılarak mevcut tedavi yöntemlerine katkı verilmesi amaçlanmıştır. Yöntem ve Gereç T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde Ocak 2009 ve Ocak 2023 tarihleri arasında PH sebebi ile opere edilen 408 hastanın verileri elektronik ve fiziksel dosya aracılığı ile tarandı. Tanı doğrulaması için patoloji raporları, histolojik analizler ve hastaların diğer ilgili kayıtları gözden geçirildi. Hastaların 144 tanesinin taburculuk sonrası dosya verilerine erişim sağlanamadığından çalışmadan çıkarıldı. Toplam 264 hasta çalışmaya dahil edildi. Post -operatif takip süresi 6, 12 ve 24 ay olarak belirlendi. Hastaların elektronik ortamdaki ve arşiv dosya bilgileri geriye dönük taranarak yaş, cinsiyet, Postero-Anterı̇or Akciğer Grafi (PAAG), BT verileri, Pozitron emisyon- Bilgisayarlı tomografi (PET-BT) SUV max değeri, tümörün tarafı, lokalizasyonu, endobronşiyal lezyon (EBL) varlığı ,lezyonun büyüklüğü, boyut artışı, eşlik eden pulmoner ve non pulmoner malignite varlığı, yapılan cerrahi prosedür, tümörün histolojik alt tipi, tümör boyutu, lenf nodu diseksiyonu ve patoloji sonuçları, yeri, hastanede kalış süresi, postoperatif komplikasyon varlığı, iki yıllık takipte nüks ve mortalite verileri elde edilmiştir. xi Bütün olgular 2021 Dünya sağlık örgütü (DSÖ) sınıflandırmasındaki akciğere özgü mezenkimal tümörler başlığı altında baskın hücre tipine göre kondromatöz, kondrolipomatöz, kartilaginöz hamartom olarak belirtildi. Verilerin analizi Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 26.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Gruplar arası farkları değerlendirmek için Ki-kare testi kullanılmış, anlamlı farklılık gösteren alt gruplar Bonferroni düzeltmesiyle belirlenmiştir. Mortalite ve nüks/metastaz ile klinik-patolojik değişkenler arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon analizi ile incelenmiş; elde edilen katsayılar ilişkinin gücüne göre yorumlanmıştır. Mortaliteyi etkileyen faktörler için tekli lojistik regresyon analizi, sağkalım sürelerinin karşılaştırılmasında ise Kaplan-Meier yöntemi ve Log-Rank testi uygulanmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 ve p<0,01 olarak kabul edilmiştir. Bulgular Çalışmaya dâhil edilen 264 hastanın %63,3'ü (n=167) erkek, %36,7'si (n=97) kadındır.Yaş dağılımına göre hastaların %9,1'i 40 yaş altında, %49,6'sı 40–59 yaş aralığında, %41,3'ü ise 60 yaş ve üzerindedir. Olguların %59,8'i (n=158) semptomatik bulunmuş; en sık görülen semptomlar öksürük %27,7(n=73) dispne %11,7 (n=31), hemoptizi %10,6 (n=28) ve sırt ağrısı %7,2 (n=19) olarak saptanmıştır. Hastaların %25'inde (n=66) radyolojik olarak progresyon saptanmıştır. Sigara kullanım durumuna göre hastaların %41,3'ü (n=109) aktif içici, %37,1'i (n=98) bırakmış, %21,6'sı (n=57) ise hiç sigara kullanmamıştır. Asbest maruziyeti hastaların%15,9'unda (n=42) izlenmiş, ekstratorasik malignite öyküsü ise hastaların %4,5'inde (n=12) belirlenmiştir. Tanı anında intratorasik malign hastalık oranı %9,1 (n=24) olup, olguların büyük çoğunluğunda (%87,9 n=232) intratorasik ek hastalık saptanmamıştır. Lezyonun taraf dağılımına göre hastaların %61,4'ünde (n=162) sağ akciğer, %38,6'sında (n=102) sol akciğer tutulumu vardır. xii Lezyon lokalizasyonu açısından en sık tutulum bölgesi sağ alt lobdur (%26,5; n=70). Bunu sırasıyla sağ üst lob (%22,3; n=59) ve sol alt lob (%18,2; n=48) izlemiştir. Sol üst lob yerleşimi %15,5 (n=41), sağ orta lob %7,2 (n=19), endobronşiyal yerleşim ise %7,2 (n=19) oranında görülmüştür. Nadir lokalizasyonlar arasında sol lingula (%1,9; n=5), multipl lob tutulumu (%1,1; n=3) ve ekstrapulmoner yerleşim (%1,1; n=3) yer almaktadır. Şekil1: Pulmoner hamartomların loblara dağılımı Cerrahi yaklaşım olarak en sık VATS uygulanmıştır (%71,2; n=188). Rezeksiyon tipleri değerlendirildiğinde, wedge rezeksiyon %84,5 (n=223) ile en sık uygulanan yöntem olmuştur. Bunu lobektomi (%10,2; n=27), segmentektomi (%2,3 n=6) ve pnömonektomi (%0,8; n=2) izlemiştir. Lenf nodu diseksiyonu 47 hastada (%17,8) yapılmış, geri kalan 217 hastaya (%82,2) uygulanmamıştır. Postoperatif komplikasyonlar incelendiğinde, olguların %82,2'sinde (n=217) komplikasyon gelişmemiştir. Komplikasyon gözlenen hastaların %14,4'ünde (n=38) minör, %3,4'ünde (n=9) major komplikasyon görülmüştür. Major komplikasyonlar arasında atriyal fibrilasyon ve pnömoni (her biri n=4) en sık nedenler olup, yalnızca bir hastada kronik ampiyem saptanmıştır. Minör xiii komplikasyonlarda en sık atelektazi (n=18) izlenmiş, bunu uzamış hava kaçağı (n=16) ve plevral efüzyon (n=4) takip etmiştir. Takip sürecinde hiçbir hastada nüks gelişmemiş ve mortalite izlenmemiştir. Hastanede yatış süresi ortalama 4,55 ± 2,53 gün, medyan 4 gün (1–17 gün aralığında) olarak bulunmuştur. Sonuç Pulmoner hamartomlar, benign mezenkimal akciğer tümörleri olup, çoğunlukla insidental olarak saptanmakta ve genellikle periferik yerleşim göstermektedir (8). Hastaların %7'sinde primer akciğer karsinomu eşliği mevcut olup, bu oran literatürde bildirilen değerlerle uyumludur (10) Eşlik eden akciğer maligniteleri arasında en sık histolojik tip adenokarsinom olup, bunu skuamöz hücreli karsinom takip etmiştir. Buna ek olarak, olguların %10'unda meme, kolon veya prostat kaynaklı ekstrapulmoner maligniteler saptanmış; bu oran da önceki serilerde bildirilen %6–14 aralığındaki değerlerle örtüşmektedir (3,11) Elde edilen bulgular, PH tanısı konulan hastalarda hem eşlik eden primer akciğer kanseri hem de sistemik maligniteler açısından dikkatli tarama ve ayırıcı tanı yapılmasının önemini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Pulmonary hamartomas (PH) are the most common benign tumors of the lung, accounting for approximately 70% of all benign pulmonary neoplasms (1–3) and 8% of solitary pulmonary nodules (4,5). They are malformative lesions composed of mature mesenchymal tissues, including smooth muscle, fat, and cartilage (6,7) and represent the most frequent benign pulmonary neoplasm in adults (3). Although often detected incidentally, patients may present with various symptoms depending on the lesion's location (8,9). The aim of this study was to retrospectively evaluate the clinical, surgical, and pathological characteristics of patients who underwent surgical resection for PH in our institution, and to compare these findings with the existing literature in order to contribute to current management strategies. Materials and Methods The medical records of 408 patients who underwent surgery for pulmonary hamartoma (PH) at the University of Health Sciences, Ankara Atatürk Sanatorium Training and Research Hospital between January 2009 and January 2023 were reviewed through electronic and archived files. For diagnostic confirmation, pathology reports, histological analyses, and other relevant patient documentation were examined. A total of 144 patients were excluded due to missing postoperative follow-up data, and 264 patients were included in the study. Postoperative follow-up assessments were scheduled at 6, 12, and 24 months. Demographic and clinical data—including age, sex, posteroanterior chest radiography (PA-CXR) findings, computed tomography (CT) characteristics, positron emission tomography–computed tomography (PET-CT) SUVmax values, tumor laterality, localization, size, interval growth, presence of pulmonary or extrapulmonary malignancy, surgical procedures performed, histological subtype, tumor dimensions, lymph node dissection status, pathological results, presence and location of endobronchial lesions (EBL), length of hospital stay, postoperative xv complications, recurrence, and mortality within two years—were retrospectively collected. All cases were classified based on predominant tissue components as chondromatous, chondrolipomatous, or cartilaginous hamartomas, according to the 2021 World Health Organization (WHO) classification of thoracic mesenchymal tumors. Data analysis was performed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) version 26.0. Categorical differences between groups were assessed using the chi-square test, and significant subgroup differences were identified with Bonferroni correction. Associations between mortality or recurrence/metastasis and clinicopathological variables were analyzed using Spearman correlation coefficients. Factors associated with mortality were evaluated via univariate logistic regression analysis, while survival comparisons were performed using the Kaplan–Meier method and Log-Rank test. A significance level of p < 0.05 and p < 0.01 was considered statistically significant for all analyses. Results Of the 264 patients included in the study, 63.3% were male and 36.7% were female. Age distribution revealed that 9.1% of the patients were younger than 40 years, 49.6% were between 40–59 years, and 41.3% were aged 60 years or older. A total of 59.8% of the patients were symptomatic. The most common presenting symptoms were cough (27.7%), dyspnea (11.7%), hemoptysis (10.6%), and back pain (7.2%). Radiological progression was observed in 25% of the cases. Regarding smoking status, 41.3% were active smokers, 37.1% were former smokers, and 21.6% had never smoked. Asbestos exposure was identified in 15.9% of the patients, while a history of extrathoracic malignancy was present in only 4.5%. At the time of diagnosis, 9.1% of the patients had an intrathoracic malignant disease; however, in the vast majority (87.9%), no intrathoracic comorbidity was detected. Evaluation of lesion localization showed that the most common site was the right lower lobe (26.5%; n=70), followed by the right upper lobe (22.3%; n=59) and xvi the left lower lobe (18.2%; n=48). Left upper lobe involvement was observed in 15.5% (n=41), while the right middle lobe (7.2%; n=19) and endobronchial lesions (6.1%; n=16) were less frequent. Rare sites included the lingula (1.9%; n=5), multilobar involvement (1.1%; n=3), and extrapulmonary localization (1.1%; n=3). This distribution indicates that pulmonary hamartomas predominantly arise within the lung parenchyma, particularly in the lower lobes. Video-assisted thoracoscopic surgery (VATS) was the most commonly used surgical approach (71.2%; n=188). Lesions were located in the right lung in 61.4% (n=162) of patients and in the left lung in 38.6% (n=102). Most procedures consisted of wedge resection (84.5%; n=223), followed by lobectomy (10.2%; n=27), segmentectomy (2.3%; n=6), and pneumonectomy (0.8%; n=2). Lymph node dissection was performed in 17.8% (n=47) of cases, whereas 82.2% did not undergo lymphadenectomy. Endobronchial involvement was recorded in 7.2% (n=19) of the patients. Postoperative complication analysis showed that the majority of patients experienced no complications (82.2%; n=217). Minor complications occurred in 14.4% (n=38), while major complications were noted in 3.4% (n=9). Among major complications, atrial fibrillation (AF) and pneumonia were the most common, each observed in four patients. Chronic empyema was rare and identified in only one case. Among minor complications, atelectasis was the most frequent (n=18), followed by prolonged air leak (n=16) and pleural effusion (n=4). During follow-up, no recurrence or mortality was observed within two years after surgery. The mean length of hospital stay was 4.55 ± 2.53 days, and the median stay was 4 days (range: 1–17 days). Conclusion Pulmonary hamartomas are benign mesenchymal lung tumors that are most often detected incidentally and typically exhibit a peripheral localization (8). xvii In our study, 7% of patients had concomitant primary lung carcinoma, which is consistent with the rates reported in the literature (10). Among the coexisting pulmonary malignancies, adenocarcinoma was the most common histologic subtype, followed by squamous cell carcinoma (10,11). Additionally, extrapulmonary malignancies originating from the breast, colon, or prostate were identified in 10% of cases; this rate aligns with previously reported values ranging between 6% and 14% (3,12). These findings emphasize the importance of careful screening and differential diagnosis for both concomitant primary lung cancer and systemic malignancies in patients diagnosed with pulmonary hamartoma.
Benzer Tezler
- Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü
Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension
ÜLKÜ AYBERK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Spironolaktonun (K-canrenoate) pulmoner hemodinamik üzerine etkisi
The Effect of spironolactone (K-Canrenoate) on pulmonary hemodynamics
BEKİR ÇOKSEVİM
- Pulmoner arteryal hipertansiyonda nifediginin pulmoner arter atrial natriüretik peptid seviyesi üzerine etkisi
The Effects of nifedipin on the level of pulmonary ortery atrial natriuretic peptide in pulmonary arterial hypertension
ÜMİT ÖZBEK
- Pulmoner hipertansiyonlu olgularda kalp cerrahisinin pulmoner hipertansiyon üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
Ö.NACİ EMİROĞULLARI
- Pulmoner hipertansiyon gelişmiş mitral kapak hastalarında erken postoperatif dönemde pulmoner dolaşımın incelenmesi
Başlık çevirisi yok
NURİDDİN ÇERÇİ