Geri Dön

Şilöz asit ve şilotoraksta intranodal lenfanjiografi ve lenfanjiografi eşliğinde yapılan girişimlerin etkinliği

Effectiveness of intranodal lymphangiography and lymphangiography-guided interventions in chylothorax, chylous ascites, and lymphocele

  1. Tez No: 1003256
  2. Yazar: HATİCE TAYAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN DİNÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, şilotoraks, şilöz asit ve lenfosel tanısı alan hastalarda intranodal lenfanjiografi (LAG) ve LAG eşliğinde yapılan girişimsel radyolojik işlemlerin (embolizasyon, skleroterapi vb.) etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada 2014-2025 yılları arasında kliniğimizde lenfatik kaçak nedeniyle işlem yapılan 52 hasta (32 şilotoraks, 6 şilöz asit, 14 lenfosel) dahil edildi. Bu çalışma, ülkemizde bu konuda yapılmış en geniş serilerden biridir. Tüm hastalara ultrason eşliğinde inguinal intranodal LAG uygulandı. Düşük debili (<500 mL/gün) olgularda öncelikle diagnostik ve terapötik amaçlı sadece LAG uygulanırken; yüksek debili veya dirençli olgularda LAG'ye ek olarak torasik duktus embolizasyonu (TDE), torasik duktus disrupsiyonu (TDD) veya skleroterapi uygulandı. Klinik başarı, drenajın kesilmesi veya günlük 20 mL'nin altına düşmesi olarak tanımlandı. Bulgular: Şilotoraks grubunda (n=32) genel klinik başarı oranı %78,1 olarak saptandı. Sadece LAG uygulanan hastalarda başarı oranı %88,2 iken, ek girişimsel işlem (TDE/TDD) gerektiren yüksek debili grupta bu oran %66,6 oldu. Etiyolojik olarak travmatik şilotoraks olgularında başarı oranı (%93,7), nontravmatik olgulara (%62,5) göre daha yüksek bulundu. Şilöz asit grubunda (n=6) genel başarı oranı %83,3, lenfosel grubunda (n=14) ise %92,8 idi. Lenfosel olgularında kaçak yeri saptanma oranı %85,7 ile en yüksek gruptu. İşleme bağlı herhangi bir majör komplikasyon izlenmedi. Sonuç: İntranodal LAG, lenfatik kaçakların yönetiminde güvenli ve minimal invaziv bir yöntemdir. Özellikle düşük debili kaçaklarda ve kaçağın belli bir alana lokalize olduğu lenfosellerde tek başına yüksek tedavi başarısı sağlamaktadır. Yüksek debili ve dirençli olgularda ise LAG'ye ilave embolizasyon ve skleroterapi gibi tedavi yöntemleri eklenebilir. İntranodal LAG cerrahiye alternatif olabilecek etkin bir tedavi yöntemidir.

Özet (Çeviri)

Aims: The aim of this study is to evaluate the efficacy of intranodal lymphangiography (LAG) and LAG-guided interventional radiological procedures (embolization, sclerotherapy, etc.) in patients diagnosed with chylothorax, chylous ascites, and lymphocele. Materials and Methods: In this retrospective study, 52 patients who underwent procedures in our clinic for lymphatic leakage between 2014 and 2025 were included (32 chylothorax, 6 chylous ascites, and 14 lymphocele) This study is one of the largest series conducted on this topic in our country. Ultrasound-guided bilateral inguinal intranodal LAG was performed in all patients. In low-output (<500 mL/day) cases, LAG was primarily applied for diagnostic and therapeutic purposes alone, whereas in high-output or resistant cases, thoracic duct embolization (TDE), thoracic duct disruption (TDD) or sclerotherapy was performed in addition to LAG. Clinical success was defined as the cessation of drainage or a reduction to below 20 mL/day. Results: The overall clinical success rate in the chylothorax group (n=32) was 78.1%. While the success rate was 88.2% in patients who underwent LAG alone, it was 66.6% in the high-output group requiring additional interventional procedures (TDE/TDD). Etiologically, the success rate in traumatic chylothorax cases (93.7%) was found to be higher than in nontraumatic cases (62.5%). The overall success rate was 83.3% in the chylous ascites group (n=6) and 92.8% in the lymphocele group (n=14). The lymphocele group had the highest leak detection rate at 85.7%. No major procedure-related complications were observed. Conclusion: Intranodal LAG is a safe and minimally invasive technique for the management of lymphatic leaks. It provides high therapeutic success particularly in low-output leaks and in lymphoceles where the leak is localized to a specific region. In high-output or refractory cases, additional treatment modalities such as embolization or sclerotherapy may be combined with LAG. Intranodal LAG is an effective therapeutic option that can serve as an alternative to surgery.

Benzer Tezler

  1. Pankreasın duktal adenokarsinom dışındaki ekzokrin ve nonfonksiyone endokrin tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    AYŞE NUR GÖNEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. YAMAN TEKANT

  2. Siroz ve maligniteye bağlı nedenlerle oluşan asit sıvıların ayırıcı tanısında fibronektin düzeylerinin önemi

    Başlık çevirisi yok

    YILDIRAY KARGI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET SİVAS

  3. Siroz tanılı hastalarda spontan asit enfeksiyonunda bakteri çeşitliliği ve antibiyotik direnç paterni

    Bacterial epidemiology and antimicrobial resistance in spontaneous infection of cirrhotic patients

    CEREN KAPLANKIRAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    GastroenterolojiBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENDER SERİN

  4. Nötrositik asitli siroz hastalarındaserum ve asit sıvısı TNF-alfa, interlökin-6, nitrik oksit ve myeloperoksidaz seviyelerinin, asit infeksiyonu açısından tanısal ve prediktif değeri

    Interleukin-6, nitric oxide and myeloperoxidase levels in serum and ascitic fluid for the diagnosis of ascites infection in cirrhotic patients with neutrocytic ascites

    ORBAY HARMANDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    GastroenterolojiTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET TEZEL

  5. Asiti olan siroz hastalarında beslenmeye oral destek ürünlerinin eklenmesinin asit protein ve kompleman içeriğine etkisi

    The effect of adding oral nutritional supplements to the nutrition on ascites protein and complement content in cirrhosis patients with ascites

    ZÜBEYİR YURTSEVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSakarya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUKADDES TOZLU