Geri Dön

Elli yaş ve üstü kadınlarda osteoporoz kırık riski ve osteoporotik kırıklardan korunma davranışının değerlendirilmesi

Evaluation of osteoporosis fracture risk and osteoporotic fracture prevention behaviors in women aged fifty and over

  1. Tez No: 1004489
  2. Yazar: AYŞE CAN ERÇİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ÖZEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kadınlar, Korunma tedbirleri, Kırıklar-kemik, Osteoporoz, Women, Protection measures, Fractures-bone, Osteoporosis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda birinci basamakta 50 yaş ve üzerindeki kadınlarda, Fracture Risk Assessment Tool (FRAX) ile 10 yıllık osteoporotik kırık riskini göstermek ve osteoporotik kırıklara karşı korunma davranışı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01.04.2025-30.06.2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran 50 yaş ve üstü 156 kadın dahil edilmiştir. Veriler katılımcıların onamları alındıktan sonra yüz yüze görüşülerek anket yöntemiyle toplanmıştır. Anket formu katılımcıların demografik verilerini, osteoporotik kırık riski değerlendirme sorularını, katılımcıların klinik özellikleri ile ilgili soruları ve Osteoporotik Kırıktan Korunma Ölçeği (OKKÖ) sorularını içerecek şekilde hazırlanmıştır. FRAX ile katılımcıların 10 yıllık majör osteoporotik kırık (MOK) riski ve kalça kırığı (KK) riski hesaplanmıştır. OKKÖ inanç, tutum ve davranış kontrolü, tanı ve tedavi davranışı, engel algısı, düşmeyi önleme niyeti ve tanı ve tedavi niyeti olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Toplam 22 maddeden oluşur ve beşli Likert tipi derecelendirme ile yanıtlanır. Ölçekten elde edilebilecek puanlar 22-110 arasındadır. Yüksek puanlar, bireyin osteoporotik kırıklardan korunmaya yönelik niyet ve davranışlarının daha güçlü olduğunu göstermektedir. Tüm çalışma verileri IBM SPSS 23.0 paket programı ile analiz edilmiştir. p<0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya dahil edilen 156 kadının medyan yaşı 59 yıl (IQR: 54,5-69) olup katılımcıların büyük çoğunluğu (%69,2) 50-64 yaş aralığındadır. Katılımcıların çoğunluğu (%67,9) evli, ilköğretim mezunu (%64,7) ve hiç çalışmamıştır. OKKÖ toplam puan ortalaması 74,41±10,09 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların en yüksek puanları kemik erimesinden korunmak amacıyla doktorun önerdiği tıbbi tedavi ya da ek destek önerilerine uymaya yönelik gereklilik (4,04±0,58) ve niyet konusunda olduğu (4,04±0,67) belirlenmiştir. En düşük düzeyde ise düşmeyi önlemek için ev içinde düzenleme yapma niyeti puanı (2,51±1) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, daha önce çift enerjili x-ışını absorpsiyometri (DXA), yaptırmış olan ve D vitamini kullanan kişilerin OKKÖ toplam ölçek puanları anlamlı düzeyde daha yüksek izlenirken, sekonder osteoporozu olan katılımcılarda ise inanç, tutum ve davranış kontrolü alt ölçek ve OKKÖ toplam ölçek puanları daha düşüktür. Çoğu katılımcı MOK (%68,6) ve KK (%78,2) açısından düşük riskli bulunmuştur. Risk analizlerinde yaşın hem MOK riski (r=0,729; p<0,001) hem de KK riski (r=0,808; p<0,001) ile güçlü pozitif yönde korelasyon gösterdiği belirlenmiştir. Minör travma ile kırık öyküsü, romatoid artrit, sekonder osteoporoz ve erken menopoz tanısı gibi klinik faktörler hem MOK riski hem de KK riski puanlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükseltmiştir. Sonuç: Temel görevi koruyucu hekimlik olan aile hekimleri osteoporoz taramalarının artırılması ve osteoporotik kırıkların önlenmesi konusunda kritik bir rol üstlenmektedir. Çalışma bulguları birinci basamakta osteoporoz risk değerlendirmesinin önemini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek risk grubundaki kadınlarda koruyucu sağlık davranışlarının desteklenmesi ve düşme önleme stratejilerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to assess the 10-year risk of osteoporotic fractures in women aged 50 and over in primary care using the Fracture Risk Assessment Tool (FRAX) and to evaluate the relationship between osteoporotic fracture prevention behaviors. Materials and Methods: A total of 156 women aged 50 years and older who presented to the Family Medicine outpatient clinics of the University of Health Sciences Antalya Training and Research Hospital between 1 April 2025 and 30 June 2025 were included. Data were collected through face-to-face interviews after obtaining informed consent. The questionnaire consisted of demographic information, osteoporotic fracture risk assessment questions, clinical characteristics, and the Osteoporotic Fracture Prevention Scale (OFPS). Using FRAX, each participant's 10-year major osteoporotic fracture (MOF) risk and hip fracture (HF) risk were calculated. The OFPS comprises six subscales—belief, attitude and behavioral control, diagnosis and treatment behavior, perceived barriers, intention to prevent falls, and intention for diagnosis and treatment—with a total of 22 items rated on a five-point Likert scale. Total scores range from 22 to 110, with higher scores indicating stronger intentions and behaviors related to osteoporotic fractures prevention. All study data were analyzed using IBM SPSS 23.0, and p<0.05 was considered statistically significant. Results: The median age of the 156 women included in the study was 59 years (IQR: 54.5–69), and the majority (69.2%) were between 50–64 years of age. Most participants were married (67.9%), primary school graduates (64.7%), and had never been employed. The mean total OFPS score was 74.41±10.09. The highest scores among participants were observed in the perceived necessity of and intention to adhere to physician-recommended medical treatments or supplementary interventions for osteoporosis (4.04±0.58 and 4.04±0.67, respectively). Conversely, the lowest score was related to the intention to make home modifications to prevent falls (2.51±1.0). Participants who had previously undergone Dual-Energy X-ray Absorptiometry (DXA) and those who used vitamin D had significantly higher total OFPS scores. Conversely, participiants with secondary osteoporosis had significantly lower scores in the belief, attitude and behavioral control subscale as well as in the total OFPS score. Most participants were at low risk for both MOF (68.6%) and HF (78.2%). Age showed a strong positive correlation with MOF (r=0.729; p<0.001) and HF risk (r=0.808; p<0.001). Clinical factors such as history of fracture due to minor trauma, rheumatoid arthritis, secondary osteoporosis, and early menopause led to statistically significant increases in both MOF and HF risk scores. Conclusion: Family physicians, whose primary role is preventive medicine, play a critical role in increasing osteoporosis screenings and preventing osteoporotic fractures. The study findings highlight the importance of osteoporosis risk assessment in primary care. In particular, it is necessary to support preventive health behaviors and strengthen fall prevention strategies in women at high risk.

Benzer Tezler

  1. Osteoporöz hastalarında oral ve intravenöz bifosfonat kullanımının çenelerdeki kemik yoğunluğuna etkisinin fraktal analiz yöntemi kullanılarak karşılaştırılması

    Comparison of the effect of oral and intravenous bisphosphonate use on bone density in the jaws in osteoporosis patients using fractal analysis method

    FERHAT MUSULLUOĞLU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş Hekimliğiİnönü Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HİLAL ALAN

  2. Kadın ve erkeklerde kemik mineral yoğunluğunu üzerine etkili faktörler

    Factors influencing bone mineral density in men and women

    EBRU ATALAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonKırıkkale Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÜLÜMSER AYDIN

  3. Çok kesitli BT görüntüleme ile sternum kemiği ve segmentlerinin füzyon derecesine göre yaş ve cinsiyet tayini

    Başlık çevirisi yok

    MELİH PEKCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Adli Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENSAR YEKELER

  4. Tip 2 diyabetes mellitus hastalarında sarkopeni ile pankreatik ekzokrin yetersizliği arasındaki ilişki

    The relationship between sarcopenia and pancreatic exocrine insufficiency in patients with tTYPE 2 diabetes mellitus

    ŞEVKİCAN GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT SAKA

  5. Kadın öğretmenlerin yönetici olmaları önündeki engellerin cam tavan sendromu bağlamında incelenmesi

    An analysis of obstacles in the way of female teachers' progression to managerial positions in the context glass ceiling syndrome

    PINAR MERT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

    Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET FARUK LEVENT