Primer immun yetmezlik hastalarında hastane anksiyete-depresyon ölçeği ve tam kan inflamasyon indeksleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
The relationship between hospital anxiety-depression scale and complete blood count-derived inflammation indices in patients with primary immunodeficiency
- Tez No: 1005394
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SAİT YEŞİLLİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Allerji ve İmmünoloji, İç Hastalıkları, Psikiyatri, Allergy and Immunology, Internal diseases, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Birincil immün yetmezlik hastalıkları, Primary immunodeficiency diseases
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Primer immün yetmezlik (PİY), tekrarlayan enfeksiyonlar, otoimmün hastalıklar, maligniteler ve kronik inflamasyon ile seyreden, yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyen heterojen bir hastalık grubudur. Son yıllarda PİY hastalarında anksiyete ve depresyon gibi psikiyatrik sorunların sık görüldüğü ve immün sistem ile ruhsal durum arasında çift yönlü bir ilişki bulunduğu gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, PİY tanılı erişkin hastalarda Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HADÖ) ile anksiyete ve depresyon sıklığını ölçmek, anksiyete ve depresyonun tam kan parametreleri ve tam kan inflamasyon indeksleri (TKİİ) ile ilişkisini değerlendirmek ve ikincil sonlanım noktası olarak TKİİ'nin PİY tanısını öngörmedeki rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2024 – Ağustos 2025 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Alerji ve İmmünoloji polikliniğine başvuran 69 PİY tanılı ve 71 PİY tanısı olmayan birey çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara demografik ve klinik verileri içeren anket formu ile Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ) uygulanmıştır. Son bir hafta içinde yapılmış tam kan sayımı olmayanlardan kan örneği alınmış, tam kan parametreleri ve bunlardan türetilen TKİİ (ör. NLO, PLO, MLO, SIYI, Sİİ, PİYİ, ELO, BLO vb.) hesaplanmıştır. Komorbidite yükü Charlson komorbidite indeksi (CCİ) ile değerlendirilmiş, PİY ve kontrol grupları sosyodemografik, klinik ve hematolojik değişkenler açısından karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizlerde Mann-Whitney U testi, Ki-kare/Fisher testi, Spearman korelasyon, çok değişkenli lojistik regresyon ve ROC analizi kullanılmış, p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: PİY tanılı hastalarda komorbidite yükü (CCİ skorları) ve son bir yıldaki hastane yatış sayıları kontrol grubuna göre belirgin şekilde artmıştır. HADÖ ile değerlendirildiğinde, PİY grubunda anksiyete sıklığı %20,3, depresyon sıklığı %40,6 bulunmuş; kontrol grubunda ise anksiyete %16,9, depresyon %38,0 oranında saptanmıştır. PİY grubu ile kontrol grubu arasında anksiyete, depresyon açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Tüm örneklemde CCİ skorunun artması, anksiyete ve depresyon sıklığı ile ilişkili bulunmuştur. PİY grubunda IgG1 eksikliği olan hastalarda anksiyete sıklığı anlamlı derecede yüksek bulunmuş, ancak çok değişkenli analizde bu ilişki bağımsız belirteç düzeyinde doğrulanmamıştır. Tam kan parameterleri ve TKİİ açısından değerlendirildiğinde PİY tanılı olup anksiyetesi olanlarda RDW ve BLO anlamlı şekilde yüksek; şiddetli anksiyetesi olanlarda MPV anlamlı derecede düşük; şiddetli depresyonu olanlarda ise ELO anlamlı derecede düşük saptanmıştır. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde MPV, PİY tanılı hastalarda şiddetli anksiyete için bağımsız bir öngördürücü olarak bulunmuş; ROC analizinde MPV için AUC değeri yaklaşık 0,85 olarak hesaplanmıştır. PİY tanılı ve tanısız gruplar karşılaştırıldığında, PİY grubunda PLT düşük, MONO ve MLO yüksek bulunmuştur. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde CCİ skoru, düşük PLT ve yüksek MONO düzeyleri PİY tanısı ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada PİY tanılı hastalar ile PİY tanısı olmayanlar arasında anksiyete ve depresyon skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak PİY hastalarında komorbidite yükünün ve psikiyatrik belirtilerin belirgin olduğu, anksiyete ve depresyonun özellikle artmış CCİ skoru ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. PİY hastalarında RDW, BLO, MPV ve ELO gibi rutin hematolojik parametreler, psikiyatrik yük ile ilişkili görünmekte; özellikle MPV şiddetli anksiyete için potansiyel bir biyobelirteç adayı olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca düşük trombosit ve yüksek monosit düzeyleri PİY tanısını öngörmede yardımcı olabilecek hematolojik belirteçler olarak dikkat çekmektedir. PİY hastalarının izleminde psikiyatrik değerlendirme için HADÖ gibi ölçekler ile tam kan gibi rutin laboratuvar verilerinin birlikte yorumlanması faydalı olabilir ancak daha geniş örneklemli, çok merkezli çalışmalarla bu bulguların desteklenmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Primary immunodeficiency (PID) is a heterogeneous group of disorders characterized by recurrent infections, autoimmune diseases, malignancies, and chronic inflammation, significantly impairing the quality of life of patients. In recent years, growing evidence has shown that psychiatric comorbidities such as anxiety and depression are common among patients with PID, which demonstrates a bidirectional interaction between the immune system and the psychological state. This study aimed to evaluate the prevalence of anxiety and depression using the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS) in adult patients with PID and to investigate the association between anxiety and depression and complete blood count–derived inflammatory indices (CBCII), also as a secondary endpoint, to assess the predictive role of CBCII in the diagnosis of PID. Materials and Methods: Between August 2024 and August 2025, 69 patients diagnosed with PID and 71 control participants without PID, referring to the Allergy and Immunology outpatient clinic of Gulhane Training and Research Hospital, were enrolled in this cross-sectional study. All participants completed a questionnaire on demographic and clinical characteristics, as well as the HADS. For participants without a recent complete blood count (within the last week), fresh blood samples were obtained, and hematological parameters and derived indices (e.g., NLR, PLR, MLR, SII, PIRI, ELR, BLR, etc.) were calculated. Comorbidity burden was assessed using the Charlson Comorbidity Index (CCI). The PID and the control group were compared regarding sociodemographic, clinical, and hematological variables. Statistical analyses included the Mann–Whitney U test, Chi-square/Fisher's exact test, Spearman correlation, multivariate logistic regression, and ROC curve analysis; a p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: Patients with PID had significantly higher comorbidity burden (CCI scores) and more frequent hospitalizations within the past year compared to controls. According to HADS results, the prevalence of anxiety and depression in the PID group was 20.3% and 40.6%, respectively, whereas in the control group it was 16.9% and 38.0%; however, these differences were not statistically significant. Across the entire sample, higher CCI scores were associated with increased frequency of both anxiety and depression. Among PID patients, those with IgG1 deficiency had a significantly higher rate of anxiety, though this relationship was not confirmed as an independent predictor in multivariate analysis. Regarding hematological indices, RDW and BLR were significantly elevated in PID patients with anxiety, MPV was significantly lower in those with severe anxiety, and ELR was significantly lower in those with severe depression. In multivariate logistic regression, MPV emerged as an independent predictor of severe anxiety, with an area under the ROC curve (AUC) of approximately 0.85. Comparing the PID and non-PID groups, patients with PID have lower platelet counts. On the other hand, the PID group has higher monocyte counts and MLR values. Multivariate analysis showed that higher CCI scores, lower platelet, and higher monocyte levels were independently associated with PID diagnosis. Conclusion: In this study, we couldn't find any statistically significant difference between the PID and the control group regarding the anxiety and depression scores. However, it was shown that patients with PID exhibit a significant comorbidity burden and a high prevalence of psychiatric symptoms, particularly anxiety and depression, associated with increased CCI scores. Routine hematological parameters and derived indices, including RDW, BLR, MPV, and ELR appear to reflect psychiatric burden, with MPV emerging as a potential biomarker for severe anxiety in PID patients. Moreover, lower platelet and higher monocyte levels may serve as hematological indicators predictive of PID. Integrating psychiatric screening tools such as HADS with routine laboratory assessments may help clinicians assess anxiety and depression in routine follow-ups of patients with PID ; however, larger multicenter studies are needed to confirm these outcomes.
Benzer Tezler
- Primer immün yetmezliği olan çocuk ve ergenlerde ve ebeveynlerinde psikopatoloji, bakım verme yükü ve yaşam kalitesi
Psychopathy, care burden and quality of life in children and adolescents diagnosed with primary immunodeficiency and their parents
İREM BATO
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FERAH GENEL
DR. AYŞE KUTLU
- Çocuk immünoloji-romatoloji servisine yatan hastalarda malnütrisyonun değerlendirilmesi
Malnutrition evaluation at children who hospitalized in pediatric immunology and rheumatology department
SEBLA GÜNEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜZİDE AKSU
- Yaygın değişken immün yetmezlik fenotipi ile gelen hastaların klinik, immünolojik, genetik özellikleri ve izlem sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of the clinical, immunological and genetic characteristics and follow-up results of patients presenting with a common variable immunedeficiency phenotype
HATİCE BÜŞRA KÜTÜKÇÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Allerji ve İmmünolojiAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ESİN FİGEN DOĞU
- Hematopoetik sistem malignitelerinde ve solid tümör tanılı hastalarda CMV enfeksiyonlarının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of CMV infections in patients with hematopoietic system malignancies and solid tumors
SABINA GURBANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİKMET GÜLŞAH TANYILDIZ
- Yaygın değişken immün yetmezlik tanılı hastalarda LRBA defektinin araştırılması
Investigation of LRBA defect in patients with common variable immunodeficiency
DENİZ NAZİRE ÇAĞDAŞ AYVAZ
Doktora
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesiİmmünoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEYZİ İLHAN TEZCAN