Geri Dön

Armutlu Yarımadası'nın meşcere kuruluş özellikleri ve ağaç mikrohabitatları

Stand structural characteristics and tree microhabitats in Armutlu peninsula

  1. Tez No: 1009035
  2. Yazar: MERVE ONUR BOZKURT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SÜLEYMAN ÇOBAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Ormancılık ve Orman Mühendisliği, Forestry and Forest Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Orman Mühendisliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Doğaya uygun olmayan orman işletmesi faaliyetleri gibi insanoğlunun doğa üzerindeki olumsuz etkileri, orman ekosistemlerinde biyolojik çeşitlilik kaybını hızlandırarak orman ekosistemlerinin sürekliliği ve yerine getirdiği işlevler üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sürdürülebilir orman yönetiminde biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda, doğrudan izleme yöntemlerinin maliyetli ve zaman alıcı olması, yapısal göstergelere dayalı yaklaşımların önemini artırmaktadır. Bu bağlamda, çok sayıda türe yaşam alanı sağlayan“Ağaç Mikrohabitatları”(AgM), orman biyolojik çeşitliliğinin izlenmesinde önemli bir ekonomik yapısal gösterge olarak öne çıkmaktadır. AgM'lerin biyolojik çeşitlilik ve ekosistem işleyişi üzerindeki önemi açık olarak ortaya konmuştur. Ancak özellikle işletilen ormanlarda bu yapıların oluşumu, yoğunluğu ve belirleyici faktörlerine ilişkin bilgiler Avrupa'da hâlen sınırlı olup, Türkiye'de ise henüz sistematik olarak ele alınmamıştır. Ayrıca,“Doğa Koruma Odaklı Ormancılık”“Retention Forestry”uygulamalarının üretim ormanlarında biyolojik çeşitliliğe sağladığı katkıların sayısal olarak değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Armutlu Yarımadası'ndaki farklı meşcere tiplerinin belirlenmesi, meşcere kuruluş özellikleri ile ağaç mikrohabitatları arasındaki ilişkilerin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada farklı meşcere tiplerini temsil eden toplam 30 örnek alan alınmıştır. Örnek alanlarda meşcere profili oluşturmak amacıyla; ağaçların konumları, göğüs yüksekliği çapları (d1.3), boyları, tepe yüksekliği ve genişliği kaydedilmiştir. Her bir ağaç üzerindeki AgM'ler Kraus ve diğ. (2016) tarafından oluşturulan Ağaç Mikrohabitatları Kataloğu'na göre kaydedilmiştir. Kaydedilen AgM'lerin nadirlik (R), gelişim süreci (D) ve boyut (S) özelliklerinden yararlanılarak ağaçların habitat değerleri belirlenmiştir. Örnek alanlar; Karışım Oranı İndeksi (KOI), Mingling Karışım İndeksi (Mi), Clark-Evans Kümelenme İndeksi (CE), van Gadow Farklılaşma İndeksi (T), Shannon-Wiener Çeşitlilik İndeksleri ve Tür Profil İndeksleri ile analiz edilmiştir. Örnek alanlarda toplam 10,132 adet AgM kaydedilmiştir. En yaygın tipler; kök boğazı oyukları (1,702 adet) ve ölü ağaç tepesi bileşenleri (1,294 adet) olurken; içi kovuk dal, gövde çürüme oyukları ve dal çukurları orta düzeyde temsil edilmiştir. Buna karşılık ağaçkakan oyukları, yangın ve yıldırım yarıkları ile omurgalı yuvaları ya çok düşük frekansta belirlenmiş ya da hiç belirlenmemiştir. Form düzeyinde en çok mevcut olandan en nadire doğru AgM sıralaması; oyuklar (3,641), deformasyon (2,766), ölü/kuru tepe (1,599), epifitik yapılar (799), kabuk (778), yaralanmalar (250), diğer (50) ve yuva (4) şeklinde belirlenmiştir. Toplam mikrohabitat sayısı açısından Fagus orientalis (2,645) ve Quercus cerris (2,001) en zengin türler olarak belirlenmiştir. Carpinus betulus (1,386) ve Castanea sativa (966), uygun koşullarda çok yüksek habitat değeri üretebilme potansiyeline sahip olduğu belirlenmiştir. Alandaki birey sayısı, bireylerin göğüs yüzeyi ve tepe kapalılığı özelliklerine bağlı hesaplanan Karışım Oranı İndeksi (KOI) ile 7 örnek alanın KOI 111 sınıfı ile karışık meşcere olarak belirlenmiştir. Diğer en sık görülen sınıflar olarak KOI 001 ve KOI 101 belirlenmiştir. KOI 000 ve KOI 001 karışım tiplerinde habitat değerlerinin büyük ölçüde daha dar bir aralıkta toplandığı ve dağılımın nispeten sınırlı olduğu, buna karşılık KOI 101 ve özellikle KOI 111 karışım tiplerinde dağılım aralığının genişlediği ve yüksek habitat değerlerinin (hd) olduğu belirlenmiştir. Geniş yapraklı ağaç türlerinin, iğne yapraklı ağaç türlerine oranla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek habitat değerine sahip olduğu belirlenmiştir (p < 0.01). Saf meşcerelere (451,325 hd/ha) oranla karışık meşcerelerin (1,025,747 hd/ha) daha yüksek habitat değerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ağaçların göğüs yüksekliği çapı ile habitat değeri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Doğrusal olmayan bu ilişkide, yaklaşık 47 cm çapın habitat değerinin artışa geçtiği kritik bir eşik değerini temsil ettiği belirlenmiştir. Bu eşik değerin üzerindeki ağaçlarda mikrohabitat oluşum potansiyeli belirgin biçimde artmaktadır. Yükselti ile meşcere düzeyindeki habitat değeri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, ağaç düzeyinde yükselti arttıkça habitat değerinin anlamlı biçimde azaldığı belirlenmiştir (r = –0.256, p < 0.05). En yüksek Shannon form çeşitlilik değerleri Quercus cerris ve Castanea sativa türlerinde gözlenmiştir. Habitat değeri ile ağaç türü çeşitliliği, tür profili çeşitliliği, meşcere çeşitliliği ve birey sayısı arasında pozitif korelasyon ve anlamlı ilişkiler olduğu; CE İndeksi ile negatif korelasyon olduğu belirlenmiştir. Aynı meşcere tipinde yer alan örnek alanlar arasında dahi habitat değerlerinde büyük farklılıklar olması, bu durumun birey sayısı, karışım oranı ve katlılık düzeyi ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Meşcere kuruluş özellikleri orman işletmesi faaliyetleriyle şekillendiği bilinmektedir. Bu çalışma ile orman işletmesinin faaliyetleriyle aynı zamanda yaşam alanı çeşitliliği ve dolaylı olarak biyolojik çeşitliliği doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, Armutlu Yarımadası'nda uygulanacak silvikültürel işlemlerde tür karışımının korunması, katlılığın desteklenmesi ve belirli miktarda yaşlı ile ölü ağacın alanda tutulması gibi uygulamaların, gelecekteki biyolojik çeşitliliğin güvence altına alınmasında kritik rol oynayabileceğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, AgM'lerin korunması ve sürekliliğinin sağlanması; doğa koruma odaklı ormancılık yaklaşımlarının (doğaya yakın silvikültür) temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmalı ve sürdürülebilir orman yönetimi stratejilerine bütüncül biçimde entegre edilmelidir.

Özet (Çeviri)

Negative human impacts on nature, such as forest management practices that are not compatible with natural processes, accelerate biodiversity loss in forest ecosystems and pose a serious threat to the continuity and functioning of these ecosystems. In sustainable forest management, the high cost and time-consuming nature of direct monitoring methods increase the importance of approaches based on structural indicators. In this context, Tree Related Microhabitats (TreMs), which provide living space for numerous species, stand out as important structural indicators for monitoring forest biodiversity. The importance of TreMs for biodiversity and ecosystem functioning has been clearly demonstrated. However, information on the formation, abundance, and determining factors of these structures—especially in managed forests—remains limited in Europe and has not yet been systematically addressed in Türkiye. Furthermore, quantitatively evaluating the contributions of“Retention Forestry”practices to biodiversity in production forests is of considerable importance. This study aims to identify different stand types in the Armutlu Peninsula and to analyze the relationships between stand structural characteristics and tree microhabitats. In this study, a total of 30 sample plots representing different stand types were established. In order to construct stand profiles within the sample plots, the spatial positions of trees, diameter at breast height (d1.3), tree height, crown base height, and crown width were recorded. Tree microhabitats (TreMs) present on each tree were recorded according to the Tree Microhabitats Catalogue developed by Kraus et al. (2016). The habitat values of the trees were determined by considering the rarity (R), development stage (D), and size (S) characteristics of the recorded TreMs. The sample plots were analyzed using the Mixture Degree Index (MDI), Mingling Index (Mi), Clark–Evans Aggregation Index (CE), van Gadow Differentiation Index (T), Shannon–Wiener Diversity Index, and Species Profile Index. A total of 10,132 tree microhabitats (TreMs) were recorded within the sample plots. The most common types were root buttress cavities (1,702) and dead crown components (1,294), while hollow branches, trunk rot cavities, and branch holes were represented at moderate levels. In contrast, woodpecker cavities, fire and lightning scars, and vertebrate nests were recorded either at very low frequencies or were not observed at all. At the form level, the TreMs were ranked from the most abundant to the rarest as follows: cavities (3,641), deformations (2,766), dead/dry crown components (1,599), epiphytic structures (799), bark-related microhabitats (778), injuries (250), others (50), and nests (4). In terms of total microhabitat abundance, Fagus orientalis (2,645) and Quercus cerris (2,001) were identified as the richest species. Carpinus betulus (1,386) and Castanea sativa (966) were also found to have the potential to generate very high habitat value under suitable conditions. Based on the Mixture Degree Index (MDI), which was calculated using the number of individuals in the area as well as their basal area and crown closure characteristics, 7 sample plots were classified as mixed stands (MDI 111). The other most frequently observed classes were MDI 001 and MDI 101. In the MDI 000 and MDI 001 mixture types, habitat values were concentrated within a relatively narrow range, indicating a more limited distribution. In contrast, the distribution range widened in the MDI 101 and particularly in the MDI 111 mixture types, where higher habitat values (hv) were observed. Broadleaved tree species were found to have statistically significantly higher habitat values than coniferous species (p < 0.01). Mixed stands (1,025,747 hv/ha) were determined to have higher habitat values than pure stands (451,325 hv/ha). A statistically significant relationship was found between diameter at breast height (DBH) and habitat value. In this non-linear relationship, a diameter of approximately 47 cm was identified as a critical threshold at which habitat values begin to increase. In trees exceeding this threshold, the potential for microhabitat formation increases markedly. While no significant relationship was found between elevation and stand-level habitat value, a significant decrease in habitat value at the tree level was observed with increasing elevation (r = –0.256, p < 0.05). The highest Shannon form diversity values were observed in Quercus cerris and Castanea sativa. Positive correlations and significant relationships were found between habitat value and tree species diversity, species profile diversity, stand diversity, and number of individuals, whereas a negative correlation was observed with the Clark–Evans Index. Even among sample plots belonging to the same stand type, substantial differences in habitat values were observed, which were found to be associated with the number of individuals, mixture ratio, and the level of vertical stratification. Stand structural characteristics are known to be shaped by forest management activities. This study demonstrates that forest management practices are also an important factor directly influencing habitat diversity and, indirectly, biodiversity. The results indicate that silvicultural practices to be implemented in the Armutlu Peninsula—such as maintaining species mixture, supporting vertical stratification, and retaining a certain amount of old and dead trees within the stand—may play a critical role in safeguarding future biodiversity. In this context, the conservation and continuity of tree microhabitats (TreMs) should be considered one of the key components of retention forestry approaches (close-to-nature silviculture) and should be holistically integrated into sustainable forest management strategies.

Benzer Tezler

  1. Armutlu Yarımadası'nın potansiyel yerleşim alanlarının coğrafi bilgi sistemi ile analizi

    Başlık çevirisi yok

    UMUT DESTEGÜL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Jeoloji Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Katı Yer Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKAN TÜYSÜZ

  2. Yalova-Çınarcık arasında Armutlu Yarımadası'nın morfotektonik nitelikleri ve genç tektoniği

    Başlık çevirisi yok

    EŞREF AYLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Jeoloji Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDİNÇ YİĞİTBAŞ

  3. Armutlu Yarımadası doğusundaki temel kayaçların jeolojisi ve başkalaşım koşulları

    Geology and metamorphological conditions of the basement rocks east of the Armutlu Peninsula

    YUNUS EMRE EKİM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Jeoloji MühendisliğiKocaeli Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER FARUK ÇELİK

  4. Armutlu yarımadası doğusunda yer alan ofiyolitik, metamorfik ve sokulum kayaçlarının birlikteliği ve kökeni

    The origin and associations of ophiolitic, metamorphic and intrusive rocks in the eastern Armutlu peninsula

    MUTLU ÖZKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Jeoloji MühendisliğiKocaeli Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖMER FARUK ÇELİK

  5. Armutlu (Yalova) Yarımadası'nda yüzeylenen fıstıklı granitoyidi içerisinde yer alan mafik magmatik anklavların (MME) jeokimyası

    Geochemistry of mafic magmatic enclaves (MME) in fistikli granitoid which crap out in the Armutlu Peninsula, Northwest Anatolia

    ÖMER KAMACI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Jeoloji MühendisliğiKocaeli Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NEZİHİ KÖPRÜBAŞI