Geri Dön

Türk icra hukukunun tarihi gelişimi (1870-1932)

The historical development of Turkish enforcement law (1870-1932)

  1. Tez No: 1011004
  2. Yazar: HARUN KARAKAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET KILINÇ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Tarih, Law, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnsanın krediye olan ihtiyacı ilk zamanlardan beri karşımıza çıkan bir olgudur. Kredinin olduğu yerde borcun olması, borcun olduğu yerde ise mütemerrit borçlunun olması gayet doğaldır. İcra hukuku borcunu kendi rızasıyla öde(ye)meyen borçluları konu aldığından icra hukukunun da insanlık tarihi kadar eski olduğu ifade edilebilir. İlk zamanlarda icranın konusu kişinin bedeni olmuş, ilerleyen süreçte insanoğlu alacağına karşılık olarak borçlusunun malvarlığına yönelmiştir. Çalışmamızda Türk icra hukukunun 1870 senesindeki Nizamname'den, 1932 tarihli ve halen yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanunu'na değin yaşadığı serüven bütünsel bir şekilde ve kavram odaklı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda yürürlüğe konan 1879, 1914 ve 1929 tarihli Kanunlarda yer alan hükümler mercek altına alınmıştır. Bu kapsamda arşiv vesikalarından, icra hukukuna ilişkin yazılmış kitap ve şerhlerden, dönemin gazete ve dergilerinden istifade edilmiştir. Dört temel bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde icra hukukunun tarihi ve icra hukukuna ilişkin kavramlar, ikinci bölümünde icra teşkilatı ile görev ve yetki meseleleri, üçüncü bölümünde icra hukukuna ilişkin genel meseleler, dördüncü ve son bölümde ise icra usulleri incelenmiştir. Çalışmanın geneline bakıldığında tarihi süreç içinde alacaklı ile borçlu arasında bir dengenin kurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Ayrıca kimi kanunlar öz ve yetersiz oluşları itibariyle hukukçuları tatmin etmemiş, kimi kanunlar ise fazla teknik ve çetrefilli oldukları gerekçesiyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Hali hazırda yürürlükte bulunan 1932 tarihli Kanun ise anlaşıldığı kadarıyla hukuk tarihinin konusu olmak üzeredir. Bu kapsamda eldeki çalışma ile kanun koyucuya rehberlik edecek tarihi tecrübe aktarılmaya çalışılmış ve icra hukukunun özünde yatan gerilimler ortaya konmuştur.

Özet (Çeviri)

The need for credit has been a persistent phenomenon throughout human history. Wherever credit exists, debt inevitably follows, and where debt exists, the presence of a defaulting debtor is unavoidable. Since enforcement law deals with debtors who fail or refuse to fulfil their obligations voluntarily, it may be argued that the origins of enforcement law are as old as human civilization itself. In its earliest forms, enforcement was directed at the debtor's body; over time, however, it evolved into a system targeting the debtor's assets as a means of satisfying creditors' claims. This study examines the historical development of Turkish enforcement law from the 1870 Regulation (Nizamname) to the Enforcement and Bankruptcy Law of 1932, which remains in force today, through a comprehensive and concept-oriented approach. In this context, the provisions of the laws enacted in 1879, 1914, and 1929 are analysed in detail. The research draws upon archival documents, scholarly works and commentaries on enforcement law, as well as newspapers and periodicals of the respective periods. The study consists of four main chapters. The first chapter addresses the historical background of enforcement law and its fundamental concepts; the second focuses on the enforcement organisation and issues of jurisdiction and competence; the third examines general issues of enforcement law; and the fourth and final chapter analyses enforcement procedures. Overall, the historical trajectory reveals a continuous effort to strike a balance between the interests of creditors and debtors. While some legislative instruments were criticised for being overly concise and insufficient, others faced substantial criticism for their excessive technicality and complexity. The Enforcement and Bankruptcy Law of 1932, currently in force, appears to be on the verge of becoming an object of legal history. Accordingly, this study aims to convey historical experience to the legislator and to reveal the inherent tensions underlying enforcement law.

Benzer Tezler

  1. Türk hukukunda geminin ihtiyatî haczi kararı

    The decision on the arrest of the ship in Turkish law

    BÜŞRANUR GÖÇGÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HukukDokuz Eylül Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YAŞAR CAN GÖKSOY

  2. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında Türk Medeni Usul Hukuku açısından adil yargılanma hakkı

    Right to a fair trial regarding Turkish Law of Civil Procedure in consideration of European Convention of Human Rights and the Desicions of European Court of Human Rights

    SEZİN AKTEPE ARTIK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YAŞAR HAKAN PEKCANITEZ

  3. Taksirle yaralama suçu çerçevesinde hekimin savunmacı tıbbi müdahaleden doğan cezai sorumluluğu

    Physician's criminal liability arising from the practice of defensive medicine within the scope of the crime of negligent injury

    MEHMET FARUK KOÇAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM SÖZÜER

  4. Roma Hukukunda alacak haczi

    Credit attachment in Roman Law

    ERDAL ÖZSUNAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    HukukAnkara Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NADİ GÜNAL

  5. Ceza yargılamasında isnadın ispatında delillerin önemi

    Importance of evidences in proof of accusation in criminal procedure law

    HATİCE YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Adli TıpÜsküdar Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAFİZE HİKMET SEVİL ATASOY