Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında noktüri, poliüri ve pollakürinin yaşam kalitesi üzerine etkisi
The impact of nocturia, polyuria, and pollakiuria on the quality of life of patients with autosomal dominant polycystic kidney disease
- Tez No: 1014556
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NECMİ EREN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı, ODPKBH, yaşam kalitesi, SF-36, noktüri, Tolvaptan, total böbrek hacmi, htTKV, kronik böbrek hastalığı, ağrı, Autosomal dominant polycystic kidney disease, ADPKD, quality of life, SF-36, nocturia, Tolvaptan, total kidney volume, htTKV, chronic kidney disease, pain
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPKBH), progresif böbrek fonksiyon kaybının yanı sıra ağrı, noktüri, abdominal dolgunluk ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık gibi semptomlarla yaşam kalitesini etkileyebilen multisistemik bir hastalıktır. Bu çalışmada ODPKBH hastalarında yaşam kalitesinin değerlendirilmesi ve yaşam kalitesi üzerine etkili olabilecek klinik ve semptomatik faktörlerin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ODPKBH, kronik böbrek hastalığı (KBH) ve sağlıklı kontrol grupları dahil edildi. Yaşam kalitesi değerlendirmesinde SF-36 ölçeği kullanıldı. Demografik veriler, böbrek fonksiyon parametreleri, noktüri sıklığı, ağrı varlığı, Tolvaptan kullanımı, total böbrek hacmi (TKV) ve Mayo görüntüleme sınıflaması değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda ODPKBH grubunun toplam SF-36 skorunun sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, ancak KBH grubu ile benzer düzeylerde olduğu saptandı. Gece idrara çıkma sıklığının fiziksel fonksiyon ve genel sağlık algısı ile negatif ilişkili olduğu görülürken, gündüz idrara çıkma sıklığı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Ağrı varlığı ile fiziksel fonksiyon, genel sağlık algısı ve toplam yaşam kalitesi skorları arasında anlamlı negatif ilişki bulundu. eGFR düzeyi ile bazı fiziksel yaşam kalitesi alt boyutları arasında ilişki saptanmasına rağmen toplam SF-36 skoru ile anlamlı ilişki gösterilemedi. Benzer şekilde htTKV ile yaşam kalitesi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Tolvaptan ve Yaşam Kalitesi: Tolvaptan kullanımının fiziksel rol güçlüğü, enerji/canlılık ve toplam SF-36 skoru ile pozitif ilişki göstermesi dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirildi. Bununla birlikte Tolvaptan tedavisinin kesilmesinde en sık nedenin akuaretik yan etkiler olduğu görüldü. Çoklu doğrusal regresyon analizinde yalnızca kadın cinsiyetinin yaşam kalitesi üzerinde bağımsız belirleyici olduğu saptandı. Sonuç: Sonuç olarak bu çalışma, ODPKBH'de yaşam kalitesinin yalnızca böbrek fonksiyonları veya radyolojik progresyon ile açıklanamayacağını; özellikle ağrı ve noktüri gibi semptomların yaşam kalitesi üzerinde önemli rol oynadığını göstermektedir. Bu nedenle ODPKBH hastalarının değerlendirilmesinde hasta merkezli yaşam kalitesi ölçümlerinin dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Autosomal dominant polycystic kidney disease (ADPKD) is a multisystemic disease that may impair quality of life not only through progressive loss of kidney function but also through symptoms such as pain, nocturia, abdominal fullness, and limitations in daily activities. The aim of this study was to evaluate quality of life in patients with ADPKD and to investigate clinical and symptomatic factors that may affect quality of life. Materials and Methods: Patients with ADPKD, chronic kidney disease (CKD), and healthy controls were included in the study. Quality of life was assessed using the SF-36 questionnaire. Demographic data, kidney function parameters, frequency of nocturia, presence of pain, Tolvaptan use, total kidney volume (TKV), and Mayo imaging classification were evaluated. Results: In our study, the total SF-36 score of the ADPKD group was significantly lower than that of the healthy control group, while it was similar to that of the CKD group. Increased nocturnal voiding frequency was negatively associated with physical functioning and general health perception, whereas no significant association was found between daytime voiding frequency and quality of life. The presence of pain was significantly negatively associated with physical functioning, general health perception, and total quality of life scores. Although eGFR was associated with some physical quality of life subdomains, no significant association was found with the total SF-36 score. Similarly, no significant relationship was detected between htTKV and quality of life. Tolvaptan and Quality of Life: The positive association between Tolvaptan use and physical role limitation, vitality, and total SF-36 score was considered a noteworthy finding. However, aquaretic adverse effects were the most common reason for discontinuation of Tolvaptan therapy. In multiple linear regression analysis, only female sex was identified as an independent predictor of quality of life. Conclusion: In conclusion, this study demonstrates that quality of life in ADPKD cannot be explained solely by kidney function or radiological progression; symptoms perceived by patients, particularly pain and nocturia, play a significant role in quality of life. Therefore, patient-centered quality of life assessments should be taken into consideration in the evaluation of patients with ADPKD.
Benzer Tezler
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında mitral kapak prolapsusu insidansı
Başlık çevirisi yok
F.NURHAN ÖZDEMİR
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında M-mod, iki boyutlu ve doppler ekokardiyografik inceleme bulguları
Başlık çevirisi yok
DİDEM KORULAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ŞÜKRÜ SEVER
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında endotel disfonksiyonu ve artmış intima-media kalınlığı
Endometrial dysfunction and increased carotid intima-media thickness in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease
ORHAN KOCAMAN
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında ambulatuvar kan basıncı ölçümü, mikroalbuminüri, sol ventrikül hipertrofisi ve endotel fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
FARUK HİLMİ TURGUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. HÜSEYİN OFLAZ
PROF.DR. TEVFİK ECDER
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında böbreküstü bezi fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Assessment of adrenal functions in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease
FATİH TUFAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEFVİK ECDER