Geri Dön

Mimar Giulio Mongeri ve eserlerindeki cephe anlayışı

Architect Giulio Mongeri and facade insight in his works

  1. Tez No: 1014638
  2. Yazar: ZEYNEP ÖZKAN TEKNECİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN UÇAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sanat Tarihi, Mimarlık, Art History, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Mimari üslup, Mimarlık, Osmanlı mimarisi, Architectural style, Architecture, Ottoman architecture
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Sanat Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Roberto Giulio Mongeri, İtalyan kökenli Luigi Mongeri ve İngiliz kökenli Tecla Taylor'ın en küçük çocuğu olarak 1 Ağustos 1873 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlkokul yıllarını İstanbul'da geçiren Mongeri, babası Dr. Luigi Mongeri'nin vefatından sonra ailesiyle birlikte İtalya'ya gitmiştir. Eğitim hayatına burada devam eden Mongeri, Milano'daki Brera Güzel Sanatlar Akademisi'nde mimarlık dersleri almaya başlamış, eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra İstanbul'a dönmüştür. Mimarlık hayatının tümünü Türkiye'de geçirdiği bilinmektedir. Mongeri, meslek hayatı boyunca tek bir üsluba bağlı kalmamış; mimari üretimi dönemin siyasi ve kültür politikalarına, aynı zamanda beğeni anlayışına göre şekillenmiştir. Onun erken dönem mimari tasarımlarında, daha çok İtalyan etkili eklektik bir üslup görülmektedir. Mimarın İstanbul'da bu üslup anlayışıyla inşa ettiği yapılar arasında Karagözoğlu Apartmanı (1904), Assicurazioni Generali Han (1909), Majik Sineması (1914), Karaköy Palas (1920) ve Maçka Palas (1922-1926) yer almaktadır. Mongeri'nin Edoardo Nari ile birlikte tasarladığı ve İstanbul'daki en anıtsal yapılarından biri olan Saint Antoine Kilisesi ve Apartmanları (1906-1911) ise Kuzey İtalya'da görülen gotik mimari geleneğini hatırlatan canlandırmacı üslubuyla dikkat çekmektedir. Bu dönem tasarımlarında Mongeri'nin İtalya'da aldığı eğitimin belirgin bir şekilde etkili olduğu görülmektedir. Erken dönem İtalyan etkili eklektik üslubunun ardından, Mongeri'yi, Türk mimarlık tarihinde 1908-1930 yıllarında etkin olan Birinci Ulusal Mimarlık Üslubu'nun bir temsilcisi, öğreticisi ve uygulayıcısı olarak görmekteyiz. Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla başlamış, yeni bir ulus yaratma çabalarının yoğunlaştığı Cumhuriyet'in ilk yıllarında etkisini artırarak sürdürmüştür. 1923 yılında, Cumhuriyet'in ilanı ve sonrasında Ankara'nın başkent oluşuyla, Ankara'da yoğun bir inşa dönemi başlamıştır. Özellikle Ulus ve Anafartalar bölgesinde, devletin yeni yönetim ihtiyaçlarını karşılayacak birçok yeni binaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu dönemde Mongeri, dönemin önde gelen Türk mimarlarından Kemalettin Bey, Vedat Tek ve Arif Hikmet Koyunoğlu ile birlikte Ankara'ya davet edilmiş; Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın etkisinde Ankara'da çeşitli yapılar tasarlamıştır. Ankara Ulus'taki Osmanlı Bankası, Ziraat Bankası, Ankara Tekel (İnhisarlar) Başmüdürlüğü Binası, İş Bankası Mongeri'nin Birinci Ulusal Mimarlık Üslubu anlayışıyla tasarladığı binalardır. Mongeri'nin bu üslup anlayışıyla Ankara dışında da birçok uygulaması olduğu görülmektedir. İzmir'de Osmanlı Bankası; Adana, Eskişehir, Aydın, Manisa, Kütahya'da Ziraat Bankası ve Edremit İş Bankası binaları onun Anadolu'daki tasarım örneklerindendir. 1930'lu yıllara gelindiğinde Ulusal Mimarlık yerini Cumhuriyet modernizmine bırakmaya başlamıştır. Giulio Mongeri'nin son dönem eserleri de döneme ayak uydurma bağlamında modern mimari anlayışı doğrultusunda şekillenmiştir. Nişantaşı Güzelbahçe Sokak'taki kendi evi ile Bursa Çelik Palas Oteli ve Kaplıcaları bu anlayışla gerçekleştirdiği tasarımlar arasındadır. Ancak Mongeri, dönemin bu yeni mimari anlayışına uyum sağlayamama endişesi ile yeni yetişen mimarlık öğrencilerine artık katkı sağlayamayacağını düşünerek 1930 yılında Akademi'deki eğiticilik görevinden istifa etmiştir. Bununla birlikte Çelik Palas Mongeri'nin gerçekleştirdiği son projesi olmuş, bu tarihten sonra mimarlık mesleğini de bırakmıştır. Bu çalışma kapsamında Giulio Mongeri'nin cephe tasarım anlayışı; nizam özellikleri, kütlesel kurgu, kat hiyerarşisi, simetri, süsleme, malzeme ve üslup bağlamında değerlendirilmiştir. İncelenen yapılar birlikte ele alındığında, Mongeri'nin mimarlığında üslup değişimlerine rağmen belirli tasarım ilkelerinin sürdürüldüğü görülmektedir. Bu süreklilik özellikle cephe kompozisyonu, oran anlayışı ve eksen kurgusunda ortaya çıkmaktadır. Erken dönem tasarımlarında İtalyan etkili eklektik yaklaşımın neorönesans düzen anlayışı ve Beaux-Arts kompozisyon ilkeleriyle şekillendiği; Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi'nde ise ulusal repertuarın akademik bir kompozisyon sistemi içinde yeniden yorumlandığı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle Mongeri'nin mimarlığı, değişen üslup repertuarlarına rağmen kompozisyon disiplininde süreklilik gösteren bir tasarım yaklaşımı olarak değerlendirilebilir.

Özet (Çeviri)

Roberto Giulio Mongeri was born in Istanbul on 1 August 1873 as the youngest child of Luigi Mongeri, of Italian origin, and Tecla Taylor, of English origin. Mongeri spent his primary school years in Istanbul. After the death of his father, Dr. Luigi Mongeri, he moved to Italy with his family. He continued his education there and began studying architecture at the Brera Academy of Fine Arts in Milan. After successfully completing his education, he returned to Istanbul. It is known that he spent the entirety of his architectural career in Turkey. Throughout his professional life, Mongeri did not adhere to a single stylistic approach. His architectural production was shaped by the political and cultural policies of the period as well as prevailing aesthetic preferences. In his early architectural designs, an eclectic style influenced primarily by Italian traditions can be observed. Among the buildings he constructed in Istanbul within this stylistic framework are Karagözoğlu Apartment (1904), Assicurazioni Generali Building (1909), Majik Cinema (1914), Karaköy Palas (1920), and Maçka Palas (1922–1926). The Saint Antoine Church and Apartments (1906–1911), designed by Mongeri together with Edoardo Nari, is considered one of the most monumental structures in Istanbul. The building stands out with its revivalist style reminiscent of the Gothic architectural tradition of Northern Italy. In these early designs, the influence of the education Mongeri received in Italy is clearly evident. Following this early period characterized by an Italian-influenced eclectic style, Mongeri appears in the history of Turkish architecture as a representative, instructor, and practitioner of the First National Architectural Movement, which was influential between 1908 and 1930. The First National Architectural Movement began with the proclamation of the Second Constitutional Era in 1908. Its influence continued and even increased during the early years of the Republic, when efforts to construct a new national identity intensified. In 1923, with the proclamation of the Republic and Ankara becoming the capital, an intensive period of construction began in the city. Particularly in the Ulus and Anafartalar districts, many new buildings were required to meet the administrative needs of the new state. During this period, Mongeri was invited to Ankara together with leading Turkish architects of the time, including Kemalettin Bey, Vedat Tek, and Arif Hikmet Koyunoğlu. Under the influence of the First National Architectural Movement, he designed several buildings in Ankara. The Ottoman Bank, Ziraat Bank, Tekel (Monopolies) General Directorate, and İş Bank buildings in Ankara Ulus are among the works Mongeri designed in accordance with this architectural approach. Mongeri also produced many examples of this style outside Ankara. The Ottoman Bank in İzmir, the Ziraat Bank buildings in Adana, Eskişehir, Aydın, Manisa, and Kütahya, and the İş Bank building in Edremit are among his design examples in Anatolia. By the 1930s, National Architecture gradually began to give way to the modernism of the Republican period. Giulio Mongeri's later works were also shaped in accordance with the principles of modern architecture. His own house on Güzelbahçe Street in Nişantaşı and the Bursa Çelik Palas Hotel and Thermal Baths are among the designs he realized within this architectural approach. However, after this project, which he did not consider successful, Mongeri resigned from his teaching position at the Academy in 1930. He believed that he would no longer be able to contribute to the newly emerging generation of architecture students. The aforementioned building became the last project he realized. After this date, he also withdrew from the architectural profession. Within the scope of this study, Giulio Mongeri's façade design approach has been evaluated in terms of order characteristics, mass composition, floor hierarchy, symmetry, ornamentation, material, and stylistic features. When the examined buildings are considered together, it can be observed that certain design principles were consistently maintained in Mongeri's architecture despite stylistic changes. This continuity is particularly evident in façade composition, proportional understanding, and axial organization. In his early designs, the Italian-influenced eclectic approach appears to have been shaped by the Neo-Renaissance sense of order and the compositional principles of the Beaux-Arts tradition. During the First National Architectural period, the national architectural repertoire was reinterpreted within an academic compositional system. In this respect, Mongeri's architecture can be evaluated as a design approach that demonstrates continuity in compositional discipline despite changing stylistic repertoires.

Benzer Tezler

  1. Halit Femir'in (1910-1954) hayatı ve mimarlığı

    Halit Femir's (1910-1954) life and architecture

    BİLGE EKİN İNAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP KUBAN TOKGÖZ

  2. Türkiye Cumhuriyeti mimarlığının modernleşme sürecinde mimar Giulio Mongeri: Bursa Çelik Palas Oteli ve kaplıcası

    Giulio Mongeri and Çelik Palas Thermal Totel in the modernization period of Republican architecture

    DAMLA ÇİNİCİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Sanat TarihiHacettepe Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. ÇİLER BUKET TOSUN

  3. Bir koruma uygulaması çelik palas otel ve kaplıcası örneği

    A conservation application example of çelik palas hotel and spa

    ÖZGE ÖZMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç Mimari ve DekorasyonBaşkent Üniversitesi

    İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAN MEHMET HERSEK

  4. L'Impero Ottomano e l'Italia, le relazioni in architettura: Il caso di Smirne

    Osmanlı İmparatorluğu ve İtalya, mimarlık ilişkilerinde İzmir örneği

    CENK BERKANT

    Doktora

    İtalyanca

    İtalyanca

    2011

    Sanat TarihiUnıversıta Deglı Studı Dı Padova

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FRANCO BERNABEI

  5. Yeniden dönüşüm sürecinde gıulıo mongerı'nin ankara'daki banka yapılarının değerlendirilmesi

    An evaluation of the adaptive reuse of giulio mongeri's bank buildings in ankara

    FATMA NUR IŞIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    MimarlıkErciyes Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DUYGU TURGUT