Uluslararası ticari faaliyetler çerçevesinde küresel değer zincirlerine katılımın CO2 emisyonuna etkisi
Impact of participation in global value chains on CO2 emissions in the framework of international business activities
- Tez No: 1015004
- Danışmanlar: PROF. DR. MİNE YILMAZER
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ekonomi, Economics
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası Ticaret ve Finansman Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Uluslararası Ticaret ve Finansman Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Küresel değer zinciri (KDZ), parçalara ayrılan üretimin her aşamasının farklı bir ülkede gerçekleşmesidir. Bu süreçte bir ürün hammaddeden nihai haline gelen kadar ülkeler arasında ara ve yatırım malı ticareti gerçekleştirilmekte, her ülkede yaratılan katma değer sonucunda tüketiciye ulaştırılmaktadır. Küreselleşme süreci ile değişen ticari anlayış ve artan rekabet ortamı, üretimin ve dış ticaretin yaygın olarak KDZ etrafında toplanmasına neden olmuştur. Küresel piyasalarda sermayenin serbest dolaşımı nedeniyle uluslararası firmalar, parçalara ayırdıkları üretimlerini ülke sınırları dışına çıkarmaya başlamıştır. Ülkelerin farklı uzmanlık alanlarına sahip olması, bilgi ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler, uluslararası ticaretteki engellerin yaygın bir şekilde azaltılması ve ucuz işgücünden yararlanma isteği üretimin küresel ölçekte parçalanmasıyla sonuçlanmıştır (Eraslan vd., 2008: 1-4). Bu bağlamda, KDZ'ye dahil olan ülkelerin dış ticaret süreçlerinin nasıl etkilendiğinin analiz edilmesi, KDZ'nin ekonomik öneminin ve işleyiş mekanizmasının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, KDZ ile CO₂ emisyonları arasındaki ilişkiyi küresel ölçekte CO₂ emisyonu en yüksek 12 ülkeyi (Çin, ABD, Hindistan, Rusya, Japonya, Endonezya, Almanya, Kore, Kanada, Brezilya, Meksika ve Türkiye) ele alarak incelemesi bakımından literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Mevcut çalışmaların büyük bir kısmı KDZ'nin çevresel etkilerini tek ülke, belirli bölge veya homojen ülke grupları üzerinden analiz etmekte, ülkeler arasındaki yapısal farklılıkları yeterince dikkate almamaktadır. Bu çalışma ise yatay kesit bağımlılığı ve heterojenliği dikkate alan güncel panel veri yöntemleri v kullanarak, KDZ'nin CO₂ emisyonları üzerindeki etkisini kişi başına GSYİH ve kent nüfusu ile birlikte değerlendirmekte ve ülkeler arasındaki farklılıkları ortaya koymaktadır. Uluslararası firmaların KDZ içinde yer almalarının temel amacı, genel olarak sektördeki rekabetçilik düzeylerini ve kârlılıklarını artırma isteğidir. Bu yeni küresel düzende, ülkelerin uluslararası ticarete katılmalarının, bunun yanı sıra ulusal ticaretlerini ve ekonomik kalkınma düzeylerini arttırmalarının yolu KDZ'ye eklenmekten geçmektedir (Küçükahmetoğlu ve Balcı Varol, 2018: 1-3). Küreselleşmenin hız kazandığı 1990'lı yıllardan itibaren, birçok gelişmekte olan ülke gibi Türkiye de KDZ faaliyetleriyle uluslararası ticarete entegre olmuştur. Bu çalışmada, 1995–2022 dönemi KDZ'nin CO₂ emisyonları üzerindeki etkisi, küresel ölçekte CO₂ emisyonu en yüksek 12 ülke (Çin, ABD, Hindistan, Rusya, Japonya, Endonezya, Almanya, Kore, Kanada, Brezilya, Meksika ve Türkiye) verileri kullanılarak karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Analiz, çevresel etkilerin belirleyicilerini açıklamada yaygın olarak kullanılan STIRPAT modeli temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada,“KDZ katılımının CO₂ emisyonları üzerindeki etkisinin kişi başına düşen GSYİH ve kent nüfusu makro değişkenler de eklenerek ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre farklılaştığı”hipotezi sınanmıştır. Elde edilen bulgular, KDZ katılımının CO₂ emisyonları üzerindeki etkisinin ülkeler arasında heterojen dağılım sergilediğini göstermektedir. Bazı ülkelerde KDZ katılımının CO₂ emisyonları artırıcı yönde etkisi tespit edilirken, bazı ülkelerde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye ulaşılamamıştır. Bununla birlikte, kent nüfusundaki artışın özellikle hızlı kentleşme sürecindeki ülkelerde CO₂ emisyonlarını artırıcı yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, kentleşmenin beraberinde getirdiği enerji talebi artışı, ulaşım faaliyetlerinin yoğunlaşması, konut ve altyapı ihtiyacının yükselmesi gibi faktörlerin çevresel baskıyı artırmasıyla açıklanabilir. Kişi başına düşen GSYİH değişkenine ilişkin bulgular, ekonomik büyümenin CO₂ emisyonları üzerindeki etkisinin ülkeler arasında farklılaştığını ortaya koymaktadır. Çalışmadan elde edilen bulgular, ekonomik gelişmişlik düzeyinin CO₂ emisyonları üzerindeki etkilerinin ülkelere göre farklılaştığını göstermektedir. Özellikle ABD, Almanya, Japonya ve Kanada gibi gelişmiş ülkelerde yüksek gelir düzeyi ve yoğun ekonomik faaliyetler CO₂ emisyonlarını artırıcı bir etki yaratırken, bu ülkelerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması emisyon artışını sınırlandıran bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Buna karşılık Çin, Hindistan, Türkiye, Endonezya ve Meksika gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyüme ve artan enerji talebi, emisyonların yükselmesinde daha belirgin bir rol oynamaktadır. Özellikle, Çin ve Hindistan'da sanayi üretiminin yüksek düzeyi ve fosil yakıtlara bağımlı vi enerji yapısı CO₂ emisyonlarının artmasına neden olmaktadır. Bu sonuçlar, KDZ'nin çevresel etkilerinin yalnızca küresel üretim ağlarına katılım düzeyiyle açıklanamayacağını; ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyesi, enerji bileşimi, kentleşme yapısı ve üretim süreçlerinin bu etkilerin yönünü ve büyüklüğünü belirlediğini göstermektedir. Bu bulgular, KDZ'nin çevresel etkilerinin ülkelere özgü ekonomik yapı, enerji profili ve üretim süreçlerine bağlı olarak farklılaştığını ortaya koymaktadır. Genel olarak bulgular, KDZ'nin çevresel etkilerinin yalnızca küresel üretim ağlarına katılım düzeyiyle değil; ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyesi, kentleşme yapısı, enerji bileşimi ve üretim süreçleriyle birlikte şekillendiğini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
A global value chain (GVC) refers to a system where the various stages of a complex production process take place in different locations. Throughout this process as a product evolves from raw material to its final form intermediate and capital goods are traded across borders, with significant value added at each stage before the product reaches the consumer. Globalization, shifting trade dynamics, and an increasingly competitive environment have led to the widespread globalization of production and foreign trade through GVCs. Driven by the free movement of capital in global markets, international firms have begun to geographically disperse their production activities. Factors such as varying national conditions, advancements in information and transportation technologies, the widespread reduction of trade barriers, and the drive to utilize lower-cost inputs have resulted in the fragmentation of production on a global scale (Eraslan et al., 2008: 1-4). In this context, analyzing the impact on the foreign trade sectors of countries participating in GVCs contributes to a better understanding of the economic dynamics and operational mechanisms of these chains. This study aims to fill a significant gap in the literature by examining the relationship between urbanization and CO₂ emissions across the 12 countries with the highest global CO₂ emissions (China, the USA, India, Russia, Japan, Indonesia, Germany, South Korea, Canada, Brazil, Mexico, and Turkey). Most existing studies analyze the environmental viii impacts of urbanization based on single countries, specific regions, or homogeneous country groups, often failing to adequately account for structural differences between nations. In contrast, this study employs modern panel data methods that account for cross-sectional dependence and heterogeneity to evaluate the impact of urbanization on CO₂ emissions alongside GDP per capita and urban population thereby highlighting the differences among the countries. The primary objective of international firms participating in GVCs is generally to enhance their competitiveness and profitability within the sector. In this new global order, the pathway for countries to engage in international trade and simultaneously boost their national trade and economic development lies in integrating into GVCs (Küçükahmetoğlu and Balcı Varol, 2018: 1–3). Since the 1990s, a period marked by accelerating globalization, Turkey like many other developing nations has integrated into international trade through GVC activities. This study comparatively examines the impact of GVCs on CO₂ emissions during the 1995–2022 period, utilizing data from the 12 countries with the highest global CO₂ emissions (China, the USA, India, Russia, Japan, Indonesia, Germany, South Korea, Canada, Brazil, Mexico, and Turkey). The analysis is based on the STIRPAT model, a framework widely used to explain the determinants of environmental impacts. The research tests the hypothesis that the impact of GVC participation on CO₂ emissions varies according to a country's level of development, incorporating GDP per capita and urban population as additional macro-variables. The findings reveal a heterogeneous distribution of the impact of GVC participation on CO₂ emissions across the countries studied. While GVC participation was found to increase CO₂ emissions in some countries, no statistically significant relationship was observed in others. Furthermore, the study concludes that growth in the urban population drives up CO₂ emissions, particularly in countries undergoing rapid urbanization. This situation can be explained by the increased environmental pressure resulting from factors associated with urbanization, such as the rise in energy demand, the intensification of transportation activities, and the growing need for housing and infrastructure. Findings regarding the per capita GDP variable reveal that the impact of economic growth on CO₂ emissions varies across countries. The findings of the study indicate that the impact of economic development levels on CO₂ emissions varies across countries. In developed nations such as the USA, Germany, Japan, and Canada, while high income levels and intensive economic activities drive up CO₂ emissions, the widespread adoption of renewable energy acts as a factor that curbs this ix increase. Conversely, in developing countries like China, India, Turkey, Indonesia, and Mexico, economic growth and rising energy demand play a more pronounced role in the escalation of emissions. Specifically, the high volume of industrial production and an energy infrastructure reliant on fossil fuels in China and India contribute to rising CO₂ emissions. These results demonstrate that the environmental impacts of GVCs cannot be explained solely by the level of participation in global production networks; rather, a country's economic development level, energy mix, urbanization patterns, and production processes determine the direction and magnitude of these impacts. Overall, the findings reveal that the environmental impacts of GVCs are shaped not only by the level of participation in global production networks but also by factors such as economic development levels, urbanization patterns, energy mixes, and production processes.
Benzer Tezler
- A Dutch disease approach into the premature deindustrialization
Erken sanayisizleşmeye Hollanda hastalığı yaklaşımı
MUHAMMET SAİT ÇAKIR
- An evaluation and selection framework for developing logistics centre location decision
Lojistik merkez yeri kararı geliştirmek için bir değerlendirme ve seçim yapısı
RIZA GÜRHAN KORKUT
Doktora
İngilizce
2022
Piri Reis ÜniversitesiDeniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Contribution a la recherche d'un cadre juridique pour un droit international de laconcurrence plus efficace
Daha etkin bir uluslararası rekabet için hukuki çerçeve arayışı
ALİ CENK KESKİN
- Ireland's attitude towards Israeli-Palestinian conflict after 7 October
İrlanda'nın 7 Ekim sonrası İsrail-Filistin çatışmasına yaklaşımı
CHALILA RAIHAN NABILAZKA
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
İstanbul Medeniyet ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...