Geri Dön

Büyümenin yörüngesi: Uzay teknolojilerinin iktisadi etkilerinin ampirik analizi

The orbit of growth: An empirical analysis of the economic impacts of space technologies

  1. Tez No: 1017230
  2. Yazar: SENA GÖNCÜLER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HALİL TUNALI
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Astronomi ve Uzay Bilimleri, Ekonometri, Ekonomi, Astronomy and Space Sciences, Econometrics, Economics
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

21. yüzyılda uzay ekonomisi, artan yatırım hacmi, hızlanan teknolojik ilerleme ve çok aktörlü yapısı ile küresel ekonomik sistem içerisinde giderek daha merkezi bir konuma yerleşmektedir. Özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde kamu öncülüğünde şekillenen uzay faaliyetleri, 2007 sonrası“Yeni Uzay”çağıyla birlikte özel sektörün artan katılımı, ticarileşme dinamikleri ve veri temelli teknolojik dönüşüm süreçleriyle önemli bir yapısal değişim geçirmiştir. Bu dönüşüm, uzay ekonomisinin yalnızca savunma ve stratejik bir alan olmanın ötesine geçerek; üretim, teknolojik kapasite, bilgi yayılımı ve sektörel etkileşimler aracılığıyla iktisadi büyüme üzerinde çok katmanlı etkiler yaratabileceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, uzay faaliyetlerinin tarihsel olarak kamu öncülüğünde şekillenmesinin temel nedenlerinden biri, bu alanın ulusal güvenlik ve savunma ile doğrudan ilişkili olmasıdır. Nitekim istihbarat toplama, erken uyarı sistemleri, uydu tabanlı gözetleme ve haberleşme altyapıları gibi kritik uygulamalar, uzay teknolojilerinin stratejik önemini artırmakta ve kamu yatırımlarını bu alanda belirleyici bir unsur haline getirmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, uzayın keşfi ve kullanımına yönelik faaliyetlerin iktisadi büyüme ile olan ilişkisini makro iktisadi aktarım mekanizmaları çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla analiz etmektir. Çalışmada teorik temel olarak içsel büyüme modelleri esas alınmış ve uzay faaliyetlerinin tarihsel olarak kamu öncülüğünde şekillenmiş olması dikkate alınarak kamu harcamaları modelleri çerçevesinde bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu doğrultuda Cobb-Douglas tipi bir içsel büyüme modeli kurulmuş; büyümeyi temsilen gayrisafi yurtiçi hasıla bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Modelde kamunun uzayın keşfi ve kullanımına yönelik ARGE harcamaları temel açıklayıcı değişken olarak yer alırken; brüt sermaye birikimi, işgücüne katılım oranı, eğitim harcamaları ve vergi hasılatı kontrol değişkenleri olarak analize dahil edilmiştir. Ampirik analiz kapsamında, uzay faaliyetlerinde öncü konumda bulunan 12 OECD ülkesine ait 1988-2023 dönemini kapsayan veri setleri kullanılmıştır. Analiz sürecinde değişkenlerin özellikleri dikkate alınarak gerekli dönüşümler gerçekleştirilmiş, durağanlık ve yapısal kırılma analizleri yapılmıştır. Tüm bu aşamaların ardından, tespit edilen varsayımdan sapmalara karşı dirençli panel veri analizi teknikleri kullanılarak model tahmini yapılmıştır. Elde edilen bulgular, uzay teknolojilerine yönelik kamu ARGE harcamalarının iktisadi büyüme üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca brüt sermaye birikimi, eğitim harcamaları ve işgücüne katılım oranının iktisadi büyüme ile uyumlu biçimde pozitif ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık vergi hasılatı değişkeninin büyüme üzerindeki doğrudan etkisi tespit edilememiştir. Bununla birlikte,“Yeni Uzay”çağını ve küresel kriz sonrası dönemi temsil eden yapısal kırılmanın da büyüme dinamikleri üzerinde anlamlı bir etki yarattığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, uzay ekonomisinin yalnızca teknolojik ve stratejik bir alan değil, aynı zamanda iktisadi büyümenin belirleyicilerinden biri haline geldiğini göstermektedir. Uzay teknolojilerine yönelik kamu ARGE harcamalarının, teknolojik kapasiteyi artırarak ve sektörel yayılma etkileri yaratarak büyüme sürecini desteklediği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle çalışma, uzay ekonomisinin makro iktisadi analizlere dahil edilmesi gerektiğini ortaya koymakta ve uzay ARGE harcamaları ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkiyi panel veri analizi çerçevesinde doğrudan ele alması bakımından literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Bu çerçevede, politika yapıcıların uzay sektörüne yönelik kamu ARGE harcamalarını artırmaları, bu harcamaları uzun vadeli ve sürdürülebilir bir strateji kapsamında ele almaları ve kamu, özel sektör ve üniversite iş birliklerini güçlendirmeleri hem teknolojik kapasitenin geliştirilmesi hem de kaliteli, paylaşımlı ve sürdürülebilir iktisadi büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir politika tavsiyesi olarak öne çıkmaktadır.

Özet (Çeviri)

In the 21st century, the space economy has been progressively assuming a more central position within the global economic system, driven by expanding investment volumes, accelerated technological advancement, and its increasingly multi-actor structure. While space activities were historically shaped under public leadership, particularly in the post - Cold war era, the period following 2007 - commonly referred to as the“New Space”era, has witnessed a profound structural transformation characterized by increased private sector participation, intensified commercialization dynamics, and data-driven technological developments. This transformation underscores that the space economy extends beyond its traditional role as a strategic and defense-oriented domain, exerting multi-layered effects on economic growth through production structures, technological capacity, knowledge diffusion, and intersectoral linkages. At the same time, one of the fundamental reasons why space activities have historically been dominated by the public sector lies in their direct association with national security and defense. Critical applications such as intelligence gathering, early warning systems, satellite-based surveillance, and communication infrastructures not only enhance the strategic importance of space technologies but also reinforce the decisive role of public investment in this domain. In this context, the primary objective of this study is to analyze the relationship between space-related activities and economic growth within a comprehensive framework of macroeconomic transmission mechanisms. The theoretical foundation of the study is grounded in endogenous growth theory. Given the historically dominant role of the public sector in shaping space activities, a public expenditure–oriented framework is adopted. Accordingly, a Cobb–Douglas type endogenous growth model is constructed, in which gross domestic product is employed as the dependent variable representing economic growth. Government expenditures on space-related research and development constitute the primary explanatory variable, while gross capital formation, labor force participation, education expenditures, and tax revenues are incorporated as control variables. The empirical analysis utilizes panel data covering the period 1988-2023 for 12 OECD countries that are leading actors in space activities. During the estimation process, the statistical properties of the variables are carefully examined, appropriate transformations are applied, and both stationarity and structural break analyses are conducted. The model is subsequently estimated using panel data techniques that are robust to identified violations of standard econometric assumptions. The findings reveal that government expenditures on space-related R&D exert a positive and statistically significant effect on economic growth. In addition, gross capital formation, education expenditures, and labor force participation are found to be positively associated with growth, in line with theoretical expectations. In contrast, no statistically significant direct effect is identified for tax revenues. Furthermore, the structural break representing the“New Space”era and the post-global financial crisis period is found to have a significant impact on growth dynamics. These results indicate that the space economy is not merely a technological and strategic domain, but has increasingly become a key determinant of economic growth. Public investments in space-related R&D appear to foster growth by enhancing technological capacity and generating spillover effects across sectors. In this respect, the study contributes to the literature by directly examining the relationship between space-related R&D expenditures and economic growth within a panel data framework, thereby highlighting the necessity of incorporating the space economy into macroeconomic analysis. From a policy perspective, the findings suggest that policymakers should increase public expenditures on space-related R&D, adopt a long-term and sustainable strategic orientation, and strengthen collaboration among government, private sector, and academia. Such policy measures are likely to play a critical role in enhancing technological capabilities and promoting high-quality, inclusive, and sustainable economic growth.

Benzer Tezler

  1. Polüsyonun bazı bitki hormonları içeriğine etkileri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TACETTİN ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ege Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Ülkemizdeki çeşitli büyüklükteki yerleşim merkezlerinde uygulanabilecek kültür yapısı planlama modeli

    The Planning model of the cultural building which applicable at different size of settlement center

    MUSTAFA İNCESAKAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Bazı vişne tohumlarının çimlenmesi üzerine değişik katlama sürelerinin etkileri

    Effects of the different time of stratification on the germination of seeds of some sourcherries (Prunus cerasus L.)

    HACER ABAY(SAĞLAM)

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ege Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...