Sur la sensation propre chez Aristote
Aristoteles'te özel duyum üzerine
- Tez No: 1017549
- Danışmanlar: PROF. DR. PIERRE-MARIE MOREL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Fransızca
- Üniversite: Unıversıte Parıs 1 Pantheon Sorbonne
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Aristoteles, Metafizik adlı eserinde, haklı olarak, insandaki bilme arzusunun duyumlardan alınan haz aracılığıyla kendini dışa vurduğunu kabul eder. Yaşamın (bitkisel yaşamı bir kenara bırakırsak) en yaygın biçimi ve en ortak tezahürü olan duyumsama yetisi insanın sonsuz bir duyum çeşitliliği tecrübe etmesini sağlar ve insan bu sayede gerçek dünyayı deneyimleme ve anlama imkanı bulur. Bu husus, Aristotelesçi külliyatta birçok kez açıkça vurgulanmıştır. Öte yandan, İkinci Analitikler'de Aristoteles, doğası gereği entelektüel (aklî) fakat kökeni itibarıyla ampirik (deneyimsel) bir bilim teorisi sunar. Bu noktada mesele, bilimin entelektüel doğasının onun ampirik kökeniyle nasıl bağdaşabileceğini anlamaktır. Her türlü araştırmaya en genel özelliklerden başlanmasını salık veren Aristotelesçi bilimsel metodoloji takip edilirse, daha üstün bilgi türlerinin incelenmesinde, en temel düzeydeki duyusal bilginin işleyişine dair incelemenin ihmal edilmemesi gerektiği açıktır. Madem ki Aristotelesçi düşüncede bilme yetisi yalnızca insana özgü değildir; belirli duyusal yetilerle donatılmış tüm hayvanlara aittir, o halde beş duyunun (görme, işitme, koklama, tat alma ve dokunma) incelenmesi şüphesiz önemlidir. Tüm duyusal deneyimin temel çekirdeği olan“özel duyum”(beş duyu aracılığıyla duyum) kendisine özgü nesneleri (örneğin renk gibi) oldukları haliyle kavrayarak onlarla doğrudan bir ilişki kurar. Bu, maddi bir süreklilik değildir; zira Aristoteles, yayılma teorilerinin naif realizmini (gerçekçiliğini) reddeder. Söz konusu olan daha ziyade biçimsel bir süreklilik ve türdeşliktir: duyum, nesnesinin maddesini değil biçimini veya biçimsel belirlenimini alır. Bu çalışma, Aristoteles'in“özel duyum”teorisini inceleyerek, bu teorinin ona pozitif ve gerçekçi bir ampirizm fikri atfetme olanağı verdiğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Çünkü bu teoriye göre duyusal bilgi, nesnel gerçekliği olduğu gibi yansıtır; insanın tümel kavramlara ulaşmasını sağlar ve ruhun kendi bilme süreçlerini inşa etmesine zemin hazırlar.
Özet (Çeviri)
On Proper Perception in Aristotle In the Metaphysics, Aristotle rightly recognizes that the universal human desire for knowledge is manifested through the pleasure taken in perceptions. The perceptual faculty, as the most widespread form and common manifestation of life (excluding vegetative life), enables humans to experience an infinite variety of perceptions that become the basis of their experience and understanding of the real world. This point is very clearly emphasized several times in the Corpus Aristotelicum. On the other hand, in the Posterior Analytics, Aristotle proposes a theory of science that is intellectual in nature but empirical in origin. It is then a matter of understanding how the rational nature of science can be compatible with its empirical origin. According to Aristotle's methodology, which emphasizes starting any study with the most general characteristics, we believe that the functioning of perceptual knowledge, the most basic form, should not be overlooked in the analysis of higher forms of knowledge. Since, for Aristotle, cognition is not exclusive to humans but belongs to all animals possessing specific perceptive capacities, the study of the five senses (sight, hearing, smell, taste, and touch) is particularly important. Proper perception, the core of all perceptual experience, apprehends its specific objects in their reality, establishing a direct relationship with them. This is not about material continuity: Aristotle rejects the naive realism of emanation theories. Rather, it concerns continuity and formal homogeneity: perception grasps the form, or formal determination, of its object, without the object's matter. This study aims to demonstrate that the Aristotelian theory of proper perception is key to attributing to Aristotle a positive and realistic empiricism according to which sensory knowledge is faithful to objective reality and forms the basis for human understanding of universals, enabling the soul to establish its own cognitive operations.
Benzer Tezler
- La psychanalyse de la connaissance chez Gaston Bachelard
Gaston Bachelard'da bilginin psikanalizi
TALHA SUNA
Yüksek Lisans
Fransızca
2020
FelsefeGalatasaray ÜniversitesiFelsefe Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. S. ATAKAN ALTINÖRS
- La Vie artistique litteraire culturelle et sociale l'Izmir en langue Française (du XVII'eme siecle a nos jours)
Fransızca'da İzmir'in sanatsal edebi kültürel ve toplumsal yaşamı (XVII'inci yüzyıldan günümüze)
HASAN ZORLUSOY
Doktora
Fransızca
1993
Fransız Dili ve EdebiyatıDokuz Eylül ÜniversitesiFransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EROL KAYRA
- Une sorte d'autobiographie impersonnelle L'écriture de l'intime et de l'extime dans Les Années d'Annie Ernaux
Başlık çevirisi yok
YASEMİN ERTİK
- Les relations Turco-Américaines et le discours anti-impérialiste en Turquie entre les années 1960-1971
1960-1971 yılları arası Türkiye'deki anti-emperyalist söylem ve Türk-Amerikan ilişkileri
NERGİZ ÇALIK
Yüksek Lisans
Fransızca
2021
Siyasal BilimlerGalatasaray ÜniversitesiSiyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜR ADADAĞ
- Diagnostic de la somnolence d'un operateur: Analyse automatique de signaux physiologiques
Başlık çevirisi yok
HASAN AKSOY