Endometrium kanserinde preoperatif serum CA19-9 düzeylerinin prognostik önemi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1023553
- Danışmanlar: PROF. DR. OSMAN TÜRKMEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Endometrium kanseri, CA19-9, CA125, prognostik faktörler, lenf nodu metastazı, lenfovasküler alan invazyonu, myometriyal invazyon, FIGO evresi, Endometrial cancer, CA19-9, CA125, prognostic factors, lymph node metastasis, lymphovascular space invasion, myometrial invasion, FIGO stage
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, endometrium kanseri nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalarda preoperatif serum CA19-9 düzeyleri ile klinikopatolojik prognostik özellikler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Ayrıca CA19-9'un prognostik performansı CA125 ile karşılaştırılarak her iki tümör belirtecinin birlikte kullanımının prognostik değerlendirmeye sağlayabileceği olası katkı araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Endometrium malignitesi ön tanısıyla opere edilen hastaların dahil edildiği bu retrospektif çalışmada demografik özellikler, histopatolojik veriler ile preoperatif serum CA19-9 ve CA125 düzeyleri incelendi. CA19-9 için 37 U/mL'nin, CA125 için ise 35 U/mL'nin üzerindeki değerler yüksek olarak kabul edildi. Tümör belirteç düzeyleri ile FIGO evresi, histolojik grade, myometriyal invazyon derinliği, lenfovasküler alan invazyonu (LVSI), lenf nodu metastazı ve adjuvan tedavi gereksinimi arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak değerlendirildi. CA19-9'un prognostik performansı ROC eğrisi analizi ve çok değişkenli lojistik regresyon modeli kullanılarak analiz edildi. Bulgular: CA19-9 düzeyi yüksek olan hastalarda ileri FIGO evresi, derin myometriyal invazyon, LVSI pozitifliği ve lenf nodu metastazı anlamlı olarak daha sık saptandı. Yüksek CA19-9 düzeyi; ileri evre hastalık için yaklaşık üç kat, LVSI için yaklaşık iki kat ve lenf nodu metastazı için yaklaşık üç kat artmış risk ile ilişkili bulundu. ROC eğrisi analizinde CA19-9'un ileri evre hastalık, LVSI ve lenf nodu metastazını öngörmede orta düzey ayırt edici performans gösterdiği belirlendi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ise CA19-9 yüksekliği ileri evre hastalık açısından bağımsız bir prognostik gösterge olarak saptandı. CA125'in prognostik performansı daha yüksek olmakla birlikte, her iki tümör belirtecinin birlikte yüksek olduğu olgularda olumsuz klinikopatolojik özelliklerin görülme sıklığının arttığı gözlendi. Sonuç: Preoperatif serum CA19-9 düzeyi; ileri FIGO evresi, derin myometriyal invazyon, LVSI pozitifliği ve lenf nodu metastazı gibi olumsuz prognostik özelliklerle anlamlı ilişki göstermektedir. Bulgularımız, CA19-9 yüksekliğinin ileri evre hastalık için bağımsız prognostik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Her ne kadar CA125 prognostik açıdan daha yüksek performans gösterse de, CA19-9'un sağladığı ek bilgiler preoperatif risk sınıflandırmasına katkı sağlayabilir. Rutin klinik uygulamada kolaylıkla ölçülebilmesi ve yaygın olarak kullanılabilmesi nedeniyle CA19-9'un yardımcı bir biyobelirteç olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte, elde edilen sonuçların doğrulanması ve klinik kullanım alanının daha net belirlenebilmesi için daha geniş örneklemli, çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate the relationship between preoperative serum CA19-9 levels and clinicopathological prognostic features in patients who underwent surgery for endometrial cancer. In addition, the prognostic performance of CA19-9 was compared with that of CA125, and the potential contribution of the combined use of these two tumor markers to prognostic assessment was investigated. Materials and Methods: This retrospective study included patients who underwent surgery with a preoperative diagnosis of endometrial malignancy. Demographic characteristics, histopathological findings, and preoperative serum CA19-9 and CA125 levels were evaluated. Serum CA19-9 levels >37 U/mL and CA125 levels >35 U/mL were considered elevated. The associations between tumor marker levels and FIGO stage, histological grade, depth of myometrial invasion, lymphovascular space invasion (LVSI), lymph node metastasis, and the need for adjuvant therapy were analyzed. The prognostic performance of CA19-9 was assessed using receiver operating characteristic (ROC) curve analysis and multivariable logistic regression analysis. Results: Patients with elevated serum CA19-9 levels were significantly more likely to have advanced FIGO stage, deep myometrial invasion, positive LVSI, and lymph node metastasis. Elevated CA19-9 levels were associated with an approximately threefold increased risk of advanced-stage disease, a twofold increased risk of LVSI, and a threefold increased risk of lymph node metastasis. ROC curve analysis demonstrated that CA19-9 had moderate discriminative ability for predicting advanced-stage disease, LVSI, and lymph node metastasis. In multivariable logistic regression analysis, elevated CA19-9 remained an independent prognostic factor for advanced-stage disease. Although CA125 showed superior prognostic performance, patients with concomitant elevation of both tumor markers exhibited a higher frequency of adverse clinicopathological features. Conclusion: Elevated preoperative serum CA19-9 levels are significantly associated with adverse prognostic characteristics, including advanced FIGO stage, deep myometrial invasion, positive LVSI, and lymph node metastasis. Furthermore, elevated CA19-9 was identified as an independent prognostic factor for advanced-stage disease. Although CA125 demonstrated better overall prognostic performance, CA19-9 may provide additional prognostic information and contribute to preoperative risk stratification. Given its wide availability, ease of measurement, and low cost, CA19-9 may serve as a useful adjunctive biomarker in routine clinical practice. However, larger prospective multicenter studies are required to validate these findings and further define its role in clinical decision-making.
Benzer Tezler
- Endometrium kanseri olgularında histolojik grade ve moleküler sınıflamanın prognostik önemi
Histological grade and prognostic significance of molecular classification in endometrial cancer
SENA NUR ARIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZELİHA ATAK
DOÇ. DR. HACI ÖZTÜRK ŞAHİN
- Adenomyosis Uteri'nin klinik ve histopatolojik parametrelere göre uterus leiomyomları ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
LEVENT KIVRIKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TURGUT YARDIM
- Erken membran rüptürlü gebelerde, kantitatif C reaktif protein değerinin, korioamnionitis tanısındaki önemi
Başlık çevirisi yok
SİREM AYDINLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı