Kabin ekiplerinde savunmacı kötümserlik, emniyet kültürü, havacılık emniyet kontrol odağı ve çalışan dayanıklılığının emniyet davranışı üzerindeki rolü
The role of defensive pessimism, safety culture, aviation safety locus of control, and employee resilience on safety behavior among cabin crew
- Tez No: 1023607
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CEM GÜNEY ÖZVEREN, DOÇ. DR. MERVE KIRBAŞLAR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Sivil Havacılık, Psychology, Civil Aviation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Havacılık Psikolojisi Araştırmaları Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Havacılık Psikolojisi Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sivil havacılık sektörünün turizm ve küresel uyum üzerindeki önemli bir rolü vardır ve hava sahasını iyi yönetemeyen toplumların büyüme ve rekabet gücünü kaybedeceği açıktır. İş sağlığı ve emniyetiyle ilgili yönetmelikler; risk değerlendirmesi, çalışma koşulları, acil durum planları, eğitim ve denetim mekanizmaları gibi unsurları düzenleyerek işyerlerinde gerekliliklere uygun bir emniyet yönetim yapısının oluşturulmasını amaçlamaktadır. Sivil havacılık gibi yüksek riskli sistemlerde kaza araştırmaları zamanla göstermiştir ki emniyet davranışlarını etkileyen bireysel ve örgütsel psikolojik faktörlerin incelenmesi bu sektörde kritik önem taşımaktadır. Kişilerin emniyet davranışı riski azaltmayı amaçlamaktadır. Bu bakımdan havacılık alanında risklerin proaktif olarak yönetilmesi olarak ele alınan emniyet davranışı, literatürde daha çok emniyet kültürü ve ölümcül kazalar açısından ele alınmıştır. Çalışan dayanıklılığı, iş hayatında karşılaşılan anlamlı güçlüklerin (yoğunluk, sıklık, süre ve öngörülebilirlik) zorlukların değerlendirilmesi, zorluklarla başa çıkma ve başkalarından yardım isteme aracılığıyla yönetilmesi sonucunda ortaya çıkan olumlu uyum kapasitesidir. Son yıllarda sivil havacılıkta rol belirsizliği gibi yüksek iş taleplerinin artmasıyla tükenme ve performans kaybı ile ilgili çalışmalarda artış görülmekte ve çalışan dayanıklılığının iş bağlamında öğrenmeyi artırdığı öne sürülen bulgular sunulmaktadır. Emniyet kültürü, organizasyonel kültürden farklı olarak emniyete özgüdür ve emniyet önceliklerine ilişkin norm ve varsayımları odağına alır; dolayısıyla fark, kapsayıcılık düzeyi ile konu odağı arasında bulunmaktadır. Emniyet kültürü yüksek riskli sosyo-teknik operasyonlarda öğrenme ve adil hesap verebilirlik dengesini kurumsallaştırarak insan hatası–ihmal–kasıt ayrımını netleştirir ve riski kontrol edilebilir düzeye getirerek bunu sürdürülebilir kılar. Savunmacı kötümserliğin kökeninde bireyin öz-düzenleyici kaynakları kullanması görülmektedir. Kişinin çevresel koşullardan etkilenebileceği gibi bu koşulları yeniden yapılandırabilme kapasitesi bu stratejide önemlidir. Havacılık emniyet kontrol odağı ise genel kontrol odağı kavramından farklı olarak, genellikle havacılıktaki risklerin kontrol altında tutulmasına odaklanmaktadır ve kişinin olaylar üzerindeki denetim algısı olarak değerlendirilir. Kişisel kontrol odağına sahip bireyler olayları kişisel çabalarına bağlamayı tercih ederken dışsal kontrol odağına sahip bireyler olayları kendi kontrolleri dışındaki faktörlere bağlamayı tercih etmektedir. Önleyici kontrol odağına sahip kişiler ise kazaları genellikle emniyetsiz ekipman ve yetersiz emniyet düzenlemeleriyle ilişkilendirmektedir. Bu çalışmanın amacı, kabin personelinin emniyet davranışı, çalışan dayanıklılığı, emniyet kültürü, savunmacı kötümserlik ve havacılık emniyet kontrol odağı arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, çalışan dayanıklılığı ve emniyet davranışı arasında, savunmacı kötümserlik ve emniyet davranışı arasında, emniyet kültürü ve emniyet davranışı arasında, havacılık emniyet kontrol odağı ve emniyet davranışı arasında anlamlı ilişkiler bulunacağı beklenmiştir. Araştırmanın örneklemi kabin ekibi üyesi toplam 206 katılımcıdan oluşmaktadır. Veri toplamak amacıyla Demografik Özellikler Formu, Emniyet Davranışı Ölçeği (EDÖ), Çalışan Dayanıklılığı Ölçeği (ÇDÖ), Emniyet Kültürü Ölçeği (EKÖ), Savunmacı Kötümserlik Ölçeği (SKÖ) ve Havacılık Emniyet Kontrol Odağı Ölçeği (HEKO) kullanılmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS 26 programında bağımsız t-testi, varyans analizi (ANOVA), Mann-Whitney U testi ve Spearman sıra farkları korelasyonu gibi tekniklerle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çalışan dayanıklılığı ve emniyet davranışı arasında poizitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Emniyet kültürü ile emniyet davranışı arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Havacılık emniyet kontrol odağı ile emniyet davranışı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Bununla birlikte, savunmacı kötümserlik ile emniyet davranışı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Savunmacı kötümserlik alt boyutlarından hazırlık başa çıkma ile emniyet davranışı arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmiş; emniyet davranışının emniyeti geliştirmeye gönüllü katılım ile anlamlı ve çok yüksek düzeyde pozitif bir ilişkisi saptanmıştır. Demografik değişkenlere bakıldığında, emniyet davranışı açısından medeni durum, yaş ve eğitim seviyesi gibi değişkenler için gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Çalışan dayanıklılığı açısından ise çocuk sayısı veya mesleki deneyim gibi değişkenlerin anlamlı farklılığa sahip olmadığı gösterilmiştir. Emniyet kültürü açısından işletme deneyimi ve uçak tipi sertifikaları gibi değişkenler için gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Havacılık emniyet kontrol odağı açısından görev pozisyonu ve ek görev durumu gibi değişkenlerin anlamlı farklılığa sahip olmadığı bulunmuştur. Savunmacı kötümserliğe bakıldığında ise erkeklerin kadınlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek savunmacı kötümserlik gösterdiği ortaya konmuştur. Çalışmanın sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, sınırlılıklar ve öneriler belirtilmiştir.
Özet (Çeviri)
The civil aviation sector plays an important role in tourism and global integration, and it is clear that societies that cannot effectively manage their airspace will lose growth and competitiveness. Regulations concerning occupational health and safety aim to establish a safety management structure consistent with workplace requirements by regulating elements such as risk assessment, working conditions, emergency plans, training, and inspection mechanisms. In high-risk systems such as civil aviation, accident investigations have demonstrated over time that the examination of individual and organizational psychological factors influencing safety behaviors is of critical importance in this sector. Individuals' safety behavior aims to reduce risk. In this regard, safety behavior, which is addressed as the proactive management of risks in aviation, has predominantly been examined in the literature in terms of safety culture and fatal accidents. Employee resilience is the positive adaptation capacity that emerges as a result of managing the meaningful difficulties encountered in working life (in terms of intensity, frequency, duration, and predictability) through the appraisal of challenges, coping with difficulties, and seeking help from others. In recent years, with the increase of high job demands such as role ambiguity in civil aviation, an increase has been observed in studies addressing burnout and performance loss, and findings have been presented suggesting that employee resilience enhances learning within the work context. Unlike organizational culture, safety culture is specific to safety and centers on the norms and assumptions related to safety priorities; the distinction therefore lies in the level of inclusiveness and the focus of the subject matter. A strong safety culture institutionalizes the balance between learning and fair accountability in high-risk socio-technical operations, clarifies the distinction between human error, negligence, and intent, and makes risk both controllable and sustainably managed. Defensive pessimism is rooted in an individual's utilization of self-regulatory resources. While a person may be influenced by environmental conditions, their capacity to restructure these conditions is also important within this strategy. Aviation safety locus of control, in contrast to the general concept of locus of control, generally focuses on keeping risks in aviation under control and is evaluated as the individual's perception of control over events. Individuals with an internal locus of control tend to attribute events to their personal efforts, whereas individuals with an external locus of control tend to attribute events to factors beyond their control. Individuals with a preventive locus of control, on the other hand, generally associate accidents with unsafe equipment and inadequate safety regulations. The aim of this study is to examine the relationships among cabin crew members' safety behavior, employee resilience, safety culture, defensive pessimism, and aviation safety locus of control. In line with the aim of the research, it was hypothesized that significant relationships would be found between employee resilience and safety behavior, between defensive pessimism and safety behavior, between safety culture and safety behavior, and between aviation safety locus of control and safety behavior. The sample of the study consists of a total of 206 cabin crew members. In order to collect data, the Demographic Characteristics Form, the Safety Behavior Scale (SBS), the Employee Resilience Scale (ERS), the Safety Culture Scale (SCS), the Defensive Pessimism Scale (DPS), and the Aviation Safety Locus of Control Scale (ASLOC) were employed. The data obtained were analyzed in the IBM SPSS 26 program using techniques such as the independent samples t-test, analysis of variance (ANOVA), the Mann–Whitney U test, and Spearman's rank-order correlation. According to the findings obtained from the research, a positive and significant relationship was found between employee resilience and safety behavior. A positive and significant relationship was found between safety culture and safety behavior. A positive and significant relationship was identified between aviation safety locus of control and safety behavior. However, no significant relationship was detected between defensive pessimism and safety behavior. A significant relationship was observed between preparatory coping, one of the sub-dimensions of defensive pessimism, and safety behavior; furthermore, a significant and very high positive relationship was found between safety behavior and voluntary participation in improving safety. Regarding the demographic variables, no significant differences were found between groups for variables such as marital status, age, and educational level with respect to safety behavior. In terms of employee resilience, variables such as the number of children and professional experience were shown not to yield significant differences. With regard to safety culture, significant differences were found between groups for variables such as company experience and aircraft type certifications. In terms of aviation safety locus of control, variables such as job position and additional duty status were found not to produce significant differences. With regard to defensive pessimism, it was revealed that male participants exhibited significantly higher levels of defensive pessimism than female participants. The results of the study were discussed within the framework of the relevant literature, and the limitations and suggestions were presented.
Benzer Tezler
- Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi
Başlık çevirisi yok
MERİH BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı
The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys
SERDAR SEZGİN
- Pre-eklampsi ve eklampsi vakalarında immünoglobülin düzeylerinin değerlendirilmesi (Klinik ve immünobiolojik araştırma)
Examination des valeurs d'immunoglobulines en cas de la toxemie gravidique
M. MURAT SEMİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları
Başlık çevirisi yok
NİLÜFER ERDEM
Doktora
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU
- Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü
Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension
ÜLKÜ AYBERK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı