Geri Dön

Onkoloji hastalarında polifarmasinin değerlendirilmesi ve prognostik önemi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1024343
  2. Yazar: HASAN CİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMAİL BEYPINAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada tıbbi onkoloji kliniğinde takip edilen kanser hastalarında polifarmasi (eş zamanlı ≥5 ilaç kullanımı) ve klinik olarak anlamlı ilaç-ilaç etkileşimlerinin prevalansını belirlemek; bu durumların genel sağkalım üzerindeki prognostik önemini değerlendirmek ve bir risk skorlama sistemi geliştirmek amaçlanmıştır. Yöntem: Tek merkezli retrospektif kohort çalışmasına, en az 6 aylık takip süresi olan ve polifarmasi öyküsü bulunan toplam 760 kanser hastası dahil edilmiştir (771 hastanın 11'i yetersiz sağkalım verisi nedeniyle çıkarılmıştır). İlaç-ilaç etkileşimleri üç farklı veri tabanı (Medscape, Lexicomp, WebMD) kullanılarak taranmış; sağkalım analizleri Kaplan-Meier ve Cox regresyon yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 58,9 ± 12,6 yıl olup en sık tanılar meme (%45,3), kolon (%15,9) ve akciğer (%7,1) kanseridir. Hastaların büyük çoğunluğu (%89,5) Evre I–III hastalıktadır. Klinik olarak anlamlı ilaç-ilaç etkileşimi prevalansı %24,4 olarak saptanmıştır. Paradoks bir şekilde, ilaç etkileşimi saptanan hastalarda medyan genel sağkalım daha uzun bulunmuştur (64 ay vs. 48 ay; p=0,004). Bu koruyucu ilişki multivariate analizde de bağımsız olarak doğrulanmış (HR=0,821, p=0,026), ancak yalnızca Evre I–III hastalarda anlamlı kalıp Evre IV'te ortadan kalkmıştır. Statin kullanımı ise en güçlü bağımsız olumsuz prognostik faktör olarak öne çıkmıştır (HR=1,594, p=0,0005). Geliştirilen prognostik risk skoru genel kohortta anlamlı sağkalım ayrışması sağlamış (C-index=0,577, p<0,000001); özellikle meme kanseri alt grubunda güçlü performans göstermiş (C-index=0,607; düşük ve yüksek risk grupları arasında 45 aylık medyan fark), kolon kanserinde ise sınırlı kalmıştır. Sonuç: Polifarmasi ve ilaç-ilaç etkileşimlerinin prognostik etkisi, hastalık evresine ve kanser tipine göre belirgin farklılık göstermektedir. İlaç etkileşimi varlığının koruyucu görünmesi, büyük olasılıkla daha uzun izlem süresinin ve daha kapsamlı tedaviye maruziyetin bir yansımasıdır. Bu bulgular, onkoloji pratiğinde ilaç yönetiminin salt ilaç sayısı yerine etkileşim niteliği, hastalık evresi ve tümör tipi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to determine the prevalence of polypharmacy (concurrent use of ≥5 medications) and clinically significant drug–drug interactions among cancer patients followed in a medical oncology clinic; to evaluate their prognostic significance on overall survival; and to develop a risk scoring system. Methods: A total of 760 cancer patients with at least 6 months of follow-up and a history of polypharmacy were included in this single-center retrospective cohort study (11 of 771 patients were excluded due to insufficient survival data). Drug–drug interactions were screened using three different databases (Medscape, Lexicomp, WebMD), and survival analyses were performed using Kaplan–Meier and Cox regression methods. Results: The mean age of the patients was 58,9 ± 12,6 years, and the most common diagnoses were breast (45,3%), colon (15,9%), and lung (7,1%) cancers. The majority of patients (89,5%) had stage I–III disease. The prevalence of clinically significant drug–drug interactions was 24,4%. Paradoxically, patients with detected drug interactions had longer median overall survival (64 months vs. 48 months; p=0,004). This protective association was independently confirmed in multivariate analysis (HR=0,821, p=0,026), but remained significant only in stage I–III patients and disappeared in stage IV. Statin use emerged as the strongest independent adverse prognostic factor (HR=1,594, p=0,0005). The developed prognostic risk score demonstrated significant survival stratification in the overall cohort (C-index=0,577, p<0,000001); it showed strong performance particularly in the breast cancer subgroup (C-index=0,607; a 45-month median difference between low- and high-risk groups), while its performance was limited in colon cancer. Conclusion: The prognostic impact of polypharmacy and drug–drug interactions varies markedly according to disease stage and cancer type. The apparently protective effect of drug interactions is most likely a reflection of longer follow-up duration and greater exposure to comprehensive treatment. These findings suggest that medication management in oncology practice should be evaluated not merely based on the number of drugs, but in the context of interaction characteristics, disease stage, and tumor type.

Benzer Tezler

  1. Onkoloji hastalarında mukozitli olgularda intravenöz morfin infüzyonu ile transdermal fentanilin analjezik etkinliğinin karşılaştırılması

    The comparison of analgesic efficacy of intravenous morphine infusion and transdermal fentanyl in oncology patients with oral mucositis

    PINAR ERGENOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HAYRİ ÖZBEK

  2. Onkoloji hastalarında kemik metastazlarının tespiti için yapılan 99m Tc MDP kemik sintigrafisinde izlenen patolojik tutulumların SPECT/BT ile değerlendirilmesi

    Evaluation of abnormal uptake sites on 99m Tc MDP SPECT-CT in oncology petients suspected to have metastases

    ZEYNEP HEDİYE VELİPAŞAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM ÇAĞLAR TUNCALI

  3. Onkoloji hastalarında batın içi implantların saptanmasında difüzyon MRG ve PET-BT tetkiklerinin karşılaştırılması

    Comparison of FDG-PET/CT and MR with diffusion-weighted imaging for assessing peritoneal implants in patients with oncologic diagnoses

    İREM FONT ERDİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT ACUNAŞ

  4. Onkoloji hastalarında görülen tromboembolik komplikasyonların irdelenmesi

    Investigation of thromboembolic complications in oncology patients

    GÜLŞAH YENİDÜNYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP HANDE TURNA