Geri Dön

Sezaropapizm ve Türkiye: Diyanet İşleri Başkanlığı

Caesaropapism and Türkiye: Presidency of Religious Affairs

  1. Tez No: 1025331
  2. Yazar: MELTEM GELDİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. METE KAAN KAYNAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Türkiye'de din-devlet ilişkilerinin tarihsel ve kurumsal gelişimini sezaropapizm kavramı çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın hareket noktası, modernleşme ve laikleşme süreçlerinin çoğu zaman din ile devlet arasındaki ayrışma üzerinden açıklanmasına karşılık, Türkiye örneğinde dinî alanın bütünüyle özerkleşmediği; aksine devletin denetimi altında yeniden yapılandırıldığı yönündeki tespittir. Bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), siyasal otoritenin toplumsal düzeni normatif bir çerçevede tanımlamasına katkı sağlayan kurumsal bir mekanizma olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada Doğu Roma'dan İslâm dünyasına, oradan Osmanlı ve Cumhuriyet'e uzanan süreçte dinî ve siyasî otoritenin farklı biçimlerde eklemlendiği; ancak bu eklemlenmenin çoğu durumda siyasal iktidarın dinî alanı düzenleyici konumunu koruduğu ileri sürülmektedir. Osmanlı'da örfî-şer'î denge, şeyhülislâmlık kurumu ve halîfe-padişahlık modeli; Cumhuriyet döneminde ise DİB, dinî meşrûiyetin siyasal merkez tarafından üretilmesi ve denetlenmesinin kurumsal araçları olarak ele alınmıştır. Araştırma, özellikle 2002-2024 yılları arasında AKP iktidarı döneminde DİB'in kurumsal gelişimi ve söylemsel yönelimlerine odaklanmaktadır. Bağlamsal söylem analizi yöntemiyle incelenen hutbeler, dinî söylemin yalnızca inanç alanına ait bir ifade biçimi olmadığını; aynı zamanda toplumsal birlik, ahlâkî düzen, millî dayanışma ve devlet-toplum bütünlüğü gibi temalar üzerinden siyasal meşrûiyet üretimine katkı sağladığını göstermektedir. Bu süreçte DİB'in kurumsal kapasitesinin ve kamusal görünürlüğünün arttığı, dinî söylemin ise siyasal iktidarla uyumlu biçimde toplumsal düzenin normatif çerçevesini kuran bir işleve sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak çalışma, Türkiye'de din-devlet ilişkilerini kopuştan ziyade süreklilik ve dönüşüm ilişkisi içinde şekillendiğini; DİB'in bu tarihsel sürekliliğin merkezî kurumsal taşıyıcılarından biri olduğunu ileri sürmektedir.

Özet (Çeviri)

This study analyzes the historical and institutional development of state-religion relations in Turkey through the concept of Caesaropapism. It argues that, despite narratives emphasizing modernization and secularization as processes of differentiation between religion and the state, the religious sphere in Turkey has not achieved full autonomy. Instead, it has been restructured under state control. In this framework, the Presidency of Religious Affairs (PRA) is examined not only as a provider of religious services but also as a key institutional mechanism through which political authority shapes and regulates the normative framework of social order. The study traces the historical continuity of this relationship from the Eastern Roman empire to the Islamic World, and from the Ottoman Empire to the Republic of Turkey. It demonstrates that while institutional forms have changed across different periods, the regulatory primacy of political authority over the religious sphere has largley persisted. In the Ottoman perid, the urfi-shar'i balance, the office of the Grand Mufti, and the Caliph-Sultan model functioned as instruments of controlled religious legitimacy. In the Republican era, this function has been institutionalized through the PRA. Focusing on the Justice and Development Party (AKP) period between 2002 and 2024, the study employs contextual discourse analysis of sermons (khutbas). It demonstrates that religious discourse is not merely a form of expression confined to the domain of belief; it also contributes to the production of political legitimacy through themes such as social unity, moral order, national solidarity, state-society cohesion. The findings indicate that the PRA's institutional capacity and public visibility have significantly increased, while its discourse has aligned with political authority in constructing the normative framework of social order. The study concludes that state-religion relations in Turkey are shaped by continuity and transformation rather than rupture.

Benzer Tezler