Perkütan nefrolitotomi sonrası böbrek parankimindeki olası değişikliklerin sintigrafik incelemelerle değerlendirilmesi
Evaluation of differences in renal paranchymal mass, with scintigraphy after percutaneous nephrolithotomy
- Tez No: 118354
- Danışmanlar: DOÇ.DR. SİNAN ZEREN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Perkütan nefrolitotomi, sintigrafi, böbrek hasarı, Percutaneous nephrolithotomy, scintigraphy, renal damage. vn
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET PERKUTAN NEFROLİTOTOMİ SONRASI BÖBREK PARANKİMİNDEKİ OLASI DEĞİŞİKLİKLERİN SİNTİGRAFİK İNCELEMELERLE DEĞERLENDİRİLMESİ Günümüzde açık taş cerrahisinin yerini sınırlı birkaç endikasyon dışında şok dalga tedavisi, üreterorenoskopi ve perkütan nefrolitotomi (PNL) almıştır. Bu prospektif çalışmada, PNL uygulanan hastalarda böbrek parankiminde oluşabilecek değişiklikler teknesyum 99m (Tc99m) dimerkapto süksinik asit (DMSA) sintigrafisi ile değerlendirildi. Çalışmaya alınan yaş ortalaması 43.52 (17-68 yaş) olan 19 hastada ortalama taş boyutu 385.52 mm2 (75-1300 mm2), ortalama operasyon süresi 83.42 dk (30-180dk) idi. On iki olgunun nefrostomi kateteri postoperatif ikinci günde, diğer olgularınla ise daha geç çekildi. On dört hastanın taşlardan tamamen temizlendiği, 2 hastada ise klinik olarak önemsiz boyutta (3-4mm) rezidü taş kaldığı gözlendi. Çalışmaya alınan hastalar operasyon öncesinde ve sonrasında Tc99m DMSA sintigrafisiyle değerlendirildi. İlk kontrol postoperatif 10-20.gün arasında (ort.14 gün) yapıldı. İkinci kontrol 7-16.hafta arasında (ort.10 hafta) uygulandı. Birinci kontrolde hastaların 9'unda (%50) fonksiyona katkı oranında minimal bir azalma olurken 8 hastada (%44,5) değişiklik tespit edilmedi, ikinci kontrolde 14 hastanın 7'sinde (%50) minimal bir azalma saptanırken 6 hastada operasyon öncesine göre değişiklik gözlenmedi. Hesaplanan bölgesel uptake indeksi de operasyon öncesine göre minimal bir azalış gösterdi. İki kontrolü de yapılan olgularda müdahale edilen böbreklerin total fonksiyona katkı yüzdelerinin ortalaması alındığında operasyon öncesinde %43.60 iken, birinci kontrolde %41.67, ikinci kontrolde ise %42.45 olduğu görüldü. Operasyon süresi 90 dk'dan uzun olanlarda ve operasyonda birden fazla giriş gerektiren olgularda geçici olarak total fonksiyona katkı oranlarında düşme gözlendi. Taş hastalığının endoskopik tedavisinde amaç böbreğe en az zararla tedavinin en iyi şekilde yapılmasıdır. PNL sonrası erken dönemde bir miktar fonksiyon kaybı görülse de geç dönemde bu etkinin gözlenmediği, böbrek fonksiyonlarının operasyon sonrasında korunduğu sonucuna varıldı.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT EVALUATION OF DIFFERENCES IN RENAL PARANCHYMAL MASS, WITH SCINTIGRAPHY AFTER PERCUTANEOUS NEPHROLITHOTOMY Percutaneous nephrolithotomy (PNL), ureterorenoscopy and shock wave lithotripsy treatment have replaced open pyelolithotomy in most of the indications of renal stone disease. In this prospective study, the differences occur in renal paranchyme during PNL were evaluated with Technetium 99m dimercapto-succinic acid (DMSA) scintigraphy. The mean age of the 19 patients that entered the study was 43.52 years (range 17-68 years), mean stone burden was 385.52 mm2 (range 75-1300 mm2) and the mean surgical time was 83.42 min (range 30-180 min). Nephrostomy tubes were removed on the 2nd postoperative day in 12 patients, and in the others it had been removed later. Of the 19 patients, 14 were stone free and in 2 patients clinically insignificant residual fragmants (3-4 mm) were remained. The patients were evaluated with DMSA pre-and postoperatively. First postoperative evaluation was made between the 10th and 20th day (mean 14th day) and the second was made after 7-16 weeks (mean 10th week). In 9 of the patients a minimal decrease (50%), and in 8 patients (44.5%) no difference occurred in renal function during the first evaluation. In the second evaluation in 7 of the 14 patients a minimal decrease and in 6 patients no difference occurred in renal function. Also a minimal decrease occurred in regional uptake index postoperatively. The mean preoperative function of 43.60% decreased to 41.67% in the first and increased to 42.45% in the second evaluation. A temporary decrease in renal function occurred in patients who had surgical time longer than 90 minutes and had more than one access. The goal of endoscopic treatment of renal stone disease is to remove the stone with minimal paranchymal damage. It is concluded that the minimal impairment in renal function during the early postoperative period after PNL improves in the late term, and the renal function was preserved postoperatively.
Benzer Tezler
- Bazı antibiyotiklerin perkütan difüzyonunun karşılaştırmalı ve in vitro olarak araştırılması
Başlık çevirisi yok
AYŞE KARTANER
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Eczacılık ve FarmakolojiMarmara ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞÜKRAN GEÇGİL
- Hemodiyaliz için yapılan damarsal girişimler
Başlık çevirisi yok
AHMET TEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUZAFFER SARIYAR
- Toraks kitlelerinde BT ve US eşliğinde ince iğne aspirasyon ve kesici iğne biyopsisi: Görüntüleme tekniği ve biyopsi yöntemlerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
M.YURTKURAN SADIKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERCAN TUNCEL
- İstikrarsız (unstable) angina pekforiste perkütan transluminal koroner anjioplasti tedavisi
Başlık çevirisi yok
MEHMET MERİÇ