Geri Dön

Tip 2 diabetes mellitus ve kronik dejeneratif komplikasyonlarının C-reaktif protein ve fibrinojen düzeyleri ile ilişkisi

The Relationship between C reactive protein and fibrinogen levels and the chronic degenerative complications of type 2 diabetes mellitus

  1. Tez No: 118565
  2. Yazar: İSMAİL ÇAKMAK
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. SEVİM GÜLLÜ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2002
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

6- ÖZET Son zamanlarda Tip 2 DM'da“sitokin bağımlı bir akut faz cevabı”olduğuna dair kanıtlar vardır. Tip 2 DM'un etyolojisini araştırmak için alternatif bir yaklaşım olarak, akut faz cevabındaki mekanizmaların Tip 2 DM ve Sendrom X'deki etyopatogeneze katkıda bulundukları ileri sürülmüştür. Biz bu çalışmada akut faz proteinleri olan CRP ve fibrinojenin serum düzeylerinin, Tip 2 DM ve kronik dejeneratif komplikasyonlarıyla olan ilişkisini inceledik. Çalışmaya; 22'si erkek (%30.14), 51'i kadın (%69.86) olmak üzere toplam 73 Tip 2 DM'lu hasta (glikolize hemoglobin düzeyi %9'dan küçük ve açlık plazma glukoz seviyesi < 200 mg/dl olan hastalar alındı) ve 11 'i erkek (%47.82), 12'si kadın (%52.8) olmak üzere toplam 23 sağlıklı kişiden oluşan kontrol grubu dahil edildi. Hastaların yaşları 45 ile 64 arasında (ortalama yaş: 55±6), kontrol grubunun yaşları ise 44 ile 63 arasında (ortalama yaş: 52±6) değişmekteydi. Tip 2 DM'lu hastalarda; serum CRP ve fibrinojen düzeyleri, kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (P<0,01). Fibrinojen düzeyi komplikasyonsuz hastalarda yüksek bulunmamış, bir komplikasyonun eklenmesiyle düzeyinde artış gözlenmiştir (P<0,05). Bu durum fibrinojen yüksekliğini etyopatogenezle ilişkisinden çok, komplikasyon geliştiğinin göstergesi olarak kabul etmemize neden olmuştur. Yine çalışmamızda nefropatisi olmayan diyabetik hastalarda da CRP düzeyini yüksek bulduk. Bu yükseklik nefropatinin erken ya da geç evrelerinde de devam ediyordu. Geç evrede gözlenen CRP'deki yükseklik daha anlamlıydı (P<0,05) ve diyabetik nefropatinin ilerleyişinde bize önceden bilgi vermesi bakımından önemlidir. Diyabetik retinopati ve periferik simetrik sensitif nöropatinin akut faz cevap ile herhangi bir ilişkisi gösterilemedi (P>0,05). Ancak her iki grupta daakut faz cevabında lineer bir artış saptandı. Klinik makrovasküler hastalık (MVH) olan hastalarda CRP düzeyi, MVH olmayanlara göre anlamlı olarak yüksek bulundu (P<0,001). Vakaların çoğunda CRP düzeyi 10 mg/L'nin üzerindeydi. Diyabetik hastalarda ciddi yüksek CRP düzeyleri MVH'ın bir göstergesi olabilir. Çalışmamızdaki akut faz cevabının direkt MVH'la ilişkili olup olmadığını değerlendirmek için yaptığımız regresyon analizinde, MVH olan grubu çıkardıktan sonra komplikasyonlar ile CRP ve fibrinojen düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (P>0,05). Sonuçta her ne kadar klinik yüksek CRP, MVH'ın bir göstergesi olsa da diyabetin varlığı ve diğer vasküler komplikasyonlar da akut faz cevabı için yeterli gibi görünmektedir. Yine çalışmamızda hipertansiyon (HT) olan grupta CRP düzeyi, HT olmayan gruba göre daha yüksek bulundu (P<0,05). Sonuç olarak diyabetin varlığı akut faz cevabının başlaması için yeterli bir neden gibi görünmektedir. Hipergliseminin uyardığı akut faz cevabı diyabetin komplikasyonlarının başlaması ve ilerlemesinde rol oynuyor olabilir. Akut faz cevabının azaltılmasına yönelik tedavi yollarının bulunması belki de birçok komplikasyonu engelleyecektir veya oluşumunu geciktirecektir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Dapagliflozin ve trimetazidin'in tip 1 diyabetli sıçanlarda doksorubusine bağlı kardiyak disfonksyon üzerine endoplazmik retikulum stresi yoluyla kardiyoprotektif etkileri

    Cardioprotective effects of dapagliflozin and trimetazidine on doxorubusin-induced cardiac dysfunction in rats with type 1 diabetes through endoplasmic reticulum stress

    MUHAMMED MÜRSEL ÖĞÜTVEREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER ŞATIROĞLU

  2. Diyabetes Mellituslu hastalarda gözlenen deri bulguları

    Başlık çevirisi yok

    EBRU HACER İKİZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    DermatolojiSağlık Bakanlığı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. H. MERAL EKŞİOĞLU

    DR. GÜLER VAHAPOĞLU

  3. Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda Tc-99m-sestamibi ile alt ekstremitede perfüzyon rezervi hesaplanarak vasküler patolojilerin araştırılması.

    The investigation of vascular pathologies in patients of lower limbs in type 2 diabetic patients using Tc-99m-sestamibi

    İHSAN SABRİ ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OKTAY SARI

  4. Diyabetes mellitus hastalarında deri bulgularının beden kitle indeksi ve D vitamini düzeyleri ile ilişkisi

    The association among skin findings, body mass index and vitamin D levels in patients with diabetes mellitus

    GÜLDEN KONUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ HAYDAR PARLAK