ll. Meşrutiyet Dönemi'nde fikir ve düşünce hayatı: Felsefe mecmuası örneği
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 130640
- Danışmanlar: PROF. DR. UFUK GÜLSOY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Tarih, Philosophy, History
- Anahtar Kelimeler: Baha Tevfik, Dergiler, Düşünce, Felsefe mecmuası, Fikir hareketleri, Meşrutiyet II, Yakın Çağ, Baha Tevfik, Magazines, Thought, Felsefe magazine, Thought movements, Constitutional Monarcy II, Modern Times
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Türk Tarihi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Türkiye'nin ilk ciddi felsefe dergisi olan“Felsefe Mecmu' ası”çevresinde yoğunlaşan bu tez, konu itibariyle II. Meşrûtiyet döneminin düşünce yapısı üzerindeki siyasi etkilere ve dönemin Osmanlı düşünce hayatıma kısaca değindikten sonra, ciddi anlamda Türkiye'nin ilk materyalist düşünce adamı olma özelliğine sahip Bahâ Tevfîk'in yaşamı, faaliyetleri ve onun başkanlığında yayınlanan felsefe dergisi üzerinde durmaktadır. Bu bakımdan Türkiye'de ilk kez hem bir tez, hem de konu olarak değerlendirmeye alınan“Felsefe Mecmû'ası”nın içeriği, taşıdığı misyon, ulaştırmak istediği düşünce, en önemlisi de fikrî çizgisi genel olarak değerlendirilmeye çalışılmış; siyasî, sosyal ve kültürel olarak bir kargaşa içine sürüklenmiş olan Osmanlı'nın düşünce dünyasında yer edinme uğraşı açıklanmak istenmiştir. Gerek Bahâ Tevfîk, gerek onunla materyalist düşünceleri paylaşan arkadaşlarının çıkardıkları“Felsefe Mecmu' ası”nın hedefi şu sözle açıklığa kavuşur:“Dîn gayr-ı ihtiyarî bir felsefe, Felsefe ihtiyarî bir dîndir”. Derginin şiarı olarak benimsenen bu fikir, dönemin Türkiye düşünce hayatında oldukça radikal bir içerik ifade etmekteydi. Geleneği reddeden, Osmanlı toplumunun, materyalist düşünceyi esas alan bilimsel değerlerle yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan“Felsefe Mecmu' ası”yazarları, muasır medeniyetin ancak bu şartlarla yakalanacağını savunmaktaydılar. Materyalizmi tek ölçü kabul eden Bahâ Tevfîk ve arkadaşları, 'millet', 'dil' gibi konularda da yerel değerleri ve duygulan benimsemekten geri durmamış, Türk insanının bir an önce Batıyla bütünleşmesi için takdir edilecek ölçülerde bilimsel uğraşlar vermişlerdir. Örneğin, Türkiye'de Avrupa' daki felsefî kelime ve kavramları karşılayabilecek bir“Felsefe Kâmûsu”nun hazırlanmasında öncü olmuş, Batılı bir çok yazar ve filozofun eserlerini Türkçe'ye aktarmışlardır. Kendi döneminin en etkili polemikçisi olarak kabul edilen Bahâ Tevfîk'in ve onun düşüncesini paylaşan“Felsefe Mecmû'ası”yazarlarının benimsediği“Mu'ârızlara hürmet, lâ-kaydlara merhamet”sözü, düşünce bolluğunun istenmesi açısından takdire değerdir. Sonuç olarak, Bahâ Tevfîk ve onun öncülüğünde yayımlanan“Felsefe Mecmû'ası”adlı derginin yazarlarının Osmanlı İmparatorluğu'nun ve Türk milletinin kurtuluşu için faaliyet gösterdikleri düşüncesi göz ardı edilmemelidir. iv
Özet (Çeviri)
ABSTRACT That thesis becomes dense on Turkey's first philosophy collection“Felsefe Mecmu 'ası”. That study mentions political effects on mentality structure of II. Constitution and that thought life of the era shortly. In addition examines Bahâ Tevfîk who was one of the first materialist philosophers, his biography, activities, and the philosophy review which was pressed on his presitency. The content, mission, mentality and most importantly mental line of“Felsefe Mecmu 'ası”which was examined as both a thesis and a subject for the first time, has been considered generally. And lastly, it's trying to take part at Ottoman's thought life, which was living a political, social and cultural caos, is declared. Bahâ Tevfîk and his friends who share the materialist thoughts with him made“Felsefe Mecmu 'ası”press. The aim of the collection is understood with that sentence,“Dîn gayr- ı ihtiyarî bir felsefe, felsefe ihtiyarî bir dîndir”. This idea which was appropriated as the slogan of the collection was stating a quite radical content in era's Turkey thought life. The authors of“Felsefe Mecmu 'ası”, who were rejecting tradition, and emphasizing that Ottoman society needed a new vision with scientific rules which were based on materialist mentality, were claiming that modern civilization could be had by these conditions. Bahâ Tevfîk and his friends who were considering materialism as the only criterion appropriated local norms and feelings at subjects like notion language. They also performed some scientific studies which were to be appreciated for Turkish public to associate with the West. For instance, they lead for making“Felsefe Kâmûsu”which were transfering philosophical words and terms in Europe, in Turkey. They translated many Western authors' s and philosophers' s books to Turkish. Bahâ Tevfîk is considered to be the most important polemicer of his time. The sentence“Mu 'arızlara hürmet, lâ- kaydlara merhamef which was appropriated by Bahâ Tevfîk and ”Felsefe Mecmu 'ası“ authors who share his thoughts, deserves to be appreciated because of their demanding thought wealth. Resultantly, the thought that, Bahâ Tevfîk' s and the authors' s of ”Felsefe Mecmu 'ası" collection which was pressed by his lead, worked for Ottoman Empire's and Turkish nation's liberation must not be ignored.
Benzer Tezler
- 20. yüzyılın başında turancılık düşüncesi kaynakları ve gelişimi
Turantiship thinking resources and development at the 20th century
SİNAN DEMİRTÜRK
- 2. Meşrutiyet Döneminde İslamcılık ve Said Nursi
Islamism and Said Nursi in the 2nd Constitutional Period
MUHSİN İNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Siyasal BilimlerGümüşhane ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BÜLENT BAL
- Sebîlürreşâd ve İslam Mecmûası'nda yer alan Usûlü'l-Fıkh ve fıkıh konularındaki makalelerin değerlendirilmesi
Evaluation of the articles about al-fiqh and Usul al-Fiqh in Sebilürreşad and İslam Journals
ESMA GÜLER
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
DinKırklareli ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN ÖZKET
- Halife Me'mûn dönemi Halku'l-Kur'ân tartışmaları bağlamında mihne'ye maruz kalan hadisçiler
The muhaddiths subjected to mihna within the context of Khalq al-Qur'an debates during the caliph al-Ma'mun era
MAKBULE ŞÜKRAN ERDOĞAN
Doktora
Türkçe
2025
DinKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULKADİR EVGİN
- Kuzey Afrika'da İbâziyye ve Nükkâriyye
Ibāḍiyya and Nukkarīyya in North Africa
NEBİYE AYDIN
Doktora
Türkçe
2025
DinBursa Uludağ ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASİYE TIĞLI