Geri Dön

Gastrik adenokarsinomlarda çevre mukoza değişiklikleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 158050
  2. Yazar: SAİME SEZGİN RAMADAN
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. ÇİĞDEM ATAİZİ ÇELİKEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: gastric carcinoma, precursor lesions, gastrin, chromogranin
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Gastrik karsinogenezde öncül lezyonlan tanımlamak ve sıklığım belirlemek, hasta izlem ve tedavi şemalarının belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmamızda, bu amaçla 93 gastrik adenokarsinom, 19 gastrik lenfoma olgusunda tümör çevresi mukoza incelenmiş ve 30 otopsi olgusundaki mide mukoza bulguları ile karşılaştınlmıştır. Ayrıca, tümör gelişimindeki rollerini belirlemek amacıyla tüm olgularda G hücre varlığı açısından gastrin ve enterokromafin hücre varlığı açısından kromogranin ekspresyonu incelenmiştir. Çalışmamızda, karsinom olgularında yüksek oranda atrofî, intestinal metaplazi, foveolar hiperproliferasyon, hiperproliferatif intestinal metaplazi, düşük ve yüksek dereceli displazi saptanmıştır. Lenfoma olgularında, minimal yoğunlukta atrofi ve intestinal metaplazi, düşük oranda foveolar hiperproliferasyon saptanmış, hiperproliferatif intestinal metaplazi ve displazi görülmemiştir. Otopsi olgularının birinde intestinal metaplazi izlenmiş, atrofi, foveolar hiperproliferasyon, hiperproliferatif intestinal metaplazi, düşük ve yüksek dereceli displazi saptanmamıştır. Displazi açısından belirsiz grupta yer alan foveolar hiperproliferasyon ve hiperproliferatif intestinal metaplazinin, çalışmamızda karsinomlara yüksek oranda eşlik etmesi, bu lezyonların rejeneratif bir prosesin ötesinde gastrik karsinogenezde öncül lezyonlar olabileceğini ve displazi ile birlikte yakın izleminin gerekli olduğunu düşündürmektedir. Mononükleer hücre infiltrasyonu, atrofi, intestinal metaplazi, hiperproliferatif intestinal metaplazi, düşük ve yüksek dereceli displazi gibi uzun sürede gelişen lezyonlar büyük oranda intestinal tip adenokarsinomda saptanmıştır. Bu nedenle, Correa modelinde belirtildiği gibi, intestinal tip adenokarsinomun gastrit, atrofi, intestinal metaplazi ve displazi sekansım izleyen yavaş seyirli bir gelişim olduğu düşünülmüştür. Diffüz tip adenokarsinomda, HP gastritinin ve aktif gastrit döneminde gelişen foveolar hiperproliferasyonunun daha yoğun görülmesi, intestinal metaplazi, atrofi ve displazinin ise daha düşük oranda saptanması, aktif gastrit devam ederken gelişen birtakım mekanizmaların diffüz tip karsinogenezde etkili olduğunu düşündürmektedir. ııGastrin ve kromogranin ekspresyonu açısından karsinom ve lenfoma olgularında, otopsi olgularına göre belirgin fark saptanmıştır. Karsinom ve lenfomalarda benzer dağılım paterninde gastrin ve kromogranin ekspresyonunda artış gözlenmiş, bu nedenle hipergastrinemi ve enterokromafin hücre hiperplazisinin gastrik karsinom ve lenfoma gelişiminde etkin olduğu düşünülmüştür. ANAHTAR SÖZCÛKLERrgastrik adenokarsinom, öncül lezyonlar, gastrin, kromogranin. 111

Özet (Çeviri)

ABSTRACT In order to formulate proper surveillance and therapy protocols of epithelial changes of the gastric mucosa, it is important to determine the frequency and type of preneoplastic lesions in gastric carcinogenesis. For comparative purposes, we evaluated gastric mucosa surrounding 93 gastric adenocarcinomas, 19 gastric lymphomas and gastric mucosa of 30 autopsy cases who died of reasons other than gastric malignancies. In addition, in order to determine the role of G-cell and enterocromaffin-like cell hyperplasia in gastric carcinogenesis, we studied gastrin and chromogranin immunohistochemistry in all cases. In our study; atrophy, intestinal metaplasia, foveolar hyperproliferation, hyperproliferative intestinal metaplasia, low and high grade dysplasia were all observed in high frequencies in gastric carcinoma cases. In lymphoma cases, there was minimal atrophy, intestinal metaplasia and gastric foveolar hyperproliferation. No hyperproliferative intestinal metaplasia, low and high grade dysplasia were identified. In autopsy cases, intestinal metaplasia was seen in only one case, and there was no atrophy, foveolar hyperproliferation, hyperproliferative intestinal metaplasia, low and high grade dysplasia. Foveolar hyperproliferation and hyperproliferative intestinal metaplasia which comprises inconspicious for dysplasia group in Padova classification were associated with carcinoma cases with high frequencies. Due to this fact, we thought that these lesions could be preneoplastic lesions in gastric carcinogenesis rather than being a part of a regenerative process. Mononucleer cell infiltration, atrophy, intestinal metaplasia, hyperproliferative intestinal metaplasia, low and high grade dysplasia were recorded mainly in intestinal type adenocarcinomas. So as in Correa's carcinogenesis model, we believe that intestinal type adenocarcinoma develop as a consequence of a sequance of events. In diffuse type adenocarcinoma, HP gastritis and foveolar hyperproliferation (related with active gastritis) were more common than intestinal metaplasia, atrophy and dysplasia. We conclude that, some mechanisms acting in the active phase of gastritis could be important in carcinogenesis of the diffuse type. In our study, gastrin and chromogranin overexpression was observed in carcinoma and lymphoma cases when compared with autopsy cases. This gives the IVidea that, G cell and enterochromaffin cell hyperplasia may take a role in both gastric carcinogenesis and gastric lymphogenesis.

Benzer Tezler

  1. Mide adenokarsinomlarında sonic hedgehog, müsin ve her-2(CERBB2) ekspresyonlarının prognostik önemi

    Prognosti̇c si̇gni̇fi̇cance of soni̇c hedgehog, muci̇n and her2 (CERB-B2) expressi̇ons i̇n gastri̇c adenocarci̇noma

    BAYRAM YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Pamukkale Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. GASTRİK ADENOKARSİNOMLARDA TÜMÖR TOMURCUKLANMASININ LENF NODU METASTAZI VE SAĞKALIM ÜZERİNE PROGNOSTİK ETKİSİ

    GASTRİK ADENOKARSİNOMLARDA TÜMÖR TOMURCUKLANMASININ LENF NODU METASTAZI VE SAĞKALIM ÜZERİNE PROGNOSTİK ETKİSİ

    BUSE UĞURALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Mide adenokarsinomlarında, maspin immün ekspresyonunun histomorfolojik bulgular ve prognostik parametreler ile ilişkisi

    The correlation between immunohistochemical expression of maspin and histomorphological and prognostic parameters in gastric adenocarcinomas

    DİĞDEM KURUKAFA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Gastrik adenokarsinomlarda MUC1, MUC5AC, HER2 ve HIF1α'nın prognostik önemi

    Prognostic significance of MUC1, MUC5AC, HER2 and HIF1α in gastric adenocarcinomas

    ESMA GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Gastrik adenokarsinomlarda FGFR2b ve integrin-alpha-11 immünekspresyonu: Klinik-patolojik parametreler, prognoz ve birbirleri ile olan ilişkilerinin kapsamlı analizi

    FGFR2b and integrin-α11 immunoexpression in gastric adenocarcinomas: Comprehensive analysis of their associations with clinicopathological parameters and prognosis

    GİZEM MENETLİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Marmara Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...