Kolorektal karinogenezde TGF-beta smad arayolu, matriks metalloproteinazlar ve doku inhibitörleri ile ilişkisi
The significance of TGF-beta/smad pathway in association with matrix metalloproteinases and their tissue inhibitors in adenoma-carcinoma sequence of the colorectum
- Tez No: 164346
- Danışmanlar: PROF.DR. ARZU ENSARİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Kolorektal karsinogenez, [3-catenin, MMP-7, MMP-2. TIMP-2, TGF-p, Smad4 02, Colorectal carcinogenesis, p-catenin, MMP-2, MMP-7, TIMP- 2, TGF-pl, smad4 94
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Kolorektal Karsinogeııezdc TGF-p/Smad Arayolu ve Matriks ınetalloproteinazlar ve Doku taıhibitörleri ile İlişkisi Kolorektal kanserler akciğer ve meme karsinomalarından sonra en sık ölüme yol açan ncoplazilerdir. Fearon ve Vogelstein tarafından ortaya konulan kolorektal karsinogetıez modelinde normal hücreden karsinotna dek progrese olan süreçte gözlenen bir dizi mutasyon sonucunda kolon epîtelinîn dereceli olarak maligniteye doğru transformasyon gösterdiği saptanmıştır. Tanımlanan bu klasik modelde yer alan APC, k-ras, p53 tümör supresör gen mutasyonlan dışında günümüzde farklı moleküler değişikler ve allernatif sinyal iletim arayolları da tanımlanmıştır. Çalışmamızda doku“array”tekniği ve immunhistokimya yöntemi ile adenoma-karsinoma sekansına göre gruplandmlrmş doku örneklerinde APC/p-catenin arayolu, TGF-p/Smad arayolu ve karsinogenezde invazyon ve metastaz yanısıra neoplazi gelişiminde de rol oynadığına dair kanıtlar bulunan enzim grubu; matriks metailoproteinazlar ve bunların doku inhibitörlerinin sekansdaki yeri ve etkileşimleri araştırılmıştır. Buna göre, adenomatö/ polip grubunun %24,4'ünde, adenokarsinom gııbunun ise % 30'unda p-eatenîn île nükleer boyanma olduğu saptanmış, nükleer p-catenin ekspresyonunun ağır displazi gösteren olgularda daha kuvvetli olduğu tespit edilmiştir (p<0,001). MMP-7 ekspresyonunun adenomatöz poliplerde, normal ve adenokarsinom grubuna göre anlamlı olarak (p<0,05) daha kuvvetli olduğu ve ileri evre tümörlerde erken evreye göre kuvvetli MMP-7 ekspresyonu bulunduğu saptanmıştır. MMP-2 ekspresyonunun adenoma-karsinoma sekansına göre normal mukozadan poliplere doğru istatistiksel olarak anlamlı şekilde (p<0,01) arttığı, karsinom grubunda ise, normalden yüksek olmakla birlikte, adenomatöz poliplere göre daha zayıf ekspresyon bulunduğu görülmüştür, Buna karşın. T1MP-2 ekspresyonunun normal mukozadan, adenomatöz polip ve karsinonıaya doğru istatistiksel olarak anlamlı şekilde (p<0,001) azaldığı görülmüştür. TGF-pl ekspresyonunun adenoma-karsinoma sekansında 91normal mukozadan poliplere doğru arttığı, karsinom grubunda ise, normalden yüksek olmakla birlikte, adenomatöz poliplere göre daha zayıf ekspresyon bulunduğu görülmüştür. Smad4 ekspresyonunun ise. normalden, adenomatöz polip ve adenokarsinomaya doğru azaldığı gözlenmiş, adenomatöz polip ve adenokarsinoma grubu arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, literatür bilgileri ışığında, bulgularımızın değerlendirilmesiyle, adenoma-karsinoma sekansında Beta-catenin, MMP-2, MMP-7 ve TGF-(31 'in erken karsinogenez basamaklarında etkili olduğu, buna karşın, Smad-4'ün geç karsinogenezde etkili olabileceği düşünülmüştür. Çalışmamız, adenoma-karsinoma sekansının tüm ara lezyonlarını uygun sayıdaki örneklerle temsil edecek şekilde planlanmış olması nedeniyle, sonuçlarımızın özellikle TGF-pi - Smad arayolu ve bunun MMPlar ile doku inhibitörleri ile ilişkisi açısından literatüre katkıda bulunacağına inanmaktayız.
Özet (Çeviri)
SUMMARY The significance of TGF-[VSmad pathway in association with matrix metalloproteinases and their tissue inhibitors in adenoma-carcinoma sequence of the colorectum Colorectal cancer is the third tumour group causing death following lung and breast cancers. According to the colorectal carcinogenesis model proposed by Fearon and Vogelstein, a series of mutations take place in the neoplasic progression from normal colorectal epithelium to carcinoma. In this well recognized model many different molecular pathways are affected by various mechanisms including mutations in the APC, k-ras and p-53 suppressor genes. In our study, a large series of cases grouped according to the adenoma-carcinoma sequence were analysed for molecules of APC/p-catenin pathway, TGF-p/Smad pathway toghether with matrix metalloproteinases and their tissue inhibitors using tissue array and immunohistochemistry techniques in order to evaluate their role in the sequence. Our results showed that. 24,4% of adenomas and 30% of adenocarcinomas showed nuclear (5-catenin expression which was significantly highly expressed in cases with high grade dysplasia (p<0,001). MMP-7 expression was singigicantly higher (p<0,05) in adenomas than in normal mucosae and carcinomas while carcinomas at later stages showed stronger MMP-7 expression compared to early stage tumours. MMP-2 expression demonstrated a significant increase (p<0,01) in paralel with adenoma-carcinoma sequence, reaching the highest expression in adenomas while carcinomas, though higher than normal mucosae, had lower expression than adenomas. TIMP-2 expression, on the other hand, decreased significantly (p<0,001) from normal mucosae to carcinomas in a similar manner as Smad4 expression which also showed a significant decrease (p<0,05) through the sequence. The expression of TGF-|il increased from normal to adenomas wheras carcinomas showed lower expression than adenomas. In conclusion, our results and the review of the literature suggest that, Beta- eatenin, MMP-2, MMP-7 and TGF-pi seem to take place in early stages of 93carcinogenesis while Smad-4 seem to have a role at later stages of adenoma- carcinoma sequence. These results may have an important impact on the relevant current literature since our study was designed so that every step of adenoma- carcinoma sequence represented by large numbers of cases could be thoroughly evaluated.
Benzer Tezler
- Kolorektal karsinogenezde TGF-beta 1, laktat dehidrogenaz 5 ve proliferasyon aktivitesi ilişkisi
The relation between TGF-beta 1, lactate dehydrogenase 5 and proliferative activity in colorectal carcinogenesis
ARZU SÖNMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PatolojiZonguldak Karaelmas ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BANU DOĞAN GÜN
- Kolon kanserli hastalarda pre ve post-operatif serum c-erbB-2 onkoproteini ve büyüme faktörleri düzeylerinin değerlendirilmesi
evaluation of the levels of pre and postoperative growth factors and c-erbB-2 oncoprotein in patients with colon cancer
EYLEM EFE KOÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Biyokimyaİstanbul ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YILDIZ DİNÇER
- Kolorektal karsinogenezde insülin benzeri büyüme faktörlerinin yeri
The Role of insulin-like growth factor in colorectal carcinogenesis
ÖNDER ÇOLAKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
GastroenterolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ÖMER SELAHATTİN TOPALAK
- Kolorektal karsinogenezde fosfatidil inositol 3-Kinaz p110 alfa katalitik ve p85 regülatör subünitleri ile glut1 ilişkileri.
Phosphatidylinositol 3-kinase catalytic subunit p110 alfa, p85 regulator subunit and glut1 relations in colorectal carcinogenesis.
HAVVA GÖKÇE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PatolojiZonguldak Karaelmas ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BANU DOĞAN GÜN
- Kolorektal karsinogenezde rol oynayan tümör baskılayıcı genlerin CRISPR/Cas9 sistemi ile susturulması
Silencing of tumor suppressor genes which are playing role in colorectal carcinogenesis by CRISPR/Cas9 system
ÖZGE ATCI
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
BiyolojiGazi ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KANUNİ BARBAROS BALABANLI
DOÇ. DR. AYTEKİN AKYOL