Primer ve sekonder raynaud fenomeni'nin ayrımında power doppler ultrasonografi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 171511
- Danışmanlar: PROF.DR. GÖKHAN KESER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Romatoloji, Rheumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2006
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Primer ve sekonder Raynaud Fenomeni (RF) ayrımının yapılması klinisyen için oldukça önemlidir. Klinik bulgular ve laboratuar tetkikleri, ancak hastalığın ileri evrelerinde bize yardımcı olabilmektedir. Fakat daha erken dönemde bu ayrımı yapabileceğimiz kolay uygulanabilen ve ulaşılabilen, ucuz, güvenilir ve kapillerlerin de görüntülenebildiği tekniklere gereksinimimiz vardır. Doppler Ultrasonografi teknikleri bu konuda umut vermektedir. Bu çalışmada da, power Doppler ultrasonografi (PDUS) tekniği kullanılarak, primer ve sekonder RF hastalarının ayrımının yapılıp yapılamayacağı araştırılmıştır. Bu çalışmaya 22 primer RF (K/E: 18/4, ortalama yaş: 33.43±2.37 yıl), 42 difüz Sistemik Skleroz (SSc) (K/E: 39/3, ortalama yaş: 52.09±1.68 yıl), 8 sınırlı SSc (K/E: 8/0, ortalama yaş: 43.88±4.94 yıl) ve 34 belirlenemeyen bağ dokusu hastalığı (bBDH) (K/E: 32/2, ortalama yaş: 42.32±1.81 yıl) olan olgu alınmıştır. Kontrol grubu olarak da, sınırlı SSc ve bBDH gruplarına yaş ve cinsiyet olarak uyumlu olan 29 sağlıklı kontrol (K/E: 24/5, ortalama yaş: 43.9+1.81 yıl) çalışmaya alınmıştır. Tüm olguların ayrıntılı sorgulamaları ve fizik bakıları yapılmıştır. Laboratuar incelemesi olarak, eritrosit sedimantasyon hızı, C-reaktif protein, romatoid faktör, antinükleer antikor, anti-Scl70 ve serum kompleman düzeyleri ölçülmüştür. Sigara içip içmedikleri sorgulanmıştır. Hem sınırlı, hem de difüz SSc hasta gruplarında Karbonmonoksit Difüzyon Kapasitesi (DLCO) ölçülmüştür ve ekokardiyografi ile pulmoner hipertansiyon varlığı araştırılmıştır. PDUS ölçümleri; hastaların tanısı hakkında kör, tek bir deneyimli radyolog tarafından yapılmıştır. 35Tüm olgularda, dominant olmayan elin ikinci ve dördüncü parmak pulpaları PDUS ile incelenmiştir ve kapiller kan akım hızlan bilgisayar tekniği kullanılarak kantitatif olarak tayin edilmiştir. Bu şekilde ölçülen ikinci ve dördüncü parmak kanlanmalarının, kontrol grubunda, tüm hastalık gruplarından anlamlı şekilde yüksek olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Primer RF'nde kanlanmanın, sekonder RF grubundan (bBDH, difüz SSc, sınırlı SSc) yüksek olduğu, ancak anlamlılık taşımadığı tespit edilmiştir. Difüz SSc grubunda; RF süresi arttıkça, birinci ortak palmar arter ve radial arterde kan akım direncinin arttığı saptanmıştır. Benzer şekilde, Anti Scl70 değeri yükseldikçe, birinci ortak palmar ve ulnar arter kan akım direncinin arttığı da gösterilmiştir. SSc hastalarında DLCO ve pulmoner arter sistolik basıncı ile kan akım değerleri arasında bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak; PDUS, RF hastalarının kapiller kan akımlarının değerlendirilmesinde değerli bir yöntemdir. RF ile karşımıza gelen olguda, primer veya sekonder ayrımı yapmak için, PDUS tekniğinden de yararlanılabilinir. 36
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri
Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”
FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL
- Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria
Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu
OKAN ÜSTÜNKÖK
Doktora
İngilizce
1987
MimarlıkOrta Doğu Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖNÜL TANKUT
- Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
SEVGİ HEPAKSOY
- Dirichlet karakterleri ve sınıf sayısı bir olan cyclotomic cisimler
Başlık çevirisi yok
NEŞET AYDIN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
MatematikCumhuriyet ÜniversitesiMatematik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HATİCE KANDAMAR